Babanın şirketinin müdürü.E' il dirigente dell'azienda del tuo papà.
Babanın şirketinin müdürü.Er ist der Manager von deinen Vaters Firma.
Babanın şirketinin müdürü.Este managerul de la compania tatei.
Babanın şirketinin müdürü.Han är direktörn från din fars bolag.
Babanın şirketinin müdürü.Hij is de manager van je vaders bedrijf.
Babanın şirketinin müdürü.Ông ta là quản lí công ty ba con.
Babanın şirketinin müdürü.Αυτός είναι ο μάνατζερ της εταιρίας του πατέρα σου.
Babanın şirketinin müdürü.Менеджер из компании твоего отца.
Babanın şirketinin müdürü.إنه المدير من شركة والدك
Babanın şirketinin müdürü.父さんが絶対安静がだってわかってるだろう?
Babanın spermlerinin yumurtaya doğru ilerlediğini düşünün. -아빠 쪽은 수많은 정자를 가지고 있고
Babanın spermlerinin yumurtaya doğru ilerlediğini düşünün. -Ще го нарисувам.
Babanın vatandaşlığı sebebiyle vatandaşlık almış olan ve sonrasında babalık bağı iptal olan kişi.har förvärvat sitt medborgarskap på grund av faderns finska medborgarskap och faderskapet upphävs.
Babanın vatandaşlığı sebebiyle vatandaşlık almış olan ve sonrasında babalık bağı iptal olan kişi.henkilö, joka on saanut Suomen kansalaisuuden isän kansalaisuuden perusteella ja isyys kumotaan
Babanın vatandaşlığı sebebiyle vatandaşlık almış olan ve sonrasında babalık bağı iptal olan kişi.الشخص الذي حصل على الجنسية الفنلندية بناءً على جنسية الأب وقد تم إلغاء الأبوة.
Babanın vatandaşlığı sebebiyle vatandaşlık almış olan ve sonrasında babalık bağı iptal olan kişi.以不真实的信息申请或声明取得了芬兰国籍 通过芬兰籍父亲取得了芬兰国籍,但父子/女关系被证实无效
Babanın ve senin, yıllarca kaçak yaşamanıza ve sonunda babanın ölümüne neden oldu.Οι πατέρες πολεμάνε για τα παιδιά τους.
Babanın ve senin, yıllarca kaçak yaşamanıza ve sonunda babanın ölümüne neden oldu.الاباء يتصارعون من اجل ابنائهم
Babanın ve senin, yıllarca kaçak yaşamanıza... ...ve sonunda babanın ölümüne neden oldu.الوالد المحب يحارب من اجل ابنه
Babanın yapmadığını söyledi.Az Elnök úr azt mondta, hogy nem.
Babanın yapmadığını söyledi.Le Président a dit que ce n'était pas le cas.
Babanın yapmadığını söyledi.Ο πρόεδρος είπε ότι δεν ήταν αυτός.
Babanın yapmadığını söyledi.فاجابني الرئيس بالنفي
Babanın yıkılmasından sonra...Après que ton père ai fait une attaque...
Babanın yıkılmasından sonra...Dupa ce i s-a facut rau tatalui tau...
Babanın yıkılmasından sonra...Efter att din pappa kollapsade....
Babanın yıkılmasından sonra...Nachdem dein Vater zusammengebrochen ist....
Babanın yıkılmasından sonra...Nadat je vader is ingestort...
Babanın yıkılmasından sonra... Oyun geliştiricisi bıraktı ve ortadan kayboldu.Dopo che tuo padre é svenuto... il promotore del gioco se n'é andato via ed é scomparso.
Babanın yıkılmasından sonra... Oyun geliştiricisi bıraktı ve ortadan kayboldu.Αφότου λιποθύμησε ο πατέρας σου ο προγραμματιστής του παιχνιδιού έφυγε κι εξαφανίστηκε.
Babanın yıkılmasından sonra...Sau khi ba con suy sụp...
Babanın yıkılmasından sonra...Setelah ayahmu sakit...
Babanın yıkılmasından sonra...После приступа твоего отца...
Babanın yıkılmasından sonra...... بعد إنهيار والدك
Babanın yıkılmasından sonra...ゲームの開発者が 姿を消してしまったの
Babanı ve evini görmek isterim.Et j'aimerais voir votre père et sa maison. Bien.
Babanı ve evini görmek isterim. - Merhaba evlat. - Merhaba, nasılsın?Boldogan látnám az apját és a házát.
Babanı ve evini görmek isterim. - Merhaba evlat. - Merhaba, nasılsın?Eu ia adorar ver o teu pai e a sua casa.
Babanı ve evini görmek isterim. - Merhaba evlat. - Merhaba, nasılsın?Ik wil je vader graag ontmoeten en zien hoe hij woont.
Babanı ve evini görmek isterim. - Merhaba evlat. - Merhaba, nasılsın?Me encantaría ver a tu padre y su casa.
Babanı ve evini görmek isterim. - Merhaba evlat. - Merhaba, nasılsın?Mi-ar place foarte mult să-l văd pe tatăl tău şi casa lui.
Babanı ve evini görmek isterim. - Merhaba evlat. - Merhaba, nasılsın?أود أن أزور أبيك و منزله
Babanız bu sabah iyi miydi?¿Estaba bien vuestro padre esta mañana?
Babanız bu sabah iyi miydi?Wasz ojciec miał się dobrze dziś rano?
Babanız çok çalışıyor.Apátok olyan keményen dolgozik.
Babanız çok çalışıyor.Bố các con vất vả lắm.
Babanız çok çalışıyor.Euer Vater arbeitet so hart.
Babanız çok çalışıyor.Je vader werkt zo hard.
Babanız çok çalışıyor.Tatăl vostru munceşte mult.
Babanız çok çalışıyor.Vostro padre lavora sodo.
Babanız çok çalışıyor.Votre père travaille tellement.
Babanız çok çalışıyor.Vuestro padre trabaja mucho.
Babanız çok çalışıyor.Wasz tata tak ciężko pracuje.
Babanız çok çalışıyor.Ваш отец так много работает.
Babanız çok çalışıyor.Татко ви работи толкова много.
Babanızdan aldığınız bu köprü kredisiyle yarın kart borcunuzu kapatabilir ve 2 ay zaman kazanabilirsiniz.Alebo vám davajú most, ktorý vám v podstate kúpi čas.
Babanızdan aldığınız bu köprü kredisiyle yarın kart borcunuzu kapatabilir ve 2 ay zaman kazanabilirsiniz.Ktoś daje ci most, który de facto kupuje ci czas.
Babanızdan aldığınız bu köprü kredisiyle yarın kart borcunuzu kapatabilir ve 2 ay zaman kazanabilirsiniz.Nebo vám poskytují most, který vám v podstatě získá čas.
Babanızdan aldığınız bu köprü kredisiyle yarın kart borcunuzu kapatabilir ve 2 ay zaman kazanabilirsiniz.Of ze geven je een brug die je eigenijk tijd koopt.
Babanızdan aldığınız bu köprü kredisiyle yarın kart borcunuzu kapatabilir ve 2 ay zaman kazanabilirsiniz.Ou eles estão dando-lhe uma ponte que essencialmente você compra tempo.