babasının ile cümle

babasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ai, 1993'te babasının hastalığı sebebiyle Çin'e geri döndü.Školu nedokončil, protože se roku 1993 v souvislosti s vážným onemocněním otce vrátil do Pekingu.
Babasının 23 Ekim 2001'de vefat etmesi sebebiyle şirketin yeni sahibi oldu.Spolu se svým manželem u ní byla i ve chvíli její smrti 23. října 2003.
Ancak beş yıl sonra anne ve babasının ayrılması üzerine Gaitana ve annesi Ukrayna'ya geri dönmüşlerdir.Zde žila pět let a poté se vrátila zpět na Ukrajinu se svou matkou.
Fakat babasının ölüsünü görürler.Příklady: Vidím svého otce.
Hans Pfitzner 5 Mayis 1868'da babasinin bir tiyatro orkestrasinda kemancilik yaptigi Moskova, Rusya'da doğdu.Pfitzner se narodil 5. května1869 v Moskvě, kde jeho otec hrál na housle v divadelním orchestru.
1908 yılında babasının ölümünden sonra, ailesi Niagara'ya geri döndü ve liseyi Niagara Falls Lisesi'nde okudu.Po smrti jeho otce v roce 1908 se s rodinou přestěhoval zpět do Niagara Falls.
Babasının Mel lakabını miras almıştır.Titul zdědil po svém dědečkovy.
1906 yılında babasının ölümü üzerine ailesinin geçimini üstlendi.V roce 1900 převzal po smrti svého otce rodinné hospodářství.
Jumong'un babasının gerçekte kim olduğu konusunda anlaşmazlıklar vardır.Není známo, kdo byli rodiči Ahmose.
Anne-baba bir altı kardeşi, babasının ilk evliliğinden dört üvey kardeşi vardır.Moennig má poloviční sestru a bratra z otcova prvního manželství.
Kur'an'da Yusuf'un annesiyle babasının huzuruna çıkarıp kucaklaştığından ve tahta çıkartığından bahsedilir.Citově však byl Sova vázán více k matce Josefě, rozené Skalické.
Babasının ölümünün ardından Şâzelî tarikatı şeyhi olarak irşad faaliyetlerine başladı.Po smrti svého otce po něm zdárně převzal podnikání.
Bu ev hayvanın alma nedeni, babasının hayvan tüylerine karşı alerjisi olmasıdır.Pouze otec se zdá být imunní proti vlivu zvířete.
Babasının adı Seyfullah, annesinin adı ise Hanımkız'dır.Říkalo se jí Smrt anebo Boží Matka.
Hastanede geçirilen kısa bir sürenin ardından Ma, Jack'i alır ve anne babasının evine götürür.Poté, co stráví několik dní v nemocnici, odjíždí Joy s Jackem do domu svých rodičů.
Trapani o gün babasının intikamını almaya yemin etti.Karel a jeho bratři přísahali pomstit svého otce.
V. İoannis 1341'de daha dokuz yaşında iken babasının ölümü üzerine tahta çıkmıştır.Na byzantský trůn dosedl jako devítiletý chlapec po otcově smrti roku 1341.
Yerine geçen oğlu da babasının Hân Cihan lakabını aldı.Jeho syn později získal část otcova majetku zpět.
Babasının ölümü Ampère üzerinde derin bir etki bırakmıştır.Smrt jeho otce znamenala pro matku velké trauma.
Fremenleri örgütleyerek Arrakis gezegenini ele geçirir babasının intikamını alır.Rozhodne se dopadnout Roschmanna a pomstít smrt svého otce.
Mehmet Şehu'nun genç olan oğlu Başkim babasının mezarını aramaya başladı.Willův syn Henry Turner se ale začal o otcovu kletbu zajímat.
1902'de babasının ardılı olarak, merkezi Berka'da bulunan Senusiye tarikatının başına geçti.V roce 1702 byl jmenován zástupcem svého otce v bazilice svatého Marka.
Anna, babasının son hastalığında onu tedavi etmiştir.Během jeho poslední nemoci ho léčili čtyři lékaři.
Kral Olaf, kiliseyle olan ilişkisinde babasının hattını kırdı.Regele Olaf a rupt linia tatălui său în relația cu biserica.
Galileo’nun oğlu Vincenzo, babasının 1642 yılındaki teorilerine dayanarak bir saat resmi çizmiştir.Fiul lui Galileo, Vincenzo, a schițat un ceas bazat pe teoriile tatălui său în 1642.
1331 yılında babasının yanında İtalya'da savaş konusunda bazı tecrübeler edinmişti.În 1331 a acumulat o anumită experiență de război, în Italia cu tatăl său.
Babasının mezarını koruması için Hwaseong Kalesi'ni yaptırmıştır.A construit Fortăreața Hwaseong pentru a păzi mormântul tatălui sau.
Ancak Daniel babasının bu teklifini reddetti çünkü o matematik alanında eğitim almak istiyordu.Cu toate acestea, Daniel a refuzat, pentru că el a vrut să studieze matematica.
Jeongjo, babasının adını temize çıkarmak için uzun süre saltanatta kalmıştır.Jeongjo a petrecut o mare parte a domniei lui încercând sa curețe numele tatălui sau.
Oyun, Alyx babasının cansız bedeninin önünde ağlarken biter.Jocul se încheie cu Alyx plângând moartea tatălui.
2001 yılında babasının izini takip etti ve Rennes'de devam etti.În 2001 el și-a urmat tatăl și a semnat cu Rennes.
Servetinin kaynağı babasının kurduğu Yıldız Holding'den gelmektedir.Sursa averii afaceristului este Yıldız Holding, companie înființată de tatăl său.
Otto, 936 yılında babasının yerine Alman Kralı olarak geçti.Otto i-a urmat tatălui său ca rege al germanilor în 936.
Patronimik : Babasının soyadına dayanılarak verilen isim.Patronim: Un nume bazat pe prenumele tatălui.
Büyükbaba veya dede, bir kimsenin annesinin ya da babasının babası.Bunicul și bunica sunt părinții părintelui unei persoane, fie al tatălui, fie al mamei acestei persoane.
Sean Lennon, 9 Ekim 1975'te, babasının 35'inci doğum gününde New York'ta doğdu.Sean s-a născut pe 9 octombrie 1975, de aniversarea lui John de 35 de ani.
Carl, Frank'e babasının öldüğünü söyler.Sam îi dezvăluie că tatăl ei este mort.
Anne-baba bir altı kardeşi, babasının ilk evliliğinden dört üvey kardeşi vardır.A avut două surori bune și patru frați vitregi din prima căsătorie a tatălui său.
Babasının karşı çıkmasına rağmen profesyonel boksör olmak ister.Stimulat de către tatăl său, ambiția lui era să devină un fotbalist profesionist.
Aniston'nın vaftiz babası, kendi babasının en yakın arkadaşı olan Telly Savalas'tır.Nașul său a fost actorul Telly Savalas, cel mai bun prieten al tatălui său.
Aristobulus, babasının Sadukici tavrını benimseyip abisine karşı ayaklandı.Aristobul s-a răzvrătit împotriva fratelui său mai mare.
Ancak, soylulara ve babasının onuruna bağlılığı sayesinde kendi hanedanında barışı koruyabilmiştir.Loialitatea nobililor față de tatăl său a păstrat totuși pacea în timpul minorității sale.
Babasının baba adıdır.Numele părinților.
Babasının ismi bilinmemektedir.Numele său de familie nu este cunoscut.
Onların yanlış olduğunu kanıtlamaya kararlı olan Jaggu ise, babasının Sarfaraz'ı kabul etmesini ister.Hotărâtă să le dovedească că se înșeală, Jaggu îl cere de bărbat pe Sarfaraz.
Sokullu'nun babasının adı Dimitriye'ydi.Numele de naștere al lui Urmuz a fost Dimitrie Dim.
Ariobarzanes de babasının bu politik uğraşına devam etti.Alexandru Ianai a continuat politica războinică a tatălui său.
Babasının nezaretinde iyi bir eğitim aldı.El a dobândit educația de bază de la tatăl său.
Harry Potter'ın babasının en iyi arkadaşlarından biridir.Este, probabil, singura amică a lui Harry din lumea oamenilor.
Bazı yabancı kaynaklara göre ise babasının ailesi Arnavutlardandır.Dar, alte surse, susțin că familia sa a venit din Austria.
Azem, babasının izinden giderek 1912 yılında Sırbistan Krallığı ile mücadeleye başladı.Azem a continuat lupta tatălui său și a luptat mai întâi împotriva Regatului Serbiei în 1912.
Lady babasının ölümü üzerine intikam almak amacıyla ölümcül bir düello'ya katıldı.Fiul ei a murit intr-un duel pentru salvarea onoarei unei romance.
Theseus büyüdüğünde gerçekten kayayı kaldırır ve babasının emanetlerini alır.Când Tezeu a crescut, Aethra l-a condus la stâncă și i-a spus adevărul despre tatăl său.
1621 senesinde vefat etti ve Eyüp Sultan Camii'nde babasının yanına gömüldü.A murit în 1056 și a fost înmormântat la Speyer lângă tatăl său.
Babasının kimliği resmî olarak bilinmiyor.Identitatea tatălui său este în prezent necunoscută.
8 yaşındayken, babasının malzemeci olarak çalıştığı amatör takım olan Andorinha kulübünde oynuyordu.La vârsta de 8 ani Ronaldo juca la echipa de amatori, Andorinha, unde tatăl său se ocupa de echipament.
Babasının karşı çıkmasına rağmen Ted White ile 1961'de evlendi.1961-ben édesapja kifogásai ellenére hozzáment Ted White-hoz.
Erkek kardeşi Laertes Fransa'dan döner ve babasının ölümüyle kardeşinin delirmesi nedeniyle çılgına döner.Bátyja, Laertes visszatér Franciaországból, és atyja halála és húga őrültsége miatt harag gyúl szívében.
1331 yılında babasının yanında İtalya'da savaş konusunda bazı tecrübeler edinmişti.Harci tapasztalatot először 1331-ben szerzett édesapja oldalán Itáliában.
Veronica ve Nick, saklanmak için Nick'in babasının New Glarus'daki kulübesine gider.Veronica és Nick New Glarusba utazik, Nick apjának faházához.

İlgili Sayfalar