Babam erken kalkar.My father gets up early.
Dürüst olmak gerekirse, ben senin baban değilim.Being honest, I'm not your father.
O, babasının Birleşik Devletlerde yazdığı Çince kitapları okumaktan hoşlanır.He likes to read the Chinese books his father wrote in the United States.
Babasının ABD'de yazdığı Çince kitapları okumaktan hoşlanır.He likes to read the Chinese books his father wrote in the U.S.
Annem ve babam çok sinirlidir.Mom and Dad are very nervous.
Babam sonunda uzlaştı.My father finally compromised.
Bay Wood Tony'ye bir baba gibiydi.Mr. Wood was like a father to Tony.
Tom bir aile babası.Tom is a family man.
Bu, babamın ilk mektubu.That is my father's first letter.
O, babamın ilk mektubu.That is my father's first letter.
Babana yardım etmelisin.You should help your father.
Babası hayatını bilime adamıştı.His father dedicated his life to science.
Halam, babamın kız kardeşidir.My aunt is my father's sister.
Onun ebeveynleri boşandığı için kızın babasıyla küçük bir teması vardı.Because her parents got divorced, the girl had little contact with her father.
Anne-babası boşandıklarından dolayı kız babasıyla pek bir temas kurmadı.Because her parents got divorced, the girl had hardly any contact with her father.
O, babamın öğrettiği bir öğrencidir.That's a student my father teaches.
Benim için babana selam söyle.Say hi to your father for me.
Bir çocukken, Noel Baba'ya inanırdım.When I was a child, I believed in Santa Claus.
Babam beni şımartır.My father spoils me.
Babam yemek pişirme yarışmasına katıldı ve birinci geldi.My father participated in a cooking contest and came in first.
Tom'un babası çok otoriter.Tom's father is very strict.
Mary hala anne babasıyla evde yaşıyor.Mary is still living at home with her parents.
Babam mutfakta mı?Is dad in the kitchen?
Tom'un babası üniversite hocası.Tom's dad is a university professor.
Tom benim büyük babam.Tom is my grandfather.
Annem ve babam benim oğlanlarla flört etmeme izin vermez.My parents won't let me go out with boys.
Annem ve babam benim oğlanlarla çıkmama izin vermez.My parents won't let me go out with boys.
Tom babasıyla yeniden bir araya geldi.Tom was reunited with his father.
Babam Çin'e gitti. O şimdi burada değil.My father has gone to China. He isn't here now.
Babam burada çalışıyor.My father works here.
Başın belaya girerse ben yardım ederim, babam da eder.If you run into trouble, I'll help, and so will my father.
Babam konsere gitmemi istedi.My father asked me to go to the concert.
Barışta, oğullar babalarını gömerler. savaşta, babalar oğullarını gömerler.In peace, sons bury their fathers. In war, fathers bury their sons.
Babam hiç likör içmez.My father doesn't drink liquor.
Büyüyünce aynı babam gibi olmak istiyorum.When I grow up I want to be just like my Dad.
Tom'un babası çok sıkıdır.Tom's dad is very strict.
O bir kitap aldı ve onu babasına verdi.He bought a book and gave it to his father.
Tom babası tarafından dövüldü.Tom was beaten by his father.
Babanı seviyorsun, değil mi?You love your father, right?
Tom'un babası onu evlatlıktan reddetti.Tom's father disowned him.
Babam cüzdanını kaybettiği için bütün gün üzgündü.My father was sad for the whole day as he had lost his wallet.
Babam bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesine teslim edildi.My father was committed to a psychiatric hospital.
Babamın 30 yıl boyunca tuttuğu bir günlük buldum.I found a diary my father kept for thirty years.
Tom Mary için bir baba gibiydi.Tom was like a father to Mary.
Tom'un Mary'nin babasının kim olduğu konusunda hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea who Mary's father was.
Ergenler sık sık anne babalarıyla tartışırlar.Teenagers often argue with their parents.
Tom babasının gerçek babası olmadığını öğrendi.Tom found out his dad wasn't his real dad.
Mary Tom'un, onun gerçek babası olmadığını bilir.Mary knows that Tom isn't her real father.
Tom'un anne ve babası hakkında herhangi bir şey biliyor musun?Do you know anything about Tom's parents?
Babam her gün oraya sürmemi istemiyor, o yüzden kiramı ödüyor.My dad doesn't want me driving there everyday, so he's paying my rent.
Babam parkta yürüyüş yapıyor.Dad is taking a walk in the park.
Ben gençken, babam beni okula götürürdü.When I was young, my father used to take me to school.
Annem ve babam sağlıklı.My parents are healthy.
Anne ve babamı görmek isterdim.I'd like to see my parents.
Babam Çince karakterleri yazıyor.Daddy is writing Chinese characters.
Anne ve babasını bir daha hiç görmedi.He never saw his parents again.
Tom babasının arabasını çaldı.Tom stole his father's car.
O, babamı memnun edecek.That will please my father.
O, babamı hoşnut edecek.That will please my father.
Bu babamın hoşuna gidecek.That will please my father.