Ana içeriğe geç
Sözlük

babalar ile cümle

babalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat danstan sonra, hepimiz fark ettik ki babalar yine hapiste olacaklardı.Maar we beseften allemaal dat papa na de dans nog steeds in de cel zou zitten.
Fakat danstan sonra, hepimiz fark ettik ki babalar yine hapiste olacaklardı.Ma dopo il ballo, tutti sapevano che quel papà sarebbe rimasto in carcere.
Fakat danstan sonra, hepimiz fark ettik ki babalar yine hapiste olacaklardı.Mais après le bal, on savait tous très bien que Papa resterait en prison.
Fakat danstan sonra, hepimiz fark ettik ki babalar yine hapiste olacaklardı.Mas depois do baile, apercebemo-nos de que os pais continuavam na prisão.
Fakat danstan sonra, hepimiz fark ettik ki babalar yine hapiste olacaklardı.Mutta tanssin jälkeen me kaikki ymmärsimme, että isän pitäisi jäädä vankilaan.
Fakat danstan sonra, hepimiz fark ettik ki babalar yine hapiste olacaklardı.Nhưng sau khi khiêu vũ, tất cả chúng tôi nhận ra rằng cha vẫn sẽ ở trong tù.
Fakat danstan sonra, hepimiz fark ettik ki babalar yine hapiste olacaklardı.Pero después del baile, todos teníamos claro que papá seguiría en la cárcel.
Fakat danstan sonra, hepimiz fark ettik ki babalar yine hapiste olacaklardı.Po zabawie wszyscy zrozumieli, że tato zostaje w więzieniu.
Fakat danstan sonra, hepimiz fark ettik ki babalar yine hapiste olacaklardı.Αλλά μετά τον χορό καταλάβαμε όλοι μας ότι ο Μπαμπάς θα παρέμενε στη φυλακή.
Fakat danstan sonra, hepimiz fark ettik ki babalar yine hapiste olacaklardı.Вечер подходил к концу, и мы все понимали, что папы останутся в тюрьме.
Fakat danstan sonra, hepimiz fark ettik ki babalar yine hapiste olacaklardı.Но след танците, всички осъзнаваха, че баща им остава в затвора.
Fakat danstan sonra, hepimiz fark ettik ki babalar yine hapiste olacaklardı.Проте після танців ми всі усвідомили, що тати все ще будуть у в'язниці.
Fakat danstan sonra, hepimiz fark ettik ki babalar yine hapiste olacaklardı.אבל לאחר הנשף, כולנו הבנו שאבא עדיין יהיה בכלא.
Fakat danstan sonra, hepimiz fark ettik ki babalar yine hapiste olacaklardı.لكن بعد انتهاء الحفلة الراقصة، ادركنا أن الآباء ما زالوا داخل أسوار السجن.
Fakat danstan sonra, hepimiz fark ettik ki babalar yine hapiste olacaklardı.父親達はそのまま刑務所に残るのが わかっていました そこで持ち帰ることができる何かを
Fakat erkek çocuklara akıllı olmanın normal olduğunu söyleyen -- babaları, rahipleri veAle mężczyźni stanowią wzory dla chłopców, że jest ok być sprytnym. Mają ojców, pastorów, harcmistrzów,
Fakat erkek çocuklara akıllı olmanın normal olduğunu söyleyen -- babaları, rahipleri ve하지만 남자아이에게 롤모델이 되어서 똑똑한 건 좋은 거라고 말해주는 남자들은 아버지이거나, 목사님이거나,
Fakat erkek çocuklara akıllı olmanın normal olduğunu söyleyen -- babaları, rahipleri vePero los modelos masculinos para los niños que les digan que está bien ser inteligente
Fakat erkek çocuklara akıllı olmanın normal olduğunu söyleyen -- babaları, rahipleri veאך גברים מהווים מודל לחיקוי לילדים מה שזה אומר זה שזה בסדר להיות חכם- יש להם אבות, יש להם כמרים
Fakat erkek çocuklara akıllı olmanın normal olduğunu söyleyen -- babaları, rahipleri ve示してくれる模範男性-- 父親や牧師 カブスカウトのリーダーもいますが
Finlandiya’da Babalar Günü kasım ayının ikinci pazarı kutlanır.En Finlande, la Fête des Pères est célébrée le deuxième dimanche de novembre.
Finlandiya’da Babalar Günü kasım ayının ikinci pazarı kutlanır.En Finlandia, el día del Padre se celebra el segundo domingo de noviembre.
Finlandiya’da Babalar Günü kasım ayının ikinci pazarı kutlanır.Farsdag firas i Finland den andra söndagen i november.
Finlandiya’da Babalar Günü kasım ayının ikinci pazarı kutlanır.Isänpäivää vietetään Suomessa marraskuun toisena sunnuntaina.
Finlandiya’da Babalar Günü kasım ayının ikinci pazarı kutlanır.День отца отмечается в Финляндии во второе воскресенье ноября.
Finlandiya’da Babalar Günü kasım ayının ikinci pazarı kutlanır.يُحتفل بيوم الأب في فنلندا في ثاني يوم أحد من شهر نوفمبر.
Finli babaların ve annelerin bir çoğunluğu bu hazırlık eğitimlerine katılmaktadır.De flesta finländska pappor och mammor deltar i denna utbildning.
Finli babaların ve annelerin bir çoğunluğu bu hazırlık eğitimlerine katılmaktadır.La mayor parte de los padres y madres finlandeses participan en este tipo de cursos.
Finli babaların ve annelerin bir çoğunluğu bu hazırlık eğitimlerine katılmaktadır.La plupart des pères et des mères finlandais participent à cette préparation.
Finli babaların ve annelerin bir çoğunluğu bu hazırlık eğitimlerine katılmaktadır.Suurin osa suomalaisista isistä ja äideistä osallistuu tähän valmennukseen.
Finli babaların ve annelerin bir çoğunluğu bu hazırlık eğitimlerine katılmaktadır.Большая часть финских отцов и матерей принимает участие в такой подготовке.
Finli babaların ve annelerin bir çoğunluğu bu hazırlık eğitimlerine katılmaktadır.معظم الآباء الفنلنديين والأمهات يشاركوا في هذه التدريبات.
Finli babaların ve annelerin bir çoğunluğu bu hazırlık eğitimlerine katılmaktadır.孕妇咨询处同时为准父母提供分娩准备培训及家庭培训。大多数芬兰父母都会参加这样的培训课程。
Genelde anne babalar çocuklarının ilk yalan söylediği zamanı hatırlarlar.De obicei, părinții își amintesc când copiii lor au mințit pentru prima dată.
Genelde anne babalar çocuklarının ilk yalan söylediği zamanı hatırlarlar.Di solito i genitori ricordano la prima volta che i propri figli mentono.
Genelde anne babalar çocuklarının ilk yalan söylediği zamanı hatırlarlar.In der Regel erinnern sich Eltern an das erste Mal, wenn ihr Kind lügt.
Genelde anne babalar çocuklarının ilk yalan söylediği zamanı hatırlarlar.이... 부모들이 대체로 아이가 처음 거짓말을 한 순간들을 기억하고 있는 엄마들이 많아요.
Genelde anne babalar çocuklarının ilk yalan söylediği zamanı hatırlarlar.Meestal herinneren ouders zich de eerste leugen van hun kind.
Genelde anne babalar çocuklarının ilk yalan söylediği zamanı hatırlarlar.Normalement, les parents se souviennent du tout premier mensonge de leur enfant,
Genelde anne babalar çocuklarının ilk yalan söylediği zamanı hatırlarlar.Normalmente los padres se acuerdan de la primera vez que su hijo mintió.
Genelde anne babalar çocuklarının ilk yalan söylediği zamanı hatırlarlar.Normalmente os pais lembram-se da primeira vez que os filhos mentiram.
Genelde anne babalar çocuklarının ilk yalan söylediği zamanı hatırlarlar.Przeważnie rodzice pamiętają pierwsze kłamstwo dziecka.
Genelde anne babalar çocuklarının ilk yalan söylediği zamanı hatırlarlar.Thông thường bố mẹ nhớ lần đầu tiên mà con họ nói dối.
Genelde anne babalar çocuklarının ilk yalan söylediği zamanı hatırlarlar.Зазвичай батьки пам'ятають перший раз, коли їхня дитина збрехала.
Genelde anne babalar çocuklarının ilk yalan söylediği zamanı hatırlarlar.Родители, как правило, помнят первую ложь ребёнка.
Genelde anne babalar çocuklarının ilk yalan söylediği zamanı hatırlarlar.לרב הורים זוכרים את הפעם הראשונה שהילד שלהם משקר להם.
Genelde anne babalar çocuklarının ilk yalan söylediği zamanı hatırlarlar.عادة الوالدين يتذكرون أول كذبة يكذبها طفلهم.
Genelde anne babalar çocuklarının ilk yalan söylediği zamanı hatırlarlar.なにしろ ショックだから
Generaller babalarının kim olduğuna bakılmadan, generalleme yeteneklerine göre seçiliyorlardı.Generalerne blev ikke valgt alt efter hvem deres far var, de blev valgt efter om de var gode at generalle.
Generaller babalarının kim olduğuna bakılmadan, generalleme yeteneklerine göre seçiliyorlardı.또 다른 사실은, 그들의 군대는 실력주의에 따랐습니다. 장군은 그들의 아버지가 누구냐에 따라 선택된 것이 아니라, 그들이 장군의 임무를 잘 하느냐에 따라 선택되었습니다.
Generaller babalarının kim olduğuna bakılmadan, generalleme yeteneklerine göre seçiliyorlardı.В войске царила меритократия: полководцев выбирали не по родословной, а, собственно, по умению "водить полки".
Generaller babalarının kim olduğuna bakılmadan, generalleme yeteneklerine göre seçiliyorlardı.למשל, הצבא היה מריטוקרטיה. הגנרלים לא נבחרו בהתבסס על מי היה אביהם, אלא בהתבסס על כמה הם היו טובים בגנרליות.
Giysiyi babalarına götürerek, ‹‹Bunu bulduk›› dediler, ‹‹Bak, bakalım, oğlunun mu, değil mi?››그 채색 옷을 보내어 그 아비에게로 가져다가 이르기를 우리가 이것을 얻었으니 아버지의 아들의 옷인가 아닌가 보소서 하매
Giysiyi babalarına götürerek, ‹‹Bunu bulduk›› dediler, ‹‹Bak, bakalım, oğlunun mu, değil mi?››וישלחו את כתנת הפסים ויביאו אל אביהם ויאמרו זאת מצאנו הכר נא הכתנת בנך הוא אם לא׃
Giysiyi babalarına götürerek, ‹‹Bunu bulduk›› dediler, ‹‹Bak, bakalım, oğlunun mu, değil mi?››وارسلوا القميص الملّون واحضروه الى ابيهم. وقالوا وجدنا هذا. حقق أقميص ابنك هو ام لا.
Giysiyi babalarına götürerek, ‹‹Bunu bulduk›› dediler, ‹‹Bak, bakalım, oğlunun mu, değil mi?››打 發 人 送 到 他 們 的 父 親 那 裡 說 、 我 們 撿 了 這 個 、 請 認 一 認 、 是 你 兒 子 的 外 衣 不 是
Giysiyi babalarına götürerek, ‹‹Bunu bulduk›› dediler, ‹‹Bak, bakalım, oğlunun mu, değil mi?››打發人 送到 他 們的 父親 那 裡說 、 我們撿 了 這個 、 請認 一 認 、 是 你 兒子 的 外衣 不是
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.A hneď ich povolal. A oni opustiac svojho otca Zebedea na lodi s nájomníkmi odišli za ním.
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.A hned povolal jich. A oni opustivše otce svého Zebedea na lodí s pacholky, šli za ním.
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.Aussitôt, il les appela; et, laissant leur père Zébédée dans la barque avec les ouvriers, ils le suivirent.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod