Ana içeriğe geç
Sözlük

ba ile cümle

ba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bana hemen yanıt yazması inceliktir.It is polite of her to write me back at once.
Derhal başlamaya niyet ettim.I intended to start at once.
Hemen başlamazsan geç kalırsın.If you don't start at once, you will be late.
Biz, yakında çalışmaya başlayacağız.We'll begin work soon.
Derhal işimize başlayalım.Let's begin our work at once.
Yanı başımda güzel bir kız buldum.I found at my elbow a pretty girl.
Anne babanla hemen temasa geçmen iyi olur.You had better get in touch with your parents at once.
Lütfen kısa sürede bana bir cevap yaz.Please write me a reply soon.
Lütfen bana kısa sürede bir cevap yaz.Please write me a reply soon.
Kısa sürede yeni adresini bana bildirdiğinden emin ol.Please be sure to let me know your new address soon.
Derhal başlaması gerektiği aklına geldi.It occurred to him that he should start at once.
Derhal başlayalım.Let's start right away.
Hemen başlayalım.Let's start right away.
Derhal başla, yoksa otobüsü kaçıracaksın.Start at once, or you will miss the bus.
Derhal başla, ve zamanında orada olacaksın.Start at once, and you will be in time.
Derhal başla, yoksa geç kalacaksın.Start at once, or you will be late.
Derhal başlamak zorunda kalacaksın.You'll have to start at once.
Derhal başlamalı mıyım?Must I start at once?
Derhal başlamanın bir sakıncası yok.You may as well start at once.
Derhal başlamak için sabırsızlanıyorlar.They are champing to start at once.
Derhal başlamamda bir sakınca yok.I may as well start at once.
Derhal başlayalım; zaten geç oldu.Let's start at once; it's already late.
Derhal başla, ve zamanında derste olacaksın.Start at once, and you'll be in time for class.
Derhal başla, ve otobüse yetişeceksin.Start at once, and you will catch the bus.
Derhal buna bakmamız gerek.We need to take care of this immediately.
Yakında kendi başına yaşamaya alışacaksın.Soon you'll get used to living by yourself.
Yakında sorunla başa çıkabilirsin.You can get over the handicap soon.
Derhal bana birini gönder.Send me somebody right away.
Konuşmanızı bir dakika içerisinde bağlayacağım.I'll put your call through in a minute.
O, hiçbir zaman senin baş ağrını tedavi etmeyecek.It will cure you of your headache in no time.
Lütfen bana o eteği gösterir misin?Would you please show me that skirt?
Bavulu yalnız taşıyabilir misiniz?Can you manage to carry the suitcase by yourself?
Bavulunuzu odanıza götüreceğim.I'll take your suitcase to your room.
Valiz kirli çamaşırlardan başka bir şey içermiyordu.The suitcase contained nothing but dirty clothes.
Susie bazen babasının ofisini ziyaret eder.Susie sometimes visits her father's office.
Susan babasının ayakkabılarını parlattı.Susan shined her father's shoes.
İsviçre'den bahsetmişken, hiç ilk baharda oraya gittin mi?Speaking of Switzerland, have you ever been there in spring?
Bir bardak beyaz şarap alabilir miyim?Could I have a glass of white wine?
İnsanlara bakmayın.Don't stare at people.
Silvia'nın onu övmeyen sert bir babası vardı.Silvia had a stern father who never praised her.
John kişisel olarak ticarete başladı.John began trade personally.
John bana kafamdan vurdu.John hit me on the head.
John bana küfretti.John called me names.
John, başım derde girdiğinde bana destek olurdu.John used to stand by me whenever I was in trouble.
John oturdu pencereden dışarı baktı.John sat looking out of the window.
John ailesinden tamamen bağımsız olmak istedi.John wanted to be completely independent of his family.
John bana Almanca yazılmış bir mektup gönderdi.John sent me a letter written in German.
John resme baktı.John stared at the picture.
John babasının şirkette başarılı olacağından emin.John is sure to succeed his father in the company.
John iyi bir koca ve baba olur.John will make a good husband and father.
John toplantı için düzenlemelere bakıyor.John is seeing to the arrangements for the meeting.
John'un anne babası onun güvende olduğunu duydukları için rahatlamış görünüyorlardı.John's parents seemed relieved to hear that he was safe.
John'un babası biraz Fransızca bilgisine sahiptir.John's father has some knowledge of French.
John'a göre, banka saat üçte kapatır.According to John, the bank closes at 3 p.m.
Gazetede John'dan bahsediliyordu.John was mentioned in the paper.
John'un babasının bir kalp krizinden dolayı öldüğünü biliyor musun?Do you know John's father died of a heart attack?
John'un babasının bir kalp krizinden dolayı öldüğünü biliyor musunuz?Do you know John's father died of a heart attack?
John'un başına geleni duydun mu?Did you hear what happened to John?
Lütfen bana John'u dokuzda aramamı hatırlat.Please remind me to call John at nine.
Bay Johnson'ı size tanıtabilir miyim?May I present Mr Johnson to you?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod