babamız ile cümle

babamız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Doğrusu, babamız belli ki, çok açık bir yanılgı içindedir."Our father is surely in the wrong.
Dediler ki: "Ey babamız! Sen bize Yusuf için neden güvenmiyorsun?(Then going to their father) they said: "O father, why don't you trust us with Joseph?
Dediler ki: "Ey babamız! Daha ne isteriz?Look, even our money has been returned.
"Siz dönün de babanıza deyin ki: Ey babamız! İnan ki, oğlun hırsızlık yaptı.So, go to your father and tell him: 'O father, your son has committed a theft.
Dediler ki: "Ey babamız, bizim için Allah'a istiğfar eyle. Biz gerçekten büyük günah işlemiştik."Said (the sons): "O our father, pray for us that our sins be forgiven, for we are really sinners."
Babalarının yanına dönünce: “Sevgili babamız, dediler, ölçeğimiz, tahsisatımız kaldırıldı.When they returned to their father, they said: "O father, a further measure has been denied us.
Babamız açıkça yanlış bir tutum içindedir.Our father is surely in the wrong.
Dediler ki: "Ey babamız, neden Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun?(Then going to their father) they said: "O father, why don't you trust us with Joseph?
Babalarına döndüklerinde, "Ey babamız," dediler, "Bundan böyle bize erzak yasaklandı.When they returned to their father, they said: "O father, a further measure has been denied us.
"Babanıza dönün ve şunları söyleyin: 'Ey babamız, oğlun hırsızlık yaptı.So, go to your father and tell him: 'O father, your son has committed a theft.
Dediler ki: "Ey babamız, günahlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten yanlış davrandık."Said (the sons): "O our father, pray for us that our sins be forgiven, for we are really sinners."
Ey babamız, dediler, biz gittik, yarışıyorduk; Yusuf'u yiyeceğimizin yanında bırakmıştık.Saying, “O our father!
(Bu karara vardıktan sonra) "Ey Babamız," dediler.They said, “O our father!
(Çocukları da:) "Ey babamız, bizim için günahlarımızın bağışlanmasını dile.They said, “O our father!
Bunun üzerine "Ey babamız!They said, “O our father!
Akşam üstü ağlayarak babalarına geldiklerinde: "Ey babamız!Saying, “O our father!
Babalarına döndüklerinde, "Ey babamız!So when they returned to their father, they said, “O our father!
"Ey babamız!What more can we ask for?
Oğulları: "Ey Babamız!They said, “O our father!
Oğulları dediler: "Ey babamız!They said, “O our father!
Dediler ki: "Ey babamız!They said, “O our father!
Ey babamız! dediler, biz yarışmak üzere uzaklaştık; Yusufu eşyamızın yanında bırakmıştık.Saying, “O our father!
(Oğulları) dediler ki: Ey babamız!They said, “O our father!
Dediler ki: "Ey babamız! Biz gittik, aramızda yarış yapıyorduk.Saying, “O our father!
Dediler ki: "Ey babamız, bizim için Allah'a istiğfar eyle.They said, “O our father!
Evlatları ise şöyle dediler: “Ey bizim şefkatli babamız!They said, “O our father!
"Ey babamız," dediler, "Gittik, yarışıyorduk. Yusuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık.Saying, “O our father!
Dediler ki: "Ey babamız, daha ne istiyoruz?'Father,' they said, 'what more should we desire?
"Çobanlar sulayıp çekilmeden sulayamayız. Babamız da çok yaşlı bir adamdır," dediler.They said, 'We may not draw water until the shepherds drive off; and our father is passing old.'
Babamız da büyük bir ihtiyardır (O gelemez)."And our father is a very old man."
Babalarına döndüklerinde dediler ki: "Ey babamız!So, when they returned to their father, they said: "O our father!
Üstelik babamız da ileri yaşta bir ihtiyardır." dediler.And our father is a very old man."
Dediler ki: Ey babamız!They said: "O our father!
Böylece dönüp babalarına geldikleri vakit, dediler ki: "Ey babamız!So, when they returned to their father, they said: "O our father!
Babamız da çok yaşlı bir adamdır," dediler.And our father is a very old man."
Dediler ki: "Ey babamız, neden Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun? Oysa biz onun candan dostlarıyız."They said, “Father, why do you not trust us with Joseph, although we care for him?”
Babalarına döndüklerinde dediler ki: Ey babamız!When they returned to their father they said: "Father!
Babanıza dönün ve deyin ki: "Ey babamız!So go back to your father and tell him: "Father!
"Siz dönün de babanıza deyin ki: Ey babamız!So go back to your father and tell him: "Father!
"Ey babamız, dediler, daha ne istiyoruz!They said: O our father!
(Oğulları): "Ey babamız, bizim günahlarımızın bağışlanmasını dile.They said, ‘Father! Plead [with Allah] for forgiveness of our sins!
Dediler ki: "Ey Babamız, gerçek şu ki, biz gittik, yarışıyorduk.They said, ‘Father!
"Ey babamız, dediler, gittik, yarışıyorduk; Yûsuf'u eşyamızın yanında bırakmıştık, kurt onu yemiş.They said, ‘Father! We had gone racing and left Joseph with our things, whereat the wolf ate him.
"Ey babamız," dediler, "Gittik, yarışıyorduk.They said, ‘Father!
Dediler ki: "Ey babamız, günahlarımızın bağışlanmasını dile.They said, ‘Father! Plead [with Allah] for forgiveness of our sins!
(Oğulları) dediler ki: Ey babamız! (Allah'tan) bizim günahlarımızın affını dile!His sons said: 'Father, ask forgiveness for our sins.
Dediler ki: "Ey babamız, daha ne istiyoruz? İşte sermayemiz de bize geri verilmiş!They said, "O our father, what [more] could we desire?
"Ey babamız, dediler, daha ne istiyoruz! İşte sermayemiz, bize geri verilmiş.They said, "O our father, what [more] could we desire?
Babamız çok yaşlıdır, onun için bu işi biz yapıyoruz" dediler.Our father is a very old man."
Tok Pisin dilinde Babamız duası: Papa bilong mipela Yu uzun bir herif yakaladı.The Lord's Prayer in Tok Pisin: Papa bilong mipela Yu stap long heven.
Yukarı Sorbca'da Babamız Duası:The Lord's Prayer in Upper Sorbian:
Tan: "Babamızı kaybettik.Sie führt aus: „Wir haben unsere Heimat verloren.
Tan: "Babamızı kaybettik.Les pauvres ont perdu leur père ».
Babamız bir, annemiz ayrıdır.Il ne leur manque plus qu'une maman.
Babamız memnun değil.Nuestro padre no está contento.
"Anne-babamızın uyruğu ne?" "İtalyan.""Di che nazionalità sono i nostri genitori?" "Italiana."
"Anne-babamızın uyruğu ne?" "Yunan.""Di che nazionalità sono i nostri genitori?" "Greca."
"Anne-babamızın uyruğu ne?" "Fransız.""Di che nazionalità sono i nostri genitori?" "Francese."
"Anne-babamızın uyruğu ne?" "İngiliz.""Di che nazionalità sono i nostri genitori?" "Inglese."
"Anne-babamızın uyruğu ne?" "Alman.""Di che nazionalità sono i nostri genitori?" "Tedesca."
İlgili Sayfalar