baba ile cümle

baba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Peter çok uzun boylu. Babasına çekmiş.Peter's very tall. He takes after his father.
Peter Abd'deki anne babasıyla haftada en az bir kez telefonda konuşur.Peter talks with his parents in the United States on the phone at least once a week.
Oynamak için dışarı çıkabilir miyim, baba?Can I go out to play, Dad?
Babana tutun!Hang onto Daddy!
Seni babama gammazlayacağım.I'll tell Daddy on you.
Baba osurdu.Daddy passed gas.
Nereye gidiyorsun, baba?Where are you going, Dad?
Beni omuzlarında gezdir, baba.Give me a ride on your shoulders, Daddy.
Profesör Hudson babamın arkadaşı.Professor Hudson is my father's friend.
Mızıka onun babasından bir hediye mi?Is the harmonica a present from his father?
Neden Amerikalı anne ve babalar çocuklarını övüyorlar?Why do American parents praise their children?
Tom babasına doğum günü hediyesi göndermekten geri kalmaz.Tom never fails to send a birthday present to his father.
Tom babasına sinemaya gidip gidemeyeceğini sordu.Tom asked his father if he could go to the cinema.
Tom ona Noel Baba'dan gelen mektubu gösterdi.Tom showed her the letter from Santa Claus.
Tom babası tarafından azarlanılacak.Tom will be scolded by his father.
Tom babası kadar uzundur.Tom is as tall as his father.
Tom babası kadar uzun boylu.Tom is as tall as his father.
Thomas'a babasının adı verildi.Thomas was named after his father.
Hangi araba babanınki?Which car is your father's?
Fakat babam bundan hoşlanmayacak.But Dad won't like it.
Ama babamın yapmamı istediğini sanmıyorum.But I don't think Dad would like me to.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede babanı aramalısın.You should call your father as soon as possible.
Az önce babanla karşılaştım.I met your father just now.
Sonunda babasının paylaştığı haberle annesine gitmeye karar verdi.He finally decided to go to his mother with the news his father had shared.
Charlie'nin babası ona bir öğretmen olmasını tavsiye etti.Charlie's father advised him to become a teacher.
Çoğu erkek çocukları babalarına benzer.Most boys take after their fathers.
Anne babanı böyle saçma bir şeyle rahatsız etme.Don't bother your parents with such a trivial thing.
Onlar benim büyük babamın kitaplarıdır.They are my grandfather's books.
Hikaye bana babamı hatırlattı.The story reminded me of my father.
Hikaye babadan oğula miras kaldı.The story was handed down from father to son.
Küçük çocuk babasının omuzlarına oturdu.The little boy sat on his father's shoulders.
Baba ve oğlu birbirine çok benziyordu.The father and his son were very alike.
Toprak babadan oğula geçti.The land descended from father to son.
Oğlan babasının yanına yürüdü.The boy trotted to his father's side.
Üniversite yirmi yıl önce onun babası tarafından kuruldu.The university was founded by his father twenty years ago.
Bebeğe büyük babasının anısına hürmeten Alfred adı verildi.The baby was named Alfred after his grandfather.
Politikacı öldüğünde, herkes oğulun babasının izinden gideceğini umuyordu.When the politician died, everybody hoped the son would follow in his father's footsteps.
Çocuk babasına bakmaktadır.The boy takes after his father.
Babası onu kurtarmaya geldiğinde çocuk boğulmak üzereydi.The boy was on the point of drowning when his father came to his rescue.
Küçük kız babasının koluna sarıldı.The little girl clung to her father's arm.
Kız hâlâ Noel Baba'ya inanmaktadır.The girl still believes in Santa Claus.
Kız babasını yanağından öptü.The girl kissed her father on the cheek.
Küçük çocuk babasının kollarında kendini güvende hissetti.The little boy felt secure in his father's arms.
Küçük çocuk babası tarafından kendisine verilen parayı kaybetti.The little boy has lost the money given to him by his father.
Kız, babasından ona kitabı okumasını istedi.The girl asked her father to read the book to her.
O, o hafta babasına yazamadı.He failed to write to his father that week.
Araba baban tarafından yıkandı mı?Was the car washed by your father?
O zamana kadar babam hiç yurt dışında bulunmadı.My father had never been abroad until then.
O çocuk babasına benziyor.That child resembles his father.
O babası kadar uzundur.He is as tall as his father.
Çocuk, babasının öldüğünü kavrayabilecek durumda değildi.The child was incapable of understanding his father's death.
Babasıyla parka gitme konusunda ısrar ediyor.He insists on going to the park with his father.
Noel babayı gördüğünde çocuğun yüzü parladı.The child's face glowed when he saw Santa Claus.
Konuyu babamla tartışacağım.I'll talk the matter over with my father.
Ev babam tarafından boyanıyordu.The house was being painted by my father.
Çit babam tarafından boyandı.The fence was painted by my father.
Sonra annem ve babamın beni gerçekten sevdiğini hissettim.Then I felt that my parents really loved me.
O, bana babamı hatırlatıyor.That reminds me of my father.
Şimdi bundan söz ettin, ben çocukken annem ve babamla buraya geldiğimi hatırlıyorum.Now you've mentioned it, I remember coming here with my parents when I was a child.
Anne babanla hemen temasa geçmen iyi olur.You had better get in touch with your parents at once.

İlgili Sayfalar