Ana içeriğe geç
Sözlük

ba ile cümle

ba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Gemi denizin dibine battı.The ship went down to the bottom of the sea.
Gemi bir Amerikan bayrağı dalgalandırıyordu.The ship was flying the American flag.
Bu geminin batmış olduğu açıktır.It is clear that the ship sank.
Savaş Japonların nükleer silahlara bakış şeklini değiştirdi.The war affected the way the Japanese view nuclear weapons.
Bu nehirde çok balık var.There are plenty of fish in this river.
Öğretmen mezunlardan bazıları ile konuşmaktan zevk aldı.The teacher enjoyed talking with some of the graduates.
Bebek ağlamaktan başka bir şey yapmadı.The baby did nothing but cry.
Bebeğe büyük babasının anısına hürmeten Alfred adı verildi.The baby was named Alfred after his grandfather.
Dün gece bebek ağlamaktan başka bir şey yapmadı.The baby did nothing but cry all last night.
O bebek ağlamaktan başka bir şey yapmaz.That baby does nothing but cry.
Bebek emeklemeye başladı.The baby began to crawl.
Bebek bazı oyuncaklar ile oynuyor.The baby is playing with some toys.
Bebeğe büyükannesi tarafından bakıldı.The baby was taken care of by its grandmother.
Ses bana annemi hatırlattı.The voice reminded me of my mother.
Öğrencilerden bazıları resim yapmaktan hoşlanırlar.Some of the students like to draw pictures.
Öğrencilerden bazıları tenis oynadı ve diğerleri voleybol oynadı.Some of the students played tennis, and the others played volleyball.
Politikacı öldüğünde, herkes oğulun babasının izinden gideceğini umuyordu.When the politician died, everybody hoped the son would follow in his father's footsteps.
Politikanın bir başarısızlık olduğuna karar vermeliyiz.We have to conclude that the policy is a failure.
Onlar da başkalarına adil olmalıdır.They should also be fair to others.
Adam çabaları sayesinde işi başarmış olmalı.The man must have succeeded in business by virtue of his efforts.
Adam ölüden başka bir şey değil.The man is all but dead.
Başkalarını arkalarından kötülememelisiniz.You ought not to speak ill of others behind their backs.
Adam ayağa kalktı ve şarkı söylemeye başladı.The man stood up and began to sing.
Teklifi kabul etmekten başka seçeneğim yoktu.I had no choice but to accept the offer.
Kâğıttan kaydım ve bacağımı incittim.I slipped on the paper and hurt my leg.
Yeni çift balayında Hawaii'ye gitti.The new couple have gone off to Hawaii on their honeymoon.
Yeni film büyük bir başarıydı.The new movie was a big hit.
Yeni tünel İngiltere ve Fransa'yı bağlayacak.The new tunnel will link Britain and France.
Altı kişi işe başvurdu ama onlardan hiçbiri işe alınmadı.Six people applied for the job, but none of them were employed.
Koloni bağımsızlığını ilan etti ve bir cumhuriyet oldu.The colony declared independence and became a republic.
Koloni bağımsızlık ilan etti.The colony declared independence.
Sömürge şimdiye kadar bağımsızlık ilan etmedi.The colony has not declared independence as yet.
Bazı bilgiler çok önemlidir.Some of the information is very important.
Fil, hayvanat bahçesine getirildi.The elephant was brought to the zoo.
O portre bana uzun süre önce tanıdığım birini hatırlatıyor.That portrait reminds me of someone I knew a long time ago.
Bakanlık iç işlerini yönetir.The ministry administers the internal affairs.
Bataklıkta birçok balıkçıl yaşar.Lots of herons live in the marsh.
Çocuk okumayı beceriyormuş gibi yapıyordu, ama kitabı baş aşağı tutuyordu.The boy pretended he could read, but he was holding the book upside down.
Çocuk babasına bakmaktadır.The boy takes after his father.
Çocuk gürültü yapmaya başladı.The boy began to make noise.
Çocuk pencereden baktı.The boy peeped in at the window.
Çocuk yardım için bağırdı.The boy screamed for help.
Oğlan bayıldı, ama yüzüne su attığımızda kendine geldi.The boy fainted, but he came to when we threw water on his face.
Çocuk kasten ayağıma bastı.The boy stepped on my foot on purpose.
Çocuk bana niçin ağladığını söyledi.The boy told me why he was crying.
Babası onu kurtarmaya geldiğinde çocuk boğulmak üzereydi.The boy was on the point of drowning when his father came to his rescue.
Genç kaçmaya yeltendi ama başaramadı.The boy attempted an escape, but failed.
Kız, ebeveynlerine Tokyo'daki üniversite hayatından bahsetti.The girl talked to her parents about her college life in Tokyo.
Küçük kız babasının koluna sarıldı.The little girl clung to her father's arm.
Küçük kız büyükannesinin bakımına bırakıldı.The little girl was left in her grandmother's care.
Kız oyuncak bebeğe dik dik bakıyordu.The girl was gazing at the doll.
Kız bana müzeye giden yolu gösterecek kadar nazikti.The girl was kind enough to show me the way to the museum.
Kız bana gülümsedi.The girl smiled at me.
Kız bana karşı cana yakın.The girl is friendly to me.
Kız ağlamaktan başka bir şey yapmadı.The girl did nothing but cry.
Kız ağlamaktan başka bir şey yapmıyor.The girl did nothing but cry.
Kız bayıldı, fakat biz onun yüzüne su döktüğümüzde o kendine geldi.The girl fainted, but she came to when we threw water on her face.
Kız hâlâ Noel Baba'ya inanmaktadır.The girl still believes in Santa Claus.
Kız babasını yanağından öptü.The girl kissed her father on the cheek.
Kızın ismi bana mutlu okul günlerimi anımsatıyor.The girl's name reminds me of my happy school days.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod