babamın ile cümle

babamın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Můj otec byl ve Vietnamu.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.To mój ojciec w Wietnamie.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Αυτός ήταν ο πατέρας μου στο Βιετνάμ.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Таким был мой отец во Вьетнаме.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Това беше моят баща във Виетнам.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.זה היה אבא שלי בוייאטנם.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.مثل والدي الذي كان في فيتنام
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.私が教えられてきた信念は
Bunu bana babamın bir arkadaşı verdi.Az apám barátja vette nekem.
Bunu bana babamın bir arkadaşı verdi.L'ami de mon père l'a acheté pour moi.
Bunu bana babamın bir arkadaşı verdi.Στην πραγματικότητα, ο φίλος του πατέρα μου, μου το αγόρασε.
Bunu bana babamın bir arkadaşı verdi.صديق والدي اشتراها لي ...
Bu öylesi bir durumdu, çünkü kendi geçmişinde herhangi bir şiddet olayı yok. Ancak babamın vardı.É um daqueles casos em que não há historial de violência no lado dela. mas há no lado do meu pai.
Bu öylesi bir durumdu, çünkü kendi geçmişinde herhangi bir şiddet olayı yok. Ancak babamın vardı.Потому что в ее семье не было случаев насилия, а у моего отца были.
Bu öylesi bir durumdu, çünkü kendi geçmişinde herhangi bir şiddet olayı yok. Ancak babamın vardı.Случаят беше такъв, защото в нейния род не е имало насилие.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Deixei todas as minhas emoções desnecessárias com o meu pai.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Ho lasciato tutte le altre inutili emozioni dentro il padre.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Jag lämnade alla onödiga känslor med min far.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Jätin turhat tunteeni isälleni.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Jeg efterlod alle unødvendige følelser hos min far.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Le dejé todas las emociones innecesarias a mi padre.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Zbędne emocje zostawiłem u swojego ojca.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Άφησα όλα τα άχρηστα συναισθήματά μου στον πατέρα μου.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Все ненужные эмоции я оставил у своего отца.
Bu yakında bitmezse, babamın içindeki Felsefe Taşı tükenir!Jeszcze trochę, a wyczerpie się Kamień Filozoficzny taty.
Bu yakında bitmezse, babamın içindeki Felsefe Taşı tükenir!Se isto não acabar em breve, a Pedra Filosofal dentro do pai esgota-se!
Bu yakında bitmezse, babamın içindeki Felsefe Taşı tükenir!Se non finisce presto, la Pietra Filosofale dentro papà si esaurirà!
Bu yakında bitmezse, babamın içindeki Felsefe Taşı tükenir!¡Si esto no termina pronto, la Piedra Filosofal que está dentro de papá se agotará!
Bu yakında bitmezse, babamın içindeki Felsefe Taşı tükenir!Snart er De Vises Sten i far brugt op.
Bu yakında bitmezse, babamın içindeki Felsefe Taşı tükenir!Snart tar De Vises Sten i pappa slut.
Bu yakında bitmezse, babamın içindeki Felsefe Taşı tükenir!Viisasten kivi isän sisällä loppuu pian.
Bu yakında bitmezse, babamın içindeki Felsefe Taşı tükenir!Αν δεν τελειώσει σύντομα, θα εξαντληθεί η Φιλοσοφική Λίθος του μπαμπά!
Bu yakında bitmezse, babamın içindeki Felsefe Taşı tükenir!Если это вскоре не закончится, Философский Камень в отце перестанет действовать!
Bu zaten çocuk çellosu... ...çalmayı babamın zoruyla öğrenmiştim.C'est le violoncelle que j'avais quand j'étais enfant... mon père m'avait forcé à apprendre à en jouer.
Bu zaten çocuk çellosu... ...çalmayı babamın zoruyla öğrenmiştim.Er is ook een kindercello... maar mijn vader dwong me op deze te spelen.
Bu zaten çocuk çellosu... ...çalmayı babamın zoruyla öğrenmiştim.Es también un chelo para niños... mi padre me obligó a aprender a tocar esto.
Bu zaten çocuk çellosu... ...çalmayı babamın zoruyla öğrenmiştim.Este é o meu violoncelo da infância... O meu pai obrigou-me a aprender a tocar isto...
Bu zaten çocuk çellosu... ...çalmayı babamın zoruyla öğrenmiştim.Questo violoncello č per bambini, lo suonavo da piccolo... E' stato mio padre a costringermi a imparare.
Bu zaten çocuk çellosu... ...çalmayı babamın zoruyla öğrenmiştim.Şi ăsta e un violoncel pentru copii... Tatăl meu m-a obligat să învăţ să cânt la el.
Bu zaten çocuk çellosu... ...çalmayı babamın zoruyla öğrenmiştim.To je otroški čelo, oče me je silil k igranju.
Bu zaten çocuk çellosu... ...çalmayı babamın zoruyla öğrenmiştim.Υπάρχει επίσης και παιδικό τσέλο... ο πατέρας μου με πίεζε να μάθω να παίζω τσέλο.
Bu zaten çocuk çellosu... ...çalmayı babamın zoruyla öğrenmiştim.Кстати, это детская виолончель, отец заставил меня научиться играть.
Bu zaten çocuk çellosu... ...çalmayı babamın zoruyla öğrenmiştim.إنها كمنجة للأطفال أيضا أبي أرغمني على تعلم عزفها
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II.왜냐하면 저희 아버지와 제 세 삼촌들은, 세계 2차 대전 때,
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II. Dünya Savaşı'nda savaşa katılmaya karşıydılar, hepsi de korkaktı.Mój ojciec i trzej wujkowie, podczas drugiej wojny światowej, byli przeciwni wojnie - mięczaki.
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II. Dünya Savaşı'nda savaşa katılmaya karşıydılar, hepsi de korkaktı.Porque mi propio padre y mis tres tíos, en la II Guerra Mundial, eran objetores de conciencia, unos gatitos.
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II. Dünya Savaşı'nda savaşa katılmaya karşıydılar, hepsi de korkaktı.Vì bố tôi, và 3 chú khác của tôi, trong Thế chiến II, đều theo phe phản chiến, rất yếu đuối.
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II.כי אבא שלי עצמו, ושלושת הדודים שלי, במלחה"ע השנייה
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II.لأن والدي نفسه، وأعمامي الثلاثة، في الحرب العالمية الثانية،
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II.良心的兵役拒否者でおとなしい人たちでした しかし、時々リジー・ボーデンのような人が
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.E ho capito più tardi che in effetti era la sua storia che mio padre mi raccontava per addormentarmi.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.Et j'ai compris plus tard qu'en fait c'était sa propre histoire que mon père me racontait pour m'endormir.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.Kasneje sem spoznala, da mi je pred spanjem pripovedoval svojo zgodbo.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.저는 한참 후에야 나를 잠재우면서 해주신 그런 얘기들이 곧 자기자신의 얘기라는 것을 알게 됐습니다.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.Mai târziu am înțeles că tata îmi spunea propria lui povestea ca să adorm.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.Saya kemudian menyadari bahwa sebenarnya ayah menceritakan kisahnya sendiri untuk menidurkan saya.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.Teprve později jsem pochopila, že mi otec před usnutím vypravoval svůj vlastní příběh.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.Về sau tôi hiểu hơn rằng đó thực ra là câu chuyện của riêng ông, bố tôi kể để đưa tôi vào giấc ngủ.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.Y me di cuenta más tarde de que en realidad era su propia historia la que me contaba para hacerme dormir.
Daha sonra anladım ki babamın uykuya dalmam için anlattığı hikaye, aslında kendi hikayesiymiş.І я зрозуміла набагато пізніше, що він розповідав мені перед сном історію саме його життя.
İlgili Sayfalar