babamın ile cümle

babamın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Ketika aku masih kecil, anak tunggal orang tuaku
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Khi còn thơ ấu, ta là con trai của cha ta, Một đứa con một của mẹ ta yêu mến.
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Khi còn thơ_ấu , ta là con_trai của cha ta , Một đứa con_một của mẹ ta yêu_mến .
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,나도 내 아버지에게 아들이었었으며 내 어머니 보기에 유약한 외아들이었었노라
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Lebo som bol synom svojho otca, útly a jediný pred svojou matkou.
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Mert én atyámnak fia voltam, gyenge és egyetlenegy az én anyám elõtt.
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Mijn vader hield veel van mij; teder was hij en in mijn moeders ogen was ik een enig kind.
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Olinhan minäkin isäni poika, hento ja äitini ainokainen.
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Pues yo también fui hijo de mi padre, tierno y singular delante de mi madre
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Quando eu era filho aos pés de meu, pai, tenro e único em estima diante de minha mãe,
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Tudi jaz sem bil sin pri očetu svojem, nežen in edinec v varstvu matere svoje.
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Ty själv har jag varit barn och haft en fader, varit späd och för min moder ende sonen.
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Διοτι και εγω εσταθην υιος του πατρος μου, αγαπητος και μονογενης ενωπιον της μητρος μου
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Защото и аз бях син на баща си, Гален и безподобен на майка си,
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Ибо и я был сын у отца моего, нежно любимый и единственный у матери моей,
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,כי בן הייתי לאבי רך ויחיד לפני אמי׃
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,فاني كنت ابنا لابي غضّا ووحيدا عند امي.
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,我 在 父 親 面 前 為 孝 子 、 在 母 親 眼 中 為 獨 一 的 嬌 兒
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,我 在 父親 面前 為 孝子 、 在 母親 眼中 為獨 一 的 嬌兒
Benim babamın söylediklerine benziyor.Estoy hablando como mi padre.
Benim babamın söylediklerine benziyor.Ik klink net als mijn vader.
Benim babamın söylediklerine benziyor.Mluvím pøesnì jako mùj otec.
Benim babamın söylediklerine benziyor.Parcă aş fi tata.
Benim babamın söylediklerine benziyor.Tôi âm thanh giống như cha tôi.
Benim babamın söylediklerine benziyor.Zvenim kot moj oče.
Benim babamın söylediklerine benziyor.Ακούγομαι σαν τον μπαμπά μου.
Benim icin endiselenmeyin. Babamin calismasina gerek yok. Ailem...Ne diyebilirim ki?Justo como aquella mujer trato de besar mis pies cuando nos llevábamos a sus hijos.
Benim icin endiselenmeyin. Babamin calismasina gerek yok. Ailem...Ne diyebilirim ki?Si je devais retourner en Irak et parler aux gens, je me pencherais pour embrasser leurs pieds.
Benim icin endiselenmeyin. Babamin calismasina gerek yok. Ailem...Ne diyebilirim ki?Stejně jako se mi snažila políbit nohy žena, které jsme odváděli syny.
Benim icin endiselenmeyin. Babamin calismasina gerek yok.제 걱정은 하지마세요. 아빠는 일하러 안가도 돼요.
Benim icin endiselenmeyin. Babamin calismasina gerek yok.ולענות גם על השאלות.
Benim icin endiselenmeyin. Babamin calismasina gerek yok.لا ينبغي أن تقلقوا علي. أبي لا يحتاج للذهاب الى العمل.
Benim icin endiselenmeyin. Babamin calismasina gerek yok.私の家族は...なんていうか
Benim, Malcolm'a, babamın şahsi hayatına ait bilgi verdiğime ilişkin suçlamalar doğrudur.Der Vorwurf, dass ich Malcolm Informationen über die häusliche Situation meines Vaters gab stimmt.
Benim, Malcolm'a, babamın şahsi hayatına ait bilgi verdiğime ilişkin suçlamalar doğrudur.내가 내 아버지의 국내 상황에 말 콤 정보를 준 충전 사실이
Benim Malcolm'u ilk görüşüm, babamın, Elijah Mohammed'in evine geldiğindeydi, diye hatırlıyorum.Zum ersten Mal traf ich Malcolm im Haus meines Vaters, den ehrenwerten Elijah Muhammad.
Benim Malcolm'u ilk görüşüm, babamın, Elijah Mohammed'in evine geldiğindeydi, diye hatırlıyorum.Την πρώτη φορά που θυμάμαι να είδα τον Μάλκολμ ήταν στο σπίτι του πατέρα μου, Ελάιζα Μοχάμεντ.
Benim şu an için babamın şirketinde çalışmaya devam etmem gerekebilir.Aku mungkin akan melanjutkan bekerja di kantor ayah untuk sementara.
Benim şu an için babamın şirketinde çalışmaya devam etmem gerekebilir.Dovrò continuare a lavorare all'agenzia di mio padre per il momento.
Benim şu an için babamın şirketinde çalışmaya devam etmem gerekebilir.Ik moet misschien voorlopig blijven werken bij het bedrjf van mijn vader.
Benim şu an için babamın şirketinde çalışmaya devam etmem gerekebilir.Jag kanske behöver fortsätta jobbba i min fars bolag under den tiden.
Benim şu an için babamın şirketinde çalışmaya devam etmem gerekebilir.Je vais probablement devoir continuer à travailler dans la société de mon père pour le moment.
Benim şu an için babamın şirketinde çalışmaya devam etmem gerekebilir.Mình có lẽ cần tiếp tục làm việc tại công ty trong thời gian này.
Benim şu an için babamın şirketinde çalışmaya devam etmem gerekebilir.S-ar putea sa trebuiasca sa continui sa lucrez la compania tatalui meu pentru moment.
Benim şu an için babamın şirketinde çalışmaya devam etmem gerekebilir.Vielleicht muss ich die nächtes Zeit weiter in dem Unternehmen meines Vater arbeiten.
Benim şu an için babamın şirketinde çalışmaya devam etmem gerekebilir.Θα πρέπει να συνεχίσω να δουλεύω στην εταιρία του πατέρα μου για την ώρα.
Benim şu an için babamın şirketinde çalışmaya devam etmem gerekebilir.Может, мне пока придется продолжить работать в компании отца.
Benim şu an için babamın şirketinde çalışmaya devam etmem gerekebilir.ربما أنا في حاجة لمواصلة العمل في شركة والدي في الوقت الحاضر
Benim şu an için babamın şirketinde çalışmaya devam etmem gerekebilir.どうしたって父さんには無理だから...
Ben süikastçılarla yüzyüzeydim, bu yüzden babamın hayatını almak için ayağa kalktıkları anı gördüm.그래서 일어서서 내 아버지의 생명을 받아 그들을 보고 나 자 객, 직면 했다...
Bilimsel görüş, babamın görüşü, gerçek olan ve geçek olmayan şeyleri aramamız gerektiği.أن وجهة النظر العملية و وجهة نظر والدي تقول أنه يجب فحص كل شيء وان نتحقق مما اذا كان صحيح او لا
Bir daha babamın karşısına çıkarsan... ...o zaman da çocuğun ölür.De, ha az apám szeme elé kerülsz, akkor ez a gyerek is meg fog halni.
Bir daha babamın karşısına çıkarsan... ...o zaman da çocuğun ölür.Mais si mon père vous revoit, c'est votre enfant qui mourra.
Bir daha babamın karşısına çıkarsan... ...o zaman da çocuğun ölür.Αν εμφανιστείς μπροστά στον πατέρα μου ξανά... Τότε το παιδί σου θα πεθάνει επίσης.
Bir daha babamın karşısına çıkarsan... ...o zaman da çocuğun ölür....اذا ظهرت امام ابي مرة اخرى عندها سأقتل ابنتك ايضا
Biz Doğu LA de oto yedek parça satıyoruz. babamın orada çok karton kolisi var.Cain pasa sus vacaciones de verano viniendo a trabajar conmigo vendemos piezas de coches en el este de L.A.
Bobby: Babamın suçu.C'est la faute de papa.
Bobby: Babamın suçu.Daddy ist schuld.
Bobby: Babamın suçu.바비: 아빠 잘못이에요.
Bobby: Babamın suçu.بوبي: خطأ والدي.
İlgili Sayfalar