Ana içeriğe geç
Sözlük

babalar ile cümle

babalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Ép - ra-im , cha chúng_nó , để_tang lâu ngày , và anh_em người đều tới an_ủi người .
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Ép-ra-im, cha chúng nó, để tang lâu ngày, và anh em người đều tới an ủi người.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Hun vader Efraïm rouwde lange tijd om hen en zijn broers probeerden hem te troosten.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Il loro padre Efraim li pianse per molti giorni e i suoi fratelli vennero per consolarlo
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.In njih oče Efraim je žaloval veliko dni, in bratje njegovi so ga prišli tolažit.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Ja heidän isänsä Efraim suri pitkät ajat, ja hänen veljensä tulivat lohduttamaan häntä.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.그 아비 에브라임이 위하여 여러 날 슬퍼하므로 그 형제가 와서 위로하였더라
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Og deres far Efra'im sørget i lang tid, og hans brødre kom for å trøste ham.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Preto žialil Efraim, ich otec, za mnoho dní, a prišli jeho bratia, aby ho potešili.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Protož kvílil Efraim otec jejich za mnohé dny, a přišli bratří jeho, aby ho těšili.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Przetoż płakał Efraim, ojciec ich, przez wiele dni; i przyszli bracia jego, aby go cieszyli.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Und ihr Vater Ephraim trug lange Zeit Leid, und seine Brüder kamen, ihn zu trösten.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.Και Εφραιμ ο πατηρ αυτων επενθησεν ημερας πολλας, και ηλθον οι αδελφοι αυτου δια να παρηγορησωσιν αυτον.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.А баща им Ефрем жали много дни; и братята му дойдоха да го утешат.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.И плакал о них Ефрем, отец их, много дней, и приходили братья его утешать его.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.ויתאבל אפרים אביהם ימים רבים ויבאו אחיו לנחמו׃
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.وناح افرايم ابوهم اياما كثيرة واتى اخوته ليعزّوه.
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.他 們 的 父 親 以 法 蓮 為 他 們 悲 哀 了 多 日 、 他 的 弟 兄 都 來 安 慰 他
Babaları Efrayim günlerce yas tuttu. Akrabaları onu avutmaya geldiler.他 們 的 父親 以法 蓮為 他 們 悲哀 了 多日 、 他 的 弟兄 都 來 安慰 他
Babaları eskiden beri benim içki arkada,sımdı.Drengenes far var en af mine drikkebrødre.
Babaları eskiden beri benim içki arkada,sımdı.Ich ojciec był niegdyś moim kompanem.
Babaları eskiden beri benim içki arkada,sımdı.Il padre era un mio compagno di bevute tanto tempo fa.
Babaları eskiden beri benim içki arkada,sımdı.O pai dos rapazes foi meu amigo de copos, há muito tempo.
Babaları eskiden beri benim içki arkada,sımdı.Poikien isä oli kauan sitten ryyppykaverini.
Babaları eskiden beri benim içki arkada,sımdı.Pojkarnas far var en dryckeskamrat till mig.
Babaları eskiden beri benim içki arkada,sımdı.Su padre solía beber conmigo, hace mucho tiempo.
Babaları eskiden beri benim içki arkada,sımdı.Με τον πατέρα τους τα πίναμε μαζί πολύ παλιά.
Babaları eskiden beri benim içki arkada,sımdı.Раньше их отец любил со мной выпить.
Babalarımızın %98 'i alkolik.98% dintre taţii noştri sunt alcoolici.
Babalarımızın %98 'i alkolik.우리 아버님들 중 98퍼센트는 알콜 중독자입니다.
Babalarımızın %98 'i alkolik.98% những ông bố của chúng tôi nghiện rượu.
Babalarımızın %98 'i alkolik.98 pour cent de nos pères sont alcooliques.
Babalarımızın %98 'i alkolik.98 procent naszych ojców to alkoholicy.
Babalarımızın %98 'i alkolik.98 procent otců našich dětí jsou alkoholici.
Babalarımızın %98 'i alkolik.98 procent van onze vaders zijn alcoholici.
Babalarımızın %98 'i alkolik.98 Prozent unserer Väter sind Alkoholiker.
Babalarımızın %98 'i alkolik.98% των πατέρων είναι αλκοολικοί.
Babalarımızın %98 'i alkolik.98 процента от нашите бащи са алкохолици.
Babalarımızın %98 'i alkolik.98% מהאבות שלנו הם אלכוהוליסטים.
Babalarımızın %98 'i alkolik.٩٨٪ من الأباء هم مدمنو خمر
Babalarımızın %98 'i alkolik.Az apáink 98%-a alkoholista.
Babalarımızın %98 'i alkolik.El 98 por ciento de nuestros padres son alcohólicos.
Babalarımızın %98 'i alkolik.Il 98 percento dei padri è alcolizzato.
Babalarımızın %98 'i alkolik.Sembilan puluh delapan persen dari ayah mereka adalah pecandu alkohol.
Babalarımızın %98 'i alkolik.子供たちの生活環境が
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››A povedal svojim dcéram: A kdeže je? Prečo ste tam nechaly človeka? Zavolajte ho, a bude jesť chlieb.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››A svolil Mojžíš k tomu, aby bydlil s mužem tím. Kterýžto dal Zeforu, dceru svou, Mojžíšovi.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››Cha lại hỏi rằng : Người đó bây_giờ ở đâu ? Sao các con bỏ người đi ? Hãy mời đến đặng ăn bánh .
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››Cha lại hỏi rằng: Người đó bây giờ ở đâu? Sao các con bỏ người đi? Hãy mời đến đặng ăn bánh.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››E ele perguntou a suas filhas: Onde está ele; por que deixastes lá o homem? chamai-o para que coma pão.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››아비가 딸들에게 이르되 그 사람이 어디 있느냐 너희가 어찌하여 그 사람을 버리고 왔느냐 그를 청하여 음식으로 대접하라 하였더라
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››On pa reče hčeram svojim: In kje je on? zakaj ste popustile tistega moža? Pokličite ga, da jé z nami kruh!
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››Quegli disse alle figlie: «Dov'è? Perché avete lasciato là quell'uomo? Chiamatelo a mangiare il nostro cibo!»
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››Şi el a zis fetelor: ,,Unde este? Pentruce aţi lăsat acolo pe omul acela! Chemaţi -l să mănînce pîne!``
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››S monda leányainak: És hol van õ? miért hagytátok ott azt a férfit? hívjátok el, hogy egyék kenyeret.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››И той рече на дъщерите си: А где е той? защо оставихте човека? повикайте го да яде хляб.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››Он сказал дочерям своим: где же он? зачем вы его оставили? позовитеего, и пусть он ест хлеб.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››ויאמר אל בנתיו ואיו למה זה עזבתן את האיש קראן לו ויאכל לחם׃
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››فقال لبناته واين هو. لماذا تركتنّ الرجل. ادعونه لياكل طعاما.
Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››他 對 女 兒 們 說 、 那 個 人 在 那 裡 、 你 們 為 甚 麼 撇 下 他 呢 、 你 們 去 請 他 來 喫 飯
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod