babasının ile cümle
babasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, babasının ona vermiş olduğu golf kulübüne çok bağlı idi.Tom was very attached to the golf clubs that his father had given him.
Tom'a henüz babasının ölümünden bahsedilmedi.Tom has not yet been told of his father's death.
Tom, Mary'nin babasının tüfeğiyle onu vuracağından korkuyordu.Tom was scared Mary would shoot him with her father's rifle.
Tom zaman zaman Mary'yi anne babasının evinde ziyaret eder.Tom occasionally visited Mary at her parents' house.
Tom tüm parasını Mary ve babasının idare ettiği şirkete yatırdı.Tom invested all his money in the company that Mary and her father managed.
Tom, babasının Stradivariusını sattığında Mary'nin büyük bir hata yaptığına inanıyor.Tom believes that Mary made a big mistake when she sold her father's Stradivarius.
Tom Mary'ye babasının geçimini sağlamak için ne yaptığını sordu.Tom asked Mary what her father did for a living.
Tom şu anda babasının şirketi için çalışıyor.Tom currently works for his father's company.
Tom babasının ölümünden sonra bu evi satın aldı.Tom bought this house after his father's death.
Tom babasının tüm varlığını miras olarak aldı.Tom inherited all of his father's property.
Babasının ünlü bir bilimci olmasıyla gurur duyuyor.He is proud that his father was a famous scientist.
Bana babasının bir öğretmen olduğunu söyledi.He told me that his father's a teacher.
O, babasının hasta olduğunu söyledi, ama bu bir yalandı.He said that his father was ill, but it was a lie.
O, babasının hasta olduğunu söyledi, ama o bir yalandı.He said his father was ill, but that was a lie.
Onun babasının nasıl öldüğünü biliyor musun?Do you know how his father died?
O, babasının gözlerine ve annesinin burnuna sahip.She has her father's eyes and her mother's nose.
Ken babasının durumu hakkında sordu.Ken asked about his father's condition.
Linda babasının ani hastalığı yüzünden üniversiteden geri çağrıldı.Linda was called back from college because of her father's sudden illness.
Babasının şimdi hapishanede olduğunu duydum.I hear that his father is in the hospital now.
Babasının durumu hakkında sordu.She asked about his father's condition.
O, babasının nasıl olduğunu sordu.She asked how his father was.
O, babasının Birleşik Devletlerde yazdığı Çince kitapları okumaktan hoşlanır.He likes to read the Chinese books his father wrote in the United States.
Babasının ABD'de yazdığı Çince kitapları okumaktan hoşlanır.He likes to read the Chinese books his father wrote in the U.S.
Tom'un Mary'nin babasının kim olduğu konusunda hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea who Mary's father was.
Tom babasının gerçek babası olmadığını öğrendi.Tom found out his dad wasn't his real dad.
Tom babasının arabasını çaldı.Tom stole his father's car.
Babasının öldüğünü anlayamayacak kadar küçük.She is too young to understand that her father died.
Babasının kaybı onun için çok acı oldu.The loss of her father was very painful for her.
Babasının onu affetmesi için dua etti.She prayed that her father would forgive her.
Tom onun babasının gözlerine sahip.Tom has his father's eyes.
Tom'un babasının kim olduğunu buldum.I found out who Tom's father is.
Tom ve Mary Mary'nin babasının öldüğü gün hastane kafeteryasında karşılaştılar.Tom and Mary met in the hospital cafeteria the day Mary's father died.
Tom'un babasının eski bir arkadaşıyım.I'm an old friend of Tom's father.
Tom babasının annesine yanına gömülmesini istiyor.Tom wants his father buried next to his mother.
Tom'un sana büyük babasının kemanını verdiğini duydum.I heard Tom gave you his grandfather's violin.
Paul babasının evindeki partiye gitti.Paul went to party in place of his father.
Tom babasının kucağına oturdu.Tom sat on his father's lap.
Billy ve babasının yaklaşık yirmi yıldır birbirleriyle alakası yok.Billy and his father have had nothing to do with each other for nearly twenty years.
Tom, babasının önerdiğini yapmamaktan pişman oluyor.Tom regrets not doing what his father recommended.
Tom'un sınıf arkadaşlarından hiç birisi, onun babasının kim olduğunu bilmiyordu.None of Tom's classmates knew who his father was.
Tom babasının ona bir midilli almasını istiyor.Tom wants his father to buy him a pony.
Babasının büyük bir bilimci olmasıyla gurur duyuyor.He's proud that his father was a great scientist.
Babasının yerine o gitti.He went instead of his dad.
Tom babasının kredi kartını çaldı.Tom stole his dad's credit card.
Tom babasının arkasında saklanmaya çalıştı.Tom tried to hide behind his father.
Tom babasının izinden gitti.Tom followed in his father's footsteps.
Tom babasının omuzlarına biniyordu.Tom was riding on his father's shoulders.
Tom babasının ölümüyle çok iyi ilgilenmiyor.Tom isn't dealing with his father's death very well.
Tom babasının ona verdiği parayı bira için harcadı.Tom spent the money his father gave him on beer.
Babasının projesinin sorumluluğunu devraldı.He took over responsibility for his father's project.
O, babasının projesinin sorumluluğunu üstlendi.He assumed responsibility for his father's project.
Tom yaptığı şeyi babasının öğreneceğinden korkuyordu.Tom was afraid that his father would find out what he had done.
O, babasının ölümünden sonra annesine baktı.He took care of his mother after his father's death.
Tom babasının işini devralmak için Boston'a geri taşındı.Tom moved back to Boston to take over his father's business.
Tom onu muhtemelen babasının ona verdiği parayla satın aldı.Tom probably bought it with the money his father gave him.
Tom babasının dükkanında yardımcı oluyor.Tom helps out in his father's store.
Tom anne babasının evinden taşındı.Tom moved out of his parents' house.
Tom babasının şirketini devraldı.Tom has taken over his father's company.
Tom öğle yemeği için babasının ona biraz para vermesini istedi.Tom asked his father to give him some money for lunch.
Tom bana babasının öğretmen olduğunu söyledi.Tom told me that his father was a teacher.