Ana içeriğe geç
Sözlük

baban ile cümle

baban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››Song nếu không tha lỗi cho người ta, thì Cha các ngươi cũng sẽ không tha lỗi cho các ngươi.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››Song nếu_không tha lỗi cho người_ta , thì Cha các ngươi cũng sẽ không tha lỗi cho các ngươi .
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››Wo ihr aber den Menschen ihre Fehler nicht vergebet, so wird euch euer Vater eure Fehler auch nicht vergeben.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››а если не будете прощать людям согрешения их, то и Отец ваш не простит вам согрешенийваших.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››Но ако вие не простите на човеците съгрешенията им, то и вашият Отец няма да прости вашите съгрешения.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››Як же не прощати мете людям провин їх, то й Отець ваш небесний не прощати буде провин ваших.
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››ואם לא תסלחו לבני אדם גם אביכם לא יסלח לכם את חטאתיכם׃
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››وان لم تغفروا للناس زلاتهم لا يغفر لكم ابوكم ايضا زلاتكم
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››你 們 不 饒 恕 人 的 過 犯 、 你 們 的 天 父 也 必 不 饒 恕 你 們 的 過 犯
Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.››你 們不饒恕 人 的 過犯 、 你 們 的 天父 也 必 不 饒恕 你 們 的 過犯
Amca nerede? Babanı mı kastediyorsun?Co powiesz na zorganizowanie ze mn¹ nowej trupy?
Amerika Birleşik Devletleri için hareket ediyorum. Delirdin mi sen? Babanız size izin vermez저는 미국으로 이사 할 려구요. 너 미쳤니? 당신 아버지가 당신이 일을하게 놔두지 않을거야
Amerika Birleşik Devletleri için hareket ediyorum. Delirdin mi sen? Babanız size izin vermezאני עובר ארצות הברית. השתגעת? אבא שלך לא אתן לך לעשות
Amerika Birleşik Devletleri için hareket ediyorum. Delirdin mi sen? Babanız size izin vermez万年でこの。 彼は私を許可するつもりはない場合、私はちょうどつもりだ
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.Ale nie pasowały im też rowery naszych ojców, gdyż miały wielkie kierownice i były zbyt ciężkie.
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.Erano frustrati anche dalle bici dei padri, che avevano un grosso manubrio così, erano troppo pesanti.
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.한 편으로는 여러분의 아버지들이 탔을 법한 이렇게 큰 핸들이 있는, 무거운 자전거에도 지쳐 있었습니다.
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.Mas também estavam frustrados com as bicicletas dos pais que tinham guiadores grandes e eram muito pesadas.
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.Nhưng cũng thất vọng với những chiếc xe đạp mà bố của bạn đã chạy, kiểu có tay lái lớn, và chúng quá nặng.
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.Pero también estaban frustrados con las bicis de sus papás, que tenían manubrios grandes y eran muy pesadas.
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.Писнало им било и от колелото, което татко кара онова с високото кормило, което много тежи
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.אבל הם נואשו גם מהאופניים שאביך רכב עליהם, עם הכידון הגדול, אשר היו כבדים מדי.
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.و لكنها أيضا مُحبطة مقارنة بالدراجات التي ركبها أبوك و التي هي من النوع التي لها مقود مثل هذا و كانت ثقيلة جدا
Ancak ayrıca babanızın bindiği büyük gidonları olana bisikletler tarafından da hayal kırıklığına uğramışlardı.重い自転車にも満足できなかった それで 大きな自転車からフレーム
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Ali v tvojih dneh ne storim tega zaradi Davida, očeta tvojega; sinu tvojemu ga odtrgam iz roke.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.A však za dnů tvých neučiním toho pro Davida otce tvého, než z ruky syna tvého odtrhnu je.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Avšak za tvojich dní neučiním toho pre Dávida tvojho otca; z ruky tvojho syna ho odtrhnem.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Contudo não o farei nos teus dias, por amor de Davi, teu pai; da mão de teu filho o rasgarei.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Dog vil jeg ikke gøre det i din Levetid for din Fader Davids Skyld men jeg vil rive det ud af din Søns Hånd.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.그러나 네 아비 다윗을 위하여 네 세대에는 이 일을 행치 아니하고 네 아들의 손에서 빼앗으려니와
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Men för din fader Davids skull vill jag icke göra detta i din tid; först ur din sons hand skall jag rycka det.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Men for din far Davids skyld vil jeg ikke gjøre det i din tid - fra din sønn vil jeg rive riket.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Mutta isäsi Daavidin tähden minä en tee tätä sinun päivinäsi; sinun poikasi kädestä minä sen repäisen.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Pero por amor a tu padre David, no lo haré en tus días; lo arrancaré de la mano de tu hijo
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Tuttavia non farò ciò durante la tua vita per amore di Davide tuo padre; lo strapperò dalla mano di tuo figlio
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Wszakże za dni twoich nie uczynię tego dla Dawida, ojca twego; ale z ręki syna twego oderwę je.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.но во дни твои Я не сделаю сего ради Давида, отца твоего; из руки сына твоего исторгну его;
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.Но заради баща ти Давида, в твоите дни няма да направя това; от ръката на сина ти що го откъсна.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.אך בימיך לא אעשנה למען דוד אביך מיד בנך אקרענה׃
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.الا اني لا افعل ذلك في ايامك من اجل داود ابيك بل من يد ابنك امزقها.
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.然 而 因 你 父 親 大 衛 的 緣 故 、 我 不 在 你 活 著 的 日 子 行 這 事 . 必 從 你 兒 子 的 手 中 將 國 奪 回
‹‹Ancak baban Davutun hatırı için, bunu senin yaşadığın sürede değil, oğlun kral olduktan sonra yapacağım.然而 因 你 父親 大衛 的 緣故 、 我 不 在 你 活著 的 日子 行 這事 . 必從 你 兒子 的 手中 將國 奪回
Ancak beşinci emirle bir şeyi idrak ettim: "Anneni ve babanı onurlandırmalısın."Mais le cinquième commandement fût une révélation : " Tu honoreras ton père et ta mère . "
Ancak beşinci emirle bir şeyi idrak ettim: "Anneni ve babanı onurlandırmalısın."Αλλά η πέμπτη εντολή με έκανε να συνειδητοποιήσω: " Να τιμάτε τον πατέρα και την μητέρα σας. "
Anne babanın okul öncesi eğitimde önemli bir rolü var. Çocuğun öğrenmesini destekliyorlar.Los padres desempeñan un importante papel en la enseñanza preescolar, ya que apoyan el aprendizaje del niño.
Anne babanın okul öncesi eğitimde önemli bir rolü var.Föräldrarna har en viktig roll i förskolan.
Anne babanın okul öncesi eğitimde önemli bir rolü var.Les parents jouent un rôle important dans la classe préparatoire à l'école primaire.
Anne babanın okul öncesi eğitimde önemli bir rolü var.Vanhemmilla on tärkeä rooli esikoulussa.
Anne babanın okul öncesi eğitimde önemli bir rolü var.Родители играют важную роль в процессе подготовительного обучения.
Anne babanın okul öncesi eğitimde önemli bir rolü var.للوالدين دور مهم في المدرسة الأولية.
Anne babanın okul öncesi eğitimde önemli bir rolü var.学前教育课程包括数学、环境科学、自然科学、艺术及文化等。孩子主要通过游戏学习。
Anne babanızın gözünüzün önünde aşağılanmasından daha kötü bir şey olamaz hayatta, inanın.Er is niets erger, dan je vader vernederd zien worden.
Anne babanızın gözünüzün önünde aşağılanmasından daha kötü bir şey olamaz hayatta, inanın.Et il n'y a rien de pire que de voir un de ses parents se faire humilier devant soi.
Anne babanızın gözünüzün önünde aşağılanmasından daha kötü bir şey olamaz hayatta, inanın.Không có gì tồi tệ hơn khi thấy bố của bạn bị làm bẽ mặt trước mặt ban, bạn biết đấy
Anne babanızın gözünüzün önünde aşağılanmasından daha kötü bir şey olamaz hayatta, inanın.자식이 보는 앞에서 부모가 면박을 당하는 것보다 나쁜 건 없지 않겠어요?
Anne babanızın gözünüzün önünde aşağılanmasından daha kötü bir şey olamaz hayatta, inanın.Nie ma nic gorszego niż widok rodzica upokarzanego na twoich oczach.
Anne babanızın gözünüzün önünde aşağılanmasından daha kötü bir şey olamaz hayatta, inanın.Non c'è niente di peggio che vedere un tuo genitore venire umiliato davanti ai tuoi occhi, sapete?
Anne babanızın gözünüzün önünde aşağılanmasından daha kötü bir şey olamaz hayatta, inanın.Şi nu e nimic mai rău decât să-ţi vezi părintele umilit sub proprii ochi.
Anne babanızın gözünüzün önünde aşağılanmasından daha kötü bir şey olamaz hayatta, inanın.Y no hay nada peor que ver a tus padres siendo humillados enfrente de ti, ¿saben?
Anne babanızın gözünüzün önünde aşağılanmasından daha kötü bir şey olamaz hayatta, inanın.А няма нищо по-лошо от това, да видиш родителя си да бъде унизен пред теб, нали?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod