Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Така и двете лотови дъщери зачнаха от баща си.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.ותהרין שתי בנות לוט מאביהן׃
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.فحبلت ابنتا لوط من ابيهما.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.這 樣 、 羅 得 的 兩 個 女 兒 、 都 從 他 父 親 懷 了 孕
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.這樣 、 羅 得 的 兩個 女兒 、 都 從 他 父親懷了孕
Bu kızların sadece babalarını hayatlarına katmak için bir yönteme ihtiyaçları vardı.Aceste fete aveau nevoie de o cale de a-și invita taţii în viaţa lor conform condiţiilor impuse de ele.
Bu kızların sadece babalarını hayatlarına katmak için bir yönteme ihtiyaçları vardı.Deze meisjes hadden een manier nodig om hun vaders binnen te vragen in hun leven op hun eigen voorwaarden.
Bu kızların sadece babalarını hayatlarına katmak için bir yönteme ihtiyaçları vardı.Estas chicas solo necesitaban un modo de invitar a sus padres a entrar en sus vidas en sus propios términos.
Bu kızların sadece babalarını hayatlarına katmak için bir yönteme ihtiyaçları vardı.Estas raparigas só precisavam de uma maneira de trazer os pais para a sua vida, segundo as suas condições.
Bu kızların sadece babalarını hayatlarına katmak için bir yönteme ihtiyaçları vardı.이 아이들은 단지 자기 방식대로 자신의 아버지를 만날 방법이 필요한 것 뿐입니다.
Bu kızların sadece babalarını hayatlarına katmak için bir yönteme ihtiyaçları vardı.Nämä tytöt tarvitsivat keinon kutsua omat isänsä takaisin elämiinsä omilla ehdoillaan.
Bu kızların sadece babalarını hayatlarına katmak için bir yönteme ihtiyaçları vardı.Ta dekleta so samo potrebovala način, da bi svoje očete povabile v svoje življenje pod svojimi pogoji.
Bu kızların sadece babalarını hayatlarına katmak için bir yönteme ihtiyaçları vardı.Te dziewczynki potrzebowały pomocy, aby zaprosić ojców do swojego życia na własnych warunkach.
Bu kızların sadece babalarını hayatlarına katmak için bir yönteme ihtiyaçları vardı.Tyto dívky prostě jen potřebovaly způsob, jak pozvat jejich otce do svých životů za jejich podmínek.
Bu kızların sadece babalarını hayatlarına katmak için bir yönteme ihtiyaçları vardı.Тази момичета имат нужда да включат бащите си в личния си живот по някакъв начин.
Bu kızların sadece babalarını hayatlarına katmak için bir yönteme ihtiyaçları vardı.Ці дівчата потребували лише способу, як запросити татів до свого життя на власних умовах.
Bu kızların sadece babalarını hayatlarına katmak için bir yönteme ihtiyaçları vardı.Этим девочкам нужен способ привлечь отцов в свою жизнь, но на собственных условиях.
Bu kızların sadece babalarını hayatlarına katmak için bir yönteme ihtiyaçları vardı.הנערות האלה פשוט היו צריכות דרך להזמין את האבות שלהן לתוך החיים שלהן בתנאים שלהן.
Bu kızların sadece babalarını hayatlarına katmak için bir yönteme ihtiyaçları vardı.هؤلاء الفتيات يحتجن طريقة لدعوة آبائهم إلى حياتهم، بالطريقة التي تناسبهم.
Bu kızların sadece babalarını hayatlarına katmak için bir yönteme ihtiyaçları vardı.自分なりのやり方で 父親を受け入れる きっかけが必要だと思ったので こう尋ねました
Bu nedenle babaları belirlememiz gerekiyor.우리는 어느 돌고래가 아빠인지 찾아내야 합니다.
Bu nedenle babaları belirlememiz gerekiyor.לכן עלינו לקבוע מי הם האבות.
Bu nedenle babaları belirlememiz gerekiyor.لذلك يجب علينا تحديد آبائها
Bu nedenle babaları belirlememiz gerekiyor.そこで水中から排泄物を集めて
Buralardaki bir kurumun yöneticisine bu çocukları anne ve babalarından ayırmama konusunda yardım istedim.Dyrektor wielkiego sierocińca poprosił mnie o pomoc w zapobieganiu oddzielania dzieci od rodzin.
Buralardaki bir kurumun yöneticisine bu çocukları anne ve babalarından ayırmama konusunda yardım istedim.저는 어느 큰 보육원의 원장님을 도와 아이들이 가정으로부터 멀어지지 않도록 힘써 달라는 부탁을 받았습니다
Buralardaki bir kurumun yöneticisine bu çocukları anne ve babalarından ayırmama konusunda yardım istedim.Mi s-a cerut să-l ajut pe directorul unei instituţii mari să prevină separarea copiilor de familiile lor.
Buralardaki bir kurumun yöneticisine bu çocukları anne ve babalarından ayırmama konusunda yardım istedim.Ředitel jednoho velkého domova mě požádal, abych mu pomohla zabránit odddělování dětí od rodin.
Buralardaki bir kurumun yöneticisine bu çocukları anne ve babalarından ayırmama konusunda yardım istedim.Директор великого інтернату попросив мене допомогти йому припинити відокремлення дітей від їхніх родин.
Buralardaki bir kurumun yöneticisine bu çocukları anne ve babalarından ayırmama konusunda yardım istedim.Меня попросили помочь директору одного детского дома предотвратить разделение детей и их семей.
Buralardaki bir kurumun yöneticisine bu çocukları anne ve babalarından ayırmama konusunda yardım istedim.התבקשתי לעזור למנהל של מוסד גדול לסייע במניעת הפרדת הילדים ממשפחותיהם.
Buralardaki bir kurumun yöneticisine bu çocukları anne ve babalarından ayırmama konusunda yardım istedim.لقد تم طلب مساعدتي لمدير أحد دور الأيتام الكبيرة لمنع فصل الأطفال عن عوائلهم.
Buralardaki bir kurumun yöneticisine bu çocukları anne ve babalarından ayırmama konusunda yardım istedim.子どもを家族と 別れさせない活動をしました 550人の赤ちゃんを収容する チャウシェスクのモデル孤児院だったので
Bu ülkede doğan oğullarla kızlar ve anne babaları için RAB diyor ki,Akan Kukatakan kepadamu apa yang akan terjadi dengan anak-anak yang lahir di sini dan dengan orang tuanya
Bu ülkede doğan oğullarla kızlar ve anne babaları için RAB diyor ki,이곳에서 생산한 자녀와 이 땅에서 그들을 해산한 어미와 그들을 낳은 아비에 대하여 나 여호와가 이같이 말하노라
Bu ülkede doğan oğullarla kızlar ve anne babaları için RAB diyor ki,כי כה אמר יהוה על הבנים ועל הבנות הילודים במקום הזה ועל אמתם הילדות אותם ועל אבותם המולדים אותם בארץ הזאת׃
Bu ülkede doğan oğullarla kızlar ve anne babaları için RAB diyor ki,因 為 論 到 在 這 地 方 所 生 的 兒 女 、 又 論 到 在 這 國 中 生 養 他 們 的 父 母 、 耶 和 華 如 此 說
Bu ülkede doğan oğullarla kızlar ve anne babaları için RAB diyor ki,因 為論 到 在 這地方 所生 的 兒女 、 又 論到 在 這國 中 生養 他 們 的 父母 、 耶和華 如此 說
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.A gyerekek nem választanak iskolát, csak eljárnak az iskolába, amit a szüleik választanak számukra.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.Anak-anak tidak memilih sekolah mereka mereka bersekolah di tempat yang dipilihkan orang tua mereka.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.As crianças não escolhem uma escola, limitam-se a ir à escola que os pais lhes escolhem.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.Chúng không chọn trường, chúng chỉ đến trường học đã được bố mẹ chọn sẵn cho.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.Copiii nu aleg o şcoală, ei doar se duc la şcoala pe care părinţii au ales-o pentru ei.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.Deti si školu nevyberajú, chodia do tej, ktorú im vybrali rodičia.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.Děti si školu nevybírají, chodí do té, kterou jim vybrali rodiče.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.Dzieci nie wybierają szkoły, chodzą do tej wybranej przez rodziców.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.I bambini non scelgono una scuola, ma semplicemente vanno nella scuola che i genitori scelgono per loro.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.Kinderen kiezen geen school, ze doen het met de school die hun ouders kiezen.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.Kinder suchen sich keine Schule aus, sie gehen einfach auf die Schule, die die Eltern ausgewählt haben
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.아이들은 학교를 선택할 수 없고 단지 부모들이 선택해준 학교를 다녀야 합니다.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.Les enfants ne choisissent pas une école, ils obtiennent seulement l'école choisie par les parents.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.Los chicos no eligen un colegio, sólo van al que sus padres eligen por ellos.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.Τα παιδιά δε διαλέγουν ένα σχολείο, απλά πηγαίνουν στο σχολείο το οποίο οι γονείς διάλεξαν γι'αυτούς.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.Дети не выбирают школу, они просто получают то, что для них выбрали их родители.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.Децата не могат да си избират училище, те просто ходят в училище, което родителите избират за тях.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.Діти не обирають школу, вони просто отримують те, що для них обрали їх батьки.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.ילדים לא בוחרים את ביה"ס, ההורים בוחרים אותו עבורם.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.الأطفال لا يختارون مدارسهم، انهم فقط يحصلون على المدرسة التي أختارها لهم الآباء.
Çocuklar okul seçmezler, sadece anne ve babalarının onlar için seçtiği okula giderler.親が選んだ学校に通うのです これが私の人生の基盤となる時期です
Çünkü babalarımız bizim aynalarımızdır, onlardan yansırız.우리의 아버지들은 우리가 어떤 사람인지를 결정할 때, 그리고