Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.Und da sie zu ihrem Vater Reguel kamen, sprach er: Wie seid ihr heute so bald gekommen?
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.Waktu mereka pulang, ayah mereka bertanya, "Mengapa kalian cepat sekali pulang hari ini?
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.Και οτε ηλθον προς Ραγουηλ τον πατερα αυτων, ειπε προς αυτας, Δια τι τοσον ταχεως ηλθετε σημερον;
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.И като дойдоха при баща си Рагуила, той им рече: Как дойдохте днес толкова скоро.
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.И пришли они к Рагуилу, отцу своему, и он сказал: что вы так скоро пришли сегодня?
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.ותבאנה אל רעואל אביהן ויאמר מדוע מהרתן בא היום׃
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.فلما اتين الى رعوئيل ابيهنّ قال ما بالكنّ اسرعتنّ في المجيء اليوم.
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.他 們 來 到 父 親 流 珥 那 裡 、 他 說 、 今 日 你 們 為 何 來 得 這 麼 快 呢
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.他 們來 到 父親流珥 那 裡 、 他 說 、 今日 你 們為 何來得這麼 快 呢
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.¿Acumulará Dios castigo para sus hijos? ¡Séale dada a él retribución, para que aprenda
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.Bo Bóg chowa synom jego pomstę jego; nadgradza mu, aby to poczuł.
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.Bog hrani, pravite, krivdo brezbožnikovo za otroke njegove. Njemu naj jo povrne, da jo on čuti!
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.«Dio serba per i loro figli il suo castigo...». Ma lo faccia pagare piuttosto a lui stesso e lo senta
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.Gemmer Gud hans Ulykkeslod til hans Børn? Ham selv gengælde han, så han mærker det,
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu."Gott spart desselben Unglück auf seine Kinder". Er vergelte es ihm selbst, daß er's innewerde.
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.Isten az õ fiai számára tartja fenn annak büntetését. Megfizet néki, hogy megérzi majd.
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.하나님이 그의 죄악을 쌓아 두셨다가 그 자손에게 갚으신다 하거니와 그 몸에 갚으셔서 그로 깨닫게 하셔야 할 것이라
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.Odkládá-liž Bůh synům bezbožníka nepravost jeho? Odplacuje-liž jemu tak, aby to znáti mohl,
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.Že vraj Bôh odkladá jeho synom jeho neprávosť? Nech odplatí jemu, aby vedel!
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.Скажешь : Бог бережет для детей его несчастье его. – Пусть воздаст Он ему самому,чтобы он это знал.
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.אלוה יצפן לבניו אונו ישלם אליו וידע׃
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.الله يخزن اثمه لبنيه. ليجازه نفسه فيعلم.
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.你 們 說 、 神 為 惡 人 的 兒 女 積 蓄 罪 孽 。 我 說 、 不 如 本 人 受 報 、 好 使 他 親 自 知 道
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.你 們說 、 神為惡 人 的 兒女 積蓄 罪孽 。 我說 、 不如 本人 受報 、 好使 他 親自 知道
Tolkien henüz dört yaşındayken babaları Arthur'u ateşli romantizmaya kaybettilerHol van a lányom? Érzed, te gyilkos? Ezzel fojtalak meg.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.A véneknek ékessége az unokák, és a fiaknak ékessége az atyák.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Copiii copiilor sînt cununa bătrînilor, şi părinţii sînt slava copiilor lor. -
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Coroa dos velhos são os filhos dos filhos; e a glória dos filhos são seus pais.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Corona dei vecchi sono i figli dei figli, onore dei figli i loro padri
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Corona de los ancianos son los hijos de los hijos, y la gloria de los hijos son sus padres
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.De gamlas krona äro barnbarn, och barnens ära äro deras fäder.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.De gamles krone er barnebarn, og barns pryd er deres fedre.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.De gamles Krone er Børnebørn, Sønners Stolthed er Fædre.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Der Alten Krone sind Kindeskinder, und der Kinder Ehre sind ihre Väter.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Het sieraad van oude mensen zijn hun kinderen en het sieraad van de kinderen zijn hun ouders.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Kebanggaan orang yang sudah tua adalah anak cucunya; kebanggaan anak-anak adalah orang tuanya
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.손자는 노인의 면류관이요 아비는 자식의 영화니라
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Korona starców są synowie synów ich, a ozdoba synów są ojcowie ich.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Koruna starců jsou vnukové, a ozdoba synů otcové jejich.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Korunou starcov sú synovia synov, a ozdobou synov sú ich otcovia.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Les enfants des enfants sont la couronne des vieillards, Et les pères sont la gloire de leurs enfants.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Mão triều thiên của ông già, ấy là con cháu; Còn vinh hiển của con cái, ấy là ông cha.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Mão triều thiên của ông_già , ấy_là con_cháu ; Còn vinh_hiển của con_cái , ấy_là ông_cha .
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Starčkom venec so otrok otroci in ponos sinom njih očetje.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Vanhusten kruunu ovat lastenlapset, ja isät ovat lasten kunnia.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Τεκνα τεκνων ειναι ο στεφανος των γεροντων και η δοξα των τεκνων οι πατερες αυτων.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Венец стариков – сыновья сыновей, и слава детей – родители их.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Чада на чада са венец на старците, И бащите са слава на чадата им.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.עטרת זקנים בני בנים ותפארת בנים אבותם׃
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.تاج الشيوخ بنو البنين وفخر البنين آباؤهم.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.子 孫 為 老 人 的 冠 冕 . 父 親 是 兒 女 的 榮 耀
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.子孫為 老人 的 冠冕 . 父親 是 兒 女的 榮耀
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Ainsi firent vos pères, quand je les envoyai de Kadès Barnéa pour examiner le pays.
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Also taten auch eure Väter, da ich sie aussandte von Kades-Barnea, das Land zu schauen;
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Aşa au făcut şi părinţii voştri cînd i-am trimes din Cades-Barnea să iscodească ţara.
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Así hicieron vuestros padres cuando los envié desde Cades-barnea para que reconociesen la tierra
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Assim fizeram vossos pais, quando os mandei de Cades-Barnéia a ver a terra.
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.A ti atyáitok cselekedtek így, mikor elbocsátám õket Kádes-Bárneából, hogy nézzék meg azt a földet;
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Ấy , tổ_phụ các ngươi cũng làm như_vậy khi ở từ Ca-đe-Ba-nê - a , ta sai họ đi do_thám xứ .
Ülkeyi araştırsınlar diye Kadeş-Barneadan gönderdiğim babalarınız da aynı şeyi yaptılar.Ấy, tổ phụ các ngươi cũng làm như vậy khi ở từ Ca-đe-Ba-nê-a, ta sai họ đi do thám xứ.