Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Perguntei-lhe se, em vista dos sacrifícios que teve de fazer, se ele já se chegara a arrepender.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Saya bertanya kepada ayah, apakah dengan pengorbanan yang dibuatnya, ayah pernah menyesal.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Tôi hỏi ông có khi nào nghĩ đến những hi sinh của ông, có khi nào ông tiếc nuối.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Vprašala sem ga, ali zaradi vsega, kar je žrtvoval, kdaj obžaluje svojo odločitev.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Zapytałam go czy, wziąwszy pod uwagę poświęcenia, kiedykolwiek żałował.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Zeptala jsme se ho, zda nyní když vidí, co všechno musel obětovat, jestli toho někdy litoval.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Τον ρώτησα, λαμβάνοντας υπ' όψιν τις θυσίες που έπρεπε να κάνει, αν ποτέ μετάνιωσε.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Попитах го, имайки предвид всички саможертви, които е трябвало да прави, дали съжалява за нещо.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Я запитала, чи враховуючи всі ці жертви, на які він повинен був піти, він шкодував про зроблене.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Я спросила его, жалел ли он когда-нибудь о всех жертвах и лишениях, которые он понёс.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.שאלתי אותו האם, בהתחשב בקרבנות שהיה עליו להקריב, היו לו חרטות כלשהן.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.وقد سئلته ذات يوم انه وبالنظر الى كل تلك التضحيات التي قدمتها هل تشعر بالندم على شيء ما
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.後悔はあったかと父に尋ねると 父は「なかった」と答えました