Çoğu erkek çocukları babalarına benzer.Most boys take after their fathers.
İki çocuğun yaşları toplandığında babalarınkine eşit oluyordu.The ages of the two children put together was equivalent to that of their father.
Çocuklar anne ve babalarının onlara söylediklerine inanırlar.Children will believe what their parents tell them.
Çocuklar babalarını hızla ayrılmaya zorladı.The kids urged their father to leave quickly.
Çocuklar anne ve babalarından çok arkadaşlarını taklit ederler.Children imitate their friends rather than their parents.
Şimdi büyük oğullar babalarından oldukça bağımsızlar.The elder sons are now quite independent of their father.
Babaları taksici.Their father is a taxi driver.
Babalarının kasabada büyük bir ayakkabı dükkânı vardı.Their father had a large shoe shop in the town.
Anne babalarından ısrarla para isterler.They importune their parents for money.
Onlar, babalarının ölümünün yasını tuttular.They lamented the death of their father.
Babalarını kurtarmak için acele ettiler.They hurried to their father's rescue.
Çocuklarının anne babaları tarafından eğitilmesi önemlidir.Education by the parents of their children is important.
Genç çift Şükran Günü konuklarının arasına anne babalarını dahil etti.The young couple included their parents among their Thanksgiving guests.
Benim babalarım öldü.My fathers are dead.
Barışta, oğullar babalarını gömerler. savaşta, babalar oğullarını gömerler.In peace, sons bury their fathers. In war, fathers bury their sons.
Ergenler sık sık anne babalarıyla tartışırlar.Teenagers often argue with their parents.
Bebekler, anne ve babalarıyla nasıl iletişim kurarlar?How do babies communicate with their parents?
Onlar babalarının onları affetmesi için dua etti.They prayed that their father would forgive them.
Onların anne ve babaları nişanı kabul etti.Their parents agreed to the engagement.
Çocuklar anne babalarının arasında ne olduğunu bilirler.Children know what happens between their parents.
Tom ve Mary genellikle anne ve babalarından daha sonra eve dönerler.Tom and Mary usually get home later than their parents do.
Oğullar, anne babaları tarafından sevilirler.The sons are loved by the parents.
Ben onların anne ve babalarına hakaret etmiyorum.I'm not insulting their parents.
Kendi babaları için üzüldüler.They grieved for their father.
Onlar hala anne ve babalarıyla beraber yaşıyorlar.They are still living with their parents.
Anne ve babaları onları ayrı tutmaya çalıştılar.Their parents tried to keep them apart.
Biz evlendiğimiz zaman, anne ve babalarımız çoktan vefat etmişti.When we got married, our parents had already passed away.
Öğrencilerimin anne ve babalarını tanıyorum.I know my student's parents.
Sende büyük büyük babalarının resimleri var mı?Do you have any pictures of your great grandparents?
Gençler genellikle anne babaları ile topluluk önünde görülmekten utanırlar.Teenagers are often embarrassed to be seen in public with their parents.
Onların anne ve babaları çiftçiydiler.Their parents were farmers.
Onlar babalarına saygı duyardı.They used to look up to their father.
Anne ve babaların, çocuklarını kitap okumaya teşvik etmeleri gerekir.Parents need to encourage their children to read.
Bütün çocuklar anne babalarıyla kucaklaştı.All the children hugged their parents.
Tom ile Meryem, anne-babalarının rızası olmadan evlendiler.Tom and Mary got married without their parents' consent.
Yaşlı babaları her birine güzel bir at verdi.Their old father gave each of them a fine horse.
Oğulları üzüntülü şekilde babalarını gömdü.The sons sorrowfully buried their father.
Tom ve Mary, babaları ile birlikte Boston'da yaşıyorlar.Tom and Mary live in Boston with their father.
Tom ve Mary, ilişkilerini anne ve babalarından sakladılar.Tom and Mary hid their relationship from their parents.
Tom, babalarının silahıyla erkek kardeşini öldürdü.Tom killed his brother with their father's gun.
Çocuklar anne ve babalarını suçlayamazlar.Children can't blame their parents.
Çocuklar babalarını böyle görmemeliler.The kids shouldn't see their father like this.
Fadıl, Leyla ve Rami'nin hepsi babalarıyla birlikte Kahire'de yaşıyorlar.Fadil, Layla, and Rami all live with their dad in Cairo.
Tom ve Mary babalarıyla Boston'da yaşıyorlar.Tom and Mary live with their dad in Boston.
Leyla babalarının başarısızlığı için kızları cezalandırdı.Layla punished the girls for their father's failure.
Leyla'nın büyükanne ve büyük babaları bir mil uzakta yaşıyordu.Layla's grandparents lived just a mile away.
Babalarım iyi insanlar değildi.My fathers were not good people.
Tom ve Mary ikisi de babalarından korkuyorlar.Tom and Mary are both afraid of their fathers.
Tom ve Mary'nin anne babaları arkadaştır.Tom and Mary's parents are friends.
Çocuklar anne-babalarından çok yaşıtlarını taklit eder.Children imitate their peers rather than their parents.
"Sertab Erener'in babasına ve hepimizin babalarına"."Sertab Erener'in babasına ve hepimizin babalarına".
IEEE onu radyo biliminin babalarından biri olarak isimlendirmiştir.IEEE named him one of the fathers of radio science.
Miyazaki günümüzün bu yaşlarındaki Japon babaları arasında yaygın olduğunu belirtmiştir.Miyazaki considered this to be common among Japanese fathers in this day and age.
Pek evlenmemiş Japonlar gibi, OL'ler genellikle anne-babalarıyla erken yetişkinlik durumunda yaşar.Like many unmarried Japanese, OLs often live with their parents well into early adulthood.
Braunstein ve Amerikalı bilim adamı Esmond Snell "B6 vitamininin babaları" olarak gösterilir.Braunstein and American scientist Esmond Snell have been cited as the "fathers of vitamin B6".
O ve kardeşi babalarından kalan yüklü miras ile çiftliği işletirler.He and his brothers make their way towards the source - a cottage owned by a kindly old woman.
Evlatlar isterlerse babalarının ölümünün ardından üvey anneleriyle evlenebiliyordu.He would also be responsible for unmarried women after the death of their fathers.
Babaları Yaşlı Gratianus'un Britanya ve Afrika'da edindiği mülklerde büyüdüler.They had grown up on estates purchased by their father Gratian the Elder in Africa and Britain.
Babaları kardeş idi.Their fathers were brothers.
Önce 863 yılında gayet isyankar olan büyük kardeşi II. Carloman) babalarına karşı isyan etti.In 863 his rebellious eldest brother Carloman revolted against their father.