babasının ile cümle

babasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Don Carlo artık babasının intikamını alabileceği için çok sevinir.Ο Δον Κάρλο χαίρεται πολύ με την ιδέα της εκδικήσεως του θανάτου του πατέρα του.
1993 yılında, Gagarina'nın babasının ölmesiyle beraber annesi Rusya'ya taşınmaya karar vermiştir.Το 1993, ο πατέρας της Γκαγκάρινα πέθανε και η μητέρα της αποφάσισε να γυρίσουν πίσω στη Ρωσία.
Onu tanıyan insanlar Gudrun'un babasının "altın görüntüsü" yarattığını söylemektedirler.Όσοι την ήξεραν, ανέφεραν ότι η Γκούντρουν δημιούργησε μια "χρυσή εικόνα" του πατέρα της.
Pyotr, babasının ikinci evliliğinden olan altı çocuğunun ikincisiydi.Ο Πιοτρ ήταν το δεύτερο μεγαλύτερο από τα έξι παιδιά από τον δεύτερο γάμο του πατέρα του.
2001 yılında babasının izini takip etti ve Rennes'de devam etti.Το 2001, ακολούθησε τα βήματα του πατέρα και πήγε στην Ρεν.
Babasının eseri Yüzüklerin Efendisi’nin haritalarını bizzat çizmiş ve C. J. R. T. şeklinde imzalamıştır.Σχεδίασε τους χάρτες του Άρχοντα των Δαχτυλιδιών, όπου υπέγραψε ως Κ. Τζ.
Harry, Sirius Black'in kendi vaftiz babası ve babasının da en iyi arkadaşı olduğunu öğrenir.Εκεί μαθαίνει ότι ο Σείριος Μπλακ είναι ο νονός του και ο καλύτερος φίλος των γονιών του.
Babasının ailesi Alman kökenliydi.Οι γονείς του πατέρα του είχαν γερμανική καταγωγή.
Mahir artık bundan sonra babasının suçsuz olduğunu kanıtlamak için uğraşacaktır.Τώρα πια ο δικαστής κρίνει ότι πρέπει να αθωώσει τον πατέρα της.
Babasının ani ölümü ardından KDP gençlik kuruluşlarında çalışarak Kürt siyasetinde aktif bir rol aldı.Μετά τον ξαφνικό θάνατο του πατέρα του, ανέλαβε ενεργό ρόλο στην κουρδική πολιτική.
1904'te babasının ölümünün ardından Moskova'ya taşındı.Το 1904, μετά τον θάνατο του πατέρα του, μετακόμισε στη Μόσχα.
Giselda babasının çadırlı kampının etrafında gezinmeye çıkmıştır.Η Γκιζέλντα έχει περιπλανηθεί μακριά από το στρατόπεδο του πατέρα της.
Yaz aylarında Erie, Pennsylvania'da büyük annesi ve büyük babasının yanında kalıyor ve gazete satıyordu.Πέρασε πολλά καλοκαίρια στο Έρι της Πενσυλβάνια, με τους παππούδες του, και πουλούσε εφημερίδες.
İyi bir saray terbiyesi alan Şehzade Selim zamanla babasının gözünde büyük değer kazandı.Ο Σελίμ, ο οποίος ήταν ένας καλός δάσκαλος στο παλάτι, κέρδισε μεγάλη αξία στα μάτια του πατέρα του.
"Liber Pontificalis" kaynağına göre aslen Romalı olup babasının adı "Pricus" idi.Σύμφωνα με το Liber Pontificalis ήταν Ρωμαίος και το όνομά του πατέρα του ήταν Πρίσκος.
Babasının yerel sicil memurluğu ofisinde çalıştı ve sadece sekiz yaşında iken babası öldü.Ο πατέρας του ήταν υπάλληλος στο τοπικό ληξιαρχείο και απεβίωσε όταν ο Καρλ ήταν μόλις οκτώ ετών.
31 Mart 2018'de, 1 Şubat 2017'de babasının ölümünden sonra UDPS'ye liderlik etmesi için seçildi.Στις 31 Μαρτίου 2018 εξελέγη αρχηγός του UDPS μετά τον θάνατο του πατέρα του την 1η Φεβρουαρίου 2017.
Maria, babasının seçtiği, başka bir gençle zorla evlendirildi.Η μητέρα πρόκειται να παντρευτεί έναν πολύ νεότερο άντρα, τον οποίο πληρώνει.
Babasının ölümünden etkilenen Ebru intikam almak için yemin eder.Ορκιζόμενος ότι θα εκδικηθεί τον θάνατο του αδελφού της, εκείνος ζητά μόνο τον έρωτά της.
Annesinin adı Zeliha, babasının adı Ali’dir.Τη ρωτά αν ονομάζεται Άλις αλλά εκείνη του απαντά Τζέιν.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.Η οικογένεια του Μόρισον έπρεπε να μετακομίζει συχνά, λόγω του επαγγέλματος του πατέρα του.
Dürer, çocukluğunu babasının kuyumcu dükkânında çalışarak geçirdi.Εργάστηκε από μικρός στις επιχειρήσεις του πατέρα του.
Bir gün Raif, babasının öldüğünü öğrenir.Κατά τη διάρκεια του εγκλεισμού του, έμαθε ότι ο πατέρας του είχε πεθάνει.
Eorl babasının yerini aldığında yalnızca 16 yaşındaydı.Ήταν 16 ετών όταν διαδέχθηκε τον πατέρα του.
James ise babasının borç miktarını öder.Αγωνίστηκε να εξοφλήσει τα υπερβολικά χρέη του πατέρα του.
Gerçekten de sax, babasının klarnet ve ophicleide üretilen fabrikasında yıllarca çalışmıştır.Ο Σαξ εργάστηκε για πολλά χρόνια στο εργαστήριο του πατέρα του και έφτιαξε 2 κλαρινέτα.
Babasının ölümünden sonra, ailesi Göteborga taşındı.Μετά τον θάνατο του πατέρα της, η οικογένειά της μετακόμισε στην Αθήνα.
1471’de babasının ölümü üzerine imparatorluğun başına geçti.Το 1471 διαδέχθηκε τον πατέρα του, που απεβίωσε.
Babasının adı Ammonius'tur.Ο πατέρας του ονομαζόταν Ανθεμίωνας.
Babasının adı Yakup, annesinin adı ise Şaziye'ydi.Ο πατέρας της ονομαζόταν Γλαύκων, ενώ θείος της ήταν ο Κριτίας.
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.Αυτό σημαίνει ότι στον εαυτό κάποιου δεν ανήκει μόνο, για παράδειγμα, η μητέρα του, αλλά και ο εχθρός του.
15 yaşlarındayken babasının bir arkadaşından 5$'a bir akustik gitar aldı.Στα 15 του χρόνια αγόρασε την πρώτη του ακουστική κιθάρα έναντι πέντε δολαρίων, από ένα γνωστό του πατέρα του.
Babası ile annesi ayrılmıştır, boşanmalarının sebebi babasının eşcinsel olmasıdır.Ο Matt ζει μόνος μαζί με τον πατέρα του λόγω του διαζυγίου των γονέων του.
Ev 1834'te yapılmış olup Jean'ın babasının ölümüne kadar kiralıktı.Το 1783 πέθανε ο πατέρας του και το 1784 η μητέρα του.
Babasının adı Philippos'dur.Το κοσμικό του όνομα ήταν Φίλιππος.
1705 yılında babasının yerine imparator olarak geçti.Το 1855 ο πατέρας του έγινε αυτοκράτορας της Ρωσίας.
Ayşe Sultan babasının en sevdiği kızı idi.Φέρεται να ήταν το αγαπημένο παιδί του πατέρα της.
Horus da babasının yerine Yukarı ve Aşağı Mısır'ın kralı oldu.Ο Γεώργιος Ζ΄ διαδέχεται τον πατέρα του, τον Βαγράτη Ε΄, ως βασιλιάς της Γεωργίας.
Soyadını babasının lakabıyla değiştirmiştir.Λέει ότι άλλαξε το όνομά του από P.
Babasının kim olduğu tam olarak bilinmemektedir.Έτσι δεν είναι σαφές ποιος είναι ο πατέρας του τελευταίου.
Babasının işi nedeniyle çocukluk yıllarını Kasımpaşa'da geçirdi.Λόγω της εργασίας του πατέρα του, πέρασε τα παιδικά του χρόνια στο Χονγκ Κονγκ.
Babasının ismi bilinmemektedir.Το όνομα του πατέρα του είναι άγνωστο.
Babasının adı George Papanikolis'ti.Ο πατέρας του λεγόταν Γεώργιος Παπανικολής.
Daha sonrasında ise Berberi korsanlarla yaptığı savaşlarda babasının yanında yetişti.Όταν τελείωσε αυτό ακολούθησε τον πατέρα του σε αγώνες που έκανε τότε με τους Βέρβερους πειρατές.
Doktor, Jack'e babasının alkol zehirlenmesinden öldüğünü söylemektedir.Doktoren siger, at Jacks far er død af alkoholforgiftning.
1993 yılında, Gagarina'nın babasının ölmesiyle beraber annesi Rusya'ya taşınmaya karar vermiştir.I 1993 døde Gagarinas far, og hendes mor besluttede at flytte familien til Rusland.
Sirius uçan bir motosiklete sahiptir ve onu Harry'nin anne ve babasının öldüğü gece Hagrid'e ödünç verir.Sirius ejede en stor flyvende motorcykel, som han lånte til Hagrid den nat, hvor Harrys forældre døde.
Eklenilen bir alt konuda ise Cartman, babasının gerçek kimliğini bilmiyor olabileceğini öğrenmektedir.Et ekstra subplot inkluderede at Cartman lærte at han sandsynligvis ikke kender identiteten på hans fader.
Altı yaşına geldiğinde babasının fena sağlık durumu dolayısıyla aile Paris'e taşındı.Da han var seks år gammel, flyttede hans familie til Paris på grund af faderens dårlige helbred.
Jack çılgın gibi ormanda tökezleyerek babasının peşinden gider.Jack vandrer hvileløst rundt i junglen for at finde sin far.
Babasının kim olduğu tam olarak bilinmemektedir.Det er uvist, hvem som var far til hende.
Chris'in adı ise Leo'nun babasının ismi.Ifølge Chris er han opkaldt efter Leos far, Christopher.
II. Behram (276-293) babasının din politikasını devam ettirdi.(276-293) fulgte sin fars religiøse politik.
Babası He Yun'un aktardığına göre, He Pingping doğduğunda babasının avucuna sığacak kadar küçüktü.Ifølge hans far, He Yun, var He Pingping så lille ved fødslen, at han passede i håndfladen af en voksen mand.
Öğretmen olan anne babasının ilk çocuğudur.Sønnen er begge forældres første barn.
Babasının Antakya'da yenilmesi üzerine Pers topraklarına kaçmaya çalıştıysa da, yakalandı ve idam edildi.Efter faderens nederlag ved Antiochia forsøgte han at flygte til Parthien, men blev fanget og dræbt.
Babasının ölümünden sonra, Louis, Chiny kontu olmuştur.Efter sin far Hals død, reflekterer Oliver over sit forhold til Hal, efter moderen Georgias død.
Babasının ölümünden sonra da Londra elçiliği ikinci kâtipliğine atandı.Efter deres død overtog deres døtre lejligheden i London.
Anne babasının trafik kazasında öldüğünü söylemişlerdir.Broderen blev ifølge familien dræbt i en trafikulykke.
Babasının vefatı üzerine görevinden alındı.Jeg er stolt af min fars styrke.

İlgili Sayfalar