babanız ile cümle
babanız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Delirdin mi sen? Babanız size izin vermezJe vader zal je niet laten doen dit in een miljoen jaar.
Delirdin mi sen? Babanız size izin vermezSeu pai não vai deixar você fazer isso em um milhão de anos.
Delirdin mi sen? Babanız size izin vermezTvůj otec tě nenechá udělat to ani za milion let.
Delirdin mi sen? Babanız size izin vermezVotre père ne vous laissera pas faire cela dans un million d'années.
Delirdin mi sen? Babanız size izin vermezΕίσαι τρελός; Ο πατέρας σας δεν θα σας επιτρέψει να κάνετε αυτό σε ένα εκατομμύριο χρόνια.
Delirdin mi sen? Babanız size izin vermezБаща ти не ще ви позволи да направите това в един милион години.
Delirdin mi sen? Babanız size izin vermezТвій батько не дозволить вам це зробити це в мільйон років.
Delirdin mi sen? Babanız size izin vermezТвой отец не позволит вам это сделать это в миллион лет.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.Albowiem tego wszystkiego narody świata szukają; aleć Ojciec wasz wie, że tego potrzebujecie.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.Căci toate aceste lucruri Neamurile lumii le caută. Tatăl vostru ştie că aveţi trebuinţă de ele.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.di tutte queste cose si preoccupa la gente del mondo; ma il Padre vostro sa che ne avete bisogno
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.Efter allt detta söka ju hedningarna i världen, och eder Fader vet att I behöven detta.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.For alt slikt søker hedningene i verden efter; men eders Fader vet at I trenger til det.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.이 모든 것은 세상 백성들이 구하는 것이라 너희 아버지께서 이런 것이 너희에게 있어야 될 줄을 아시느니라
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.lebo to všetko hľadajú národy tohoto sveta, a veď váš Otec vie, že to potrebujete.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.Mert mind ezeket a világi pogányok kérdezik; a ti Atyátok pedig tudja, hogy néktek szükségetek van ezekre.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.Nach solchem allen trachten die Heiden in der Welt; aber euer Vater weiß wohl, das ihr des bedürfet.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.Nebo těch všech věcí národové světa tohoto hledají. Víť pak Otec váš, že těch věcí potřebujete.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.Porque a todas estas coisas os povos do mundo procuram; mas vosso Pai sabe que precisais delas.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.Porque todas estas cosas busca la gente del mundo; pero vuestro Padre sabe que necesitáis estas cosas
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.Thi efter alt dette søge Hedningerne i Verden; men eders Fader ved, at I have disse Ting nødig.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.Vì mọi sự đó, các dân ngoại ở thế gian vẫn thường tìm, và Cha các ngươi biết các ngươi cần dùng mọi sự đó rồi.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.zakaj vsega tega iščejo narodi tega sveta; a Oče vaš ve, da tega potrebujete.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.διοτι ταυτα παντα ζητουσι τα εθνη του κοσμου υμων δε ο Πατηρ εξευρει οτι εχετε χρειαν τουτων
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.защото всичко това търсят народите на света; а Отец ви знае, че се нуждаете от това.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.потому что всего этого ищут люди мира сего; ваш же Отец знает, что вы имеете нужду в том;
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.того бо всього народи сьвіту шукають; Отець же ваш знає, що треба вам сього.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.כי את כל אלה מבקשים גויי הארץ ואביכם הוא יודע כי צריכים אתם לאלה׃
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.فان هذه كلها تطلبها امم العالم. واما انتم فابوكم يعلم انكم تحتاجون الى هذه.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.這 都 是 外 邦 人 所 求 的 、 你 們 必 須 用 這 些 東 西 、 你 們 的 父 是 知 道 的
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.這 都 是 外邦人 所 求 的 、 你 們必須 用 這些 東西 、 你 們 的 父 是 知道 的
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Az én uram kérdezte vala az õ szolgáit, mondván: Van-é atyátok, vagy testvéretek?
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Chúa có hỏi kẻ tôi tớ rằng: Các ngươi còn cha hay là anh em nào chăng?
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Chúa có hỏi kẻ tôi_tớ rằng : Các ngươi còn cha hay_là anh_em nào chăng ?
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Domnul meu a întrebat pe robii săi, zicînd: ,,Mai trăeşte tatăl vostru, şi mai aveţi vreun frate?``
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Gospod moj je vprašal hlapce svoje in rekel: Imate li očeta ali brata?
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Herrani kysyi palvelijoiltaan sanoen: `Onko teillä isää tai veljeä?`
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Il mio signore aveva interrogato i suoi servi: Avete un padre o un fratello
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.이전에 내 주께서 종들에게 물으시되 너희는 아비가 있느냐 아우가 있느냐 하시기에
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Mein Herr fragte seine Knechte und sprach: Habt ihr auch einen Vater oder Bruder?
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Meu senhor perguntou a seus servos, dizendo: Tendes vós pai, ou irmão?
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Min herre frågade sina tjänare och sade: 'Haven I eder fader eller någon broder ännu därhemma?'
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Min Herre spurgte sine Trælle Har I Fader eller Broder?
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Min herre spurte sine tjenere: Har I far eller bror?
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Mi señor preguntó a sus siervos diciendo: "¿Tenéis padre o hermano?
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Môj pán sa pýtal svojich služobníkov a riekol: Či máte otca alebo brata?
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Mon seigneur a interrogé ses serviteurs, en disant: Avez-vous un père, ou un frère?
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Pan mój pytał sług swoich mówiąc: Macież ojca albo brata?
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Pán můj ptal se služebníků svých, řka: Máte-li otce, neb bratra?
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Tuanku telah bertanya kepada kami ini, 'Apakah kamu masih mempunyai ayah atau saudara yang lain?
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.U vroeg ons naar onze vader en of wij nog een broer hadden en wij zeiden:
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Ο κυριος μου ηρωτησε τους δουλους αυτου λεγων, Εχετε πατερα, η αδελφον;
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Господарят ми попита слугите си, казвайки: Имате ли баща или брат?
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.Господин мой спрашивал рабов своих, говоря: есть ли у вас отец или брат?
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.אדני שאל את עבדיו לאמר היש לכם אב או אח׃
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.سيدي سأل عبيده قائلا هل لكم اب او اخ.
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.我 主 曾 問 僕 人 們 說 、 你 們 有 父 親 有 兄 弟 沒 有
Efendim, biz kullarına sormuştun: ‹Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?› diye.我 主 曾問僕 人 們說 、 你 們 有 父親 有 兄弟 沒有
Efendim, hâlâ babanızı mı özlüyorsunuz?- Ah bon. - Vous avez encore envie de le voir ?
Eğer A kan grubunuz var da annenizden A alabilirsiniz, babanızdan da 0 çünkü bu şuna baskındır.A형을 엄마한테서, O형을 아빠한테서 받으면 A형이 되는데 왜냐하면 A형이 O형보다
İlgili Sayfalar