O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.A cet instant, j'ai su que les filles avaient besoin de se rapprocher de leurs pères.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.Atunci am ştiut că fetele simţeau nevoia să relaţioneze cu taţii lor.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.Ebben a pillanatban tudtam, hogy a lányoknak szükségük van valamilyen kapcsolatra az apjukkal.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.En ese momento supe que las chicas necesitaban un modo de conectarse con sus padres.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.여기서 전 제 아이들이 아버지와 연락할 수 있는 방법이 필요하다고 생각했죠.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.Neste momento, percebi que as raparigas precisavam de uma forma de ter uma ligação com os pais.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.Ngay khoảnh khắc đó, tôi biết các em cần một phương cách nào đó để kết nối với cha của chúng.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.Sillä hetkellä tajusin, että tyttöjen tarvitsee löytää yhteys isiinsä.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.Toen begreep ik dat de meisjes een manier nodig hadden om contact te hebben met hun vaders.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.V tem trenutku sem vedela, da morajo dekleta najti način, da bi se povezale s svojimi očeti.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.V tomto okamžiku jsem věděla, že děvčata potřebovala způsob, jak se spojit se svými otci.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.Wtedy zrozumiałam, że potrzebny był im sposób na nawiązanie kontaktu z ojcami.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.В тот момент, я поняла, что девочкам необходимо поддерживать связь с отцами.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.Тогава осъзнах, че те трябваше да се сближат някък с бащите си.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.У цю хвилину я усвідомила, що дівчаткам був потрібен спосіб віднаходження спільної мови зі своїми татами.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.ברגע ההוא, ידעתי שהנערות האלה צריכות דרך להתחבר לאבות שלהן.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.في تلك اللحظة علمت ، أن الفتيات يحتاجون إيجاد طريقة للتواصل مع آبائهم.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.必要だと気づきました 私の運営する非営利団体 キャンプ・ディバでは
Oğulları küçük yaşlarda herhangi bir efemine davranış gösterirse babalar bazen çok, hem de çok korkarlar.אפילו בגיל צעיר יותר, אבות לפעמים מ-א-ו-ד מפוחדים אם בנם מפגין אפילו מידה מועטה של התנהגות נשית באשר היא.
Oğulları küçük yaşlarda herhangi bir efemine davranış gösterirse babalar bazen çok, hem de çok korkarlar.女々しいとされることをしないかどうか、 気が気でないことがよくあります。 例えば、飛行機で移動中に隣合わせた男性の話ですが、
Oldukça şaşırtıcı. İlginç fotoda, babalarıyla konuşurken o iğneyi aldı ve parmağını kanattıEn una interesante fotografía, el padre, mientras hablábamos con él, recogió una jeringa y se rasgo el dedo
Ona, ‹‹Yusuf yaşıyor!›› dediler, ‹‹Üstelik Mısırın yöneticisi olmuş.›› Babaları donup kaldı, onlara inanmadı.고하여 가로되 요셉이 지금까지 살아 있어 애굽 땅 총리가 되었더이다 야곱이 그들을 믿지 아니하므로 기색하더니
Ona, ‹‹Yusuf yaşıyor!›› dediler, ‹‹Üstelik Mısırın yöneticisi olmuş.›› Babaları donup kaldı, onlara inanmadı.ויגדו לו לאמר עוד יוסף חי וכי הוא משל בכל ארץ מצרים ויפג לבו כי לא האמין להם׃
Ona, ‹‹Yusuf yaşıyor!›› dediler, ‹‹Üstelik Mısırın yöneticisi olmuş.›› Babaları donup kaldı, onlara inanmadı.واخبروه قائلين يوسف حيّ بعد. وهو متسلط على كل ارض مصر. فجمد قلبه لانه لم يصدقهم.
Ona, ‹‹Yusuf yaşıyor!›› dediler, ‹‹Üstelik Mısırın yöneticisi olmuş.›› Babaları donup kaldı, onlara inanmadı.告 訴 他 說 、 約 瑟 還 在 、 並 且 作 埃 及 全 地 的 宰 相 . 雅 各 心 裡 冰 涼 、 因 為 不 信 他 們
Ona, ‹‹Yusuf yaşıyor!›› dediler, ‹‹Üstelik Mısırın yöneticisi olmuş.›› Babaları donup kaldı, onlara inanmadı.告訴 他說 、 約瑟 還 在 、 並且 作 埃及 全 地 的 宰相 . 雅各 心裡冰涼 、 因 為 不 信 他 們
Önce annelerin, babalarýn gönlünü yapýn. Ondan sonra gelin.Джемре!
Onlara babaları olarak yardımcı olabilir misiniz?"Apakah Anda mau menolong saya untuk menjadi ayah mereka?"
Onlara babaları olarak yardımcı olabilir misiniz?"Czy pomożesz w byciu ich tatą?"
Onlara babaları olarak yardımcı olabilir misiniz?"이 아이들의 아빠가 되어주겠습니까?"
Onlara babaları olarak yardımcı olabilir misiniz?"Mă ajuți să le fii tată?"
Onlara babaları olarak yardımcı olabilir misiniz?"¿Me ayudarán a ser su papá?"
Onlara babaları olarak yardımcı olabilir misiniz?"Mi aiutereste essendo i loro papà?"
Onlara babaları olarak yardımcı olabilir misiniz?""Willst Du helfen ihr Vati zu sein?"
Onlara babaları olarak yardımcı olabilir misiniz?"Θα βοηθήσετε να είστε ο μπαμπάς τους;"
Onlara babaları olarak yardımcı olabilir misiniz?"Можете ли вы помочь и побыть их отцами?"
Onlara babaları olarak yardımcı olabilir misiniz?"Ще помогнете ли като бъдете техния баща?"
Onlara babaları olarak yardımcı olabilir misiniz?"האם תעזור להיות אבא שלהן?"
Onlara babaları olarak yardımcı olabilir misiniz?"هل تساعدوني .. لكي تعوضوا هذا النقص
Onlara babaları olarak yardımcı olabilir misiniz?"そうして この男たちを
Onları gece öldürüyorlardı. Anne ve babaları için çığlık attıklarını duyabiliyordunuz.You could hear their screams for their mothers and fathers.
Onları sevdiğimi söyle. Sonra benim için onlara sarılıp... ikisine de babalarından iyi geceler öpücüğü ver.Πες τους πως τ αγαπώ, αγκάλιασέ τα... ...και δώσε και στα δύο ένα φιλί από τον μπαμπά.
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.Ada orang yang menyumpahi ayahnya dan tidak menghargai ibunya
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.an oly] nemzetség, a ki az õ atyját átkozza, és az õ anyját nem áldja.
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.C'è gente che maledice suo padre e non benedice sua madre
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.Có một dòng dõi rủa sả cha mình, Cũng không chúc phước cho mẹ mình.
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.Có một dòng_dõi rủa_sả cha mình , Cũng không chúc phước cho mẹ mình .
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.Der er en ætt som banner sin far og ikke velsigner sin mor,
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.Der findes en Slægt, som forbander sin Fader og ikke velsigner sin Moder,
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.Er zijn mensen, die hun ouders vervloeken;
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.Es ist eine Art, die ihrem Vater flucht und ihre Mutter nicht segnet;
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.Este un neam de oameni care blastămă pe tatăl său, şi nu binecuvintează pe mamă-sa.
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.Ett släkte där man förbannar sin fader, och där man icke välsignar sin moder;
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.Há gente que amaldiçoa a seu pai, e que não bendiz a sua mãe.
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.Hay generación que maldice a su padre y no bendice a su madre
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.Il est une race qui maudit son père, Et qui ne bénit point sa mère.
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.Je pokolenie, ktoré zlorečí svojmu otcovi a nedobrorečí svojej materi.
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.Je rod, ki kolne očeta svojega in matere svoje ne blagoslavlja.
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.Jest pokolení, kteréž otci svému zlořečí, a matce své nedobrořečí.
Öyleleri var ki, babalarına lanet eder, Annelerine değer vermezler.Jest rodzaj, który ojcu swemu złorzeczy, a matce swojej nie błogosławi.