Babam uluslararası bir gezide.My father is on an international trip.
Görüyorsun, öğrencilerin ilki benim babamdır.You see, the first of the students is my father.
Babam şu anda evde değil.My dad is not home at the moment.
Telefon çaldığında babam ayrılmak üzereydi.My father was about to leave when the phone rang.
Anne ve babam Çinlidirler.My parents are from China.
Anne babam İngilizce konuşmuyor.My parents don't speak English.
Anne babam İngilizce bilmiyor.My parents don't speak English.
Anne babam beni anlamıyor.My parents don't understand me.
Babam balık tutmaya gitti.My father went fishing.
Babam, pizza seviyorMy father loves pizza.
Onu gördüğümde, büyük babamı düşünürüm.When I see him, I think of my grandfather.
Babam yaz sıcağından nefret eder.My father hates the summer heat.
Benim babam bir fabrikada çalışır.My father works in a factory.
Babam fabrikada çalışır.My father works in a factory.
Babam çiçekleri suluyor.My father is watering the flowers.
Bu resme baktığımda her zaman babamı düşünüyorum.I always think of my father when I look at this picture.
Annem babamdan daha yaşlı.Mom is older than Dad.
Büyük babam her gün yürüyüşe gider.My grandfather goes for a walk every day.
Annem babama bir kek yapıyor.My mother is making my father a cake.
Annem, babama bir pasta yapıyor.My mother is making a cake for my father.
Annem babam için bir kek yapıyor.My mother is making a cake for my father.
Babamın bir restoranı var.My father has a restaurant.
Babam şimdi bahçede.My father is in the garden now.
Babam araba sürmeme izin vermez.My father doesn't let me drive a car.
Babam işe arabayla gider.My father drives to work.
Benim babam bir defa bile yurt dışına çıkmadı.My father hasn't gone abroad even once.
Benim ailem; kız kardeşim, babam ve annemdir.My family is my sister, father and mother.
Babam gelecek hafta yurt dışına gitmeyi planlıyor.My father plans to go overseas next week.
Babam bana Jones ailesiyle iyi geçinip geçinmediğimi sordu.My father asked me if I got along well with the Jones family.
Babam her zaman onu teşvik ediyor.Dad's always encouraging him.
Ben gençken, babam beni hep okula götürüyordu.My father always took me to school when I was young.
Benim babam sadece on beş yaşında.My father is only fifteen years old.
Babam bana iyi dinlenmemi söyledi.My father told me to rest well.
Babam Bill ile çıkmama izin vermez.My dad won't let me go out with Bill.
Bazen babamın banyoda şarkı söylediğini duyarım.I sometimes hear my father singing in the bath.
Babamın hobisi balıkçılıktır.My father's hobby is fishing.
Bir köpek kulübesini tamir etmek için babamın çekicini ödünç aldım.I borrowed my father's hammer to build a dog house.
Babamın hâlâ sağ olduğunu düşünmeden edemiyorum.I can't help thinking my father is still alive.
Babam ve ben arada bir balık tutmaya gideriz.My father and I go fishing once in a while.
Babam yürüyüş yapar.My father walks.
Babam yürüyor.My father walks.
Babam içmeyi bıraktı.My father stopped drinking.
Babam bana bir bisiklet satın aldı.My father bought me a bicycle.
Annemle babam birbirini dağlarda tanımış.My parents met each other in the mountains.
Bu resme her bakışımda, babamı hatırlarım.Every time I look at this picture, I think of my father.
Babam annemden iki yaş daha küçük.My father is two years younger than my mother.
Benim ailem, babam, annem ve küçük kız kardeşimden oluşmaktadır.My family has my father, my mother, and my little sister.
Babam inşaat mühendisidir.My father is a civil engineer.
Ben babamın iyi bir aşçı olmasından gurur duyuyorum.I'm proud that my father is a good cook.
Biz evlendiğimizde annem ve babam bana bu evi verdiler.When we married my parents gave me this house.
Annem ve babam kuzenlerimi ziyaret etmem için yazın beni Boston'a gönderiyorlar.My mother and father are sending me to Boston for the summer to visit my cousins.
Büyük babamın hayatı uzun ve mutluydu.My grandfather's life was long and happy.
Babam haftada en az bir kez anahtarlarını kaybeder.My dad loses his keys at least once a week.
Babam alışveriş yaparken annem arabada kaldı.Mom remained in the car while Dad shopped.
Ben küçükken babam beni havaya atardı.When I was small, my father used to throw me up in the air.
Babam kırık sandalyeleri onarıyor.My father fixes broken chairs.
Benim babam çok yorgun.The father is very tired.
Babam Çin'e gidiyor.My father is going to China.
Babam bana haftalık on dolar harçlık verir.My dad gives me an allowance of $10 a week.
Ben babamı görmek istiyorum.I would like to see my father.