Transistör'ün icadı yeni bir çağ başlattı.The invention of the transistor introduced a new era.
Bagajın kilitli mi?Is your trunk locked?
Tomoko neredeyse ağlamaya başladı.Tomoko almost started to cry.
Nihayet, o, sınavı geçmeyi başardı.After all, he succeeded in passing the exam.
Tom'dan başka hiç kimse onun adresini bilmez.No one knows his address but Tom.
Tom'dan başka hiç kimse raporu teslim etmedi.No one but Tom handed in the report.
Tom çoğu zaman sözünü tutmayı başaramaz.Tom often fails to keep his word.
Tom kitabı bir kenara koydu ve yukarı baktı.Tom laid the book aside and looked up.
Tom babasına doğum günü hediyesi göndermekten geri kalmaz.Tom never fails to send a birthday present to his father.
Tom babasına sinemaya gidip gidemeyeceğini sordu.Tom asked his father if he could go to the cinema.
Tom ona Noel Baba'dan gelen mektubu gösterdi.Tom showed her the letter from Santa Claus.
Tom babası tarafından azarlanılacak.Tom will be scolded by his father.
Tom hediye için bana teşekkür etti.Tom thanked me for the gift.
Tom bize başının ağrıdığını söyledi.Tom told us that he had a headache.
Tom uzun adama kuşkuyla baktı.Tom looked at the tall man suspiciously.
Tom ipi uçurtmaya bağladı.Tom attached the string to the kite.
Tom tembel bir çocuk değildir, İşin aslına bakarsanız, o çok çalışır.Tom is not a lazy boy. As a matter of fact, he works hard.
Tom kuşlara iyi bakar.Tom takes good care of the birds.
Tom yeni başladı fakat çabuk anlıyor.Tom's a beginner, but he catches on fast.
Tom bazen müşterilerinden fahiş fiyat ister.Tom sometimes rips off his customers.
Tom bazen müşterilerini dolandırır.Tom sometimes rips off his customers.
Tom bana bir kuş kafesi yaptı.Tom made me a birdcage.
Tom bana tanıdığım bir çocuğu hatırlatıyor.Tom reminds me of a boy I used to know.
Tom parayı bana ödünç vermeyi önerdi.Tom offered to lend me the money.
Tom bana bir dolma kalem verdi.Tom gave me a pen.
Tom bana kazadan bahsetmedi.Tom didn't mention the accident to me.
Ne zaman başım derde girse Tom yanımda olur.Tom stands by me whenever I am in trouble.
Tom çok çalıştı ama sınavda başarısız oldu.Tom worked hard only to fail the exam.
Tom çoğunlukla nehirde balık tutmaya gider.Tom often goes fishing in the river.
Tom artık başıboş bir çocuk değil.Tom is not an idle boy any longer.
Tom daha iyi ödeme yapan bir işe başvurmayı düşünüyor.Tom is thinking about applying for a better-paying job.
Tom, Bayan White'a gerçeği söylemeye cesaret edemedi.Tom dares not tell Mrs. White the truth.
Tom testte bazı hatalar yaptı.Tom made some mistakes in the test.
Tom başvuru formunu doldurdu.Tom filled out the application form.
Tom arabaya yakından bakmak için durdu.Tom stopped to take a close look at the car.
Tom işe başvurdu.Tom applied for the job.
Tom bir bilgisayar şirketindeki bir iş için başvuracak.Tom is going to apply for a job with a computer company.
Tom bu işi yalnız başına yapabilir.Tom can do this work alone.
Tom bu günlerde başarılı.Tom is riding high these days.
Tom babası kadar uzundur.Tom is as tall as his father.
Tom babası kadar uzun boylu.Tom is as tall as his father.
Tom baş aşağı yavaş yavaş yürüyordu.Tom was walking slowly with his head down.
Tom sınavdaki başarısızlığını hastalığa bağladı.Tom attributed his failure in the exam to illness.
Tom'un arkadaşları ona Bay Para Çantaları derdi.Tom's friends called him Mr Money Bags.
Tom ve Bill birbirlerinden bağımsız olarak karara vardılar.Tom and Bill arrived at the conclusion independently of each other.
Tom ve Jane tartıştılar fakat ertesi sabah barıştılar.Tom and Jane quarreled, but they made up the next morning.
O, Tom'dan başkası değil.It's none other than Tom!
Tom bana bir taksi buldu.Tom found me a taxi.
Bana pasaportunu ver, Tom. Onu kasamda saklayacağım.Give me your passport, Tom. I'll keep it in my safe.
Bayan Thomas bize tarih öğretiyor.Miss Thomas teaches us history.
Thomas'a babasının adı verildi.Thomas was named after his father.
Her kız balerin olamaz.Every girl cannot be a ballerina.
Hangi sözlüğe baktın?Which dictionary did you refer to?
Hangi işe başvuracağıma karar vermedim.I haven't decided which job to apply for.
Her evin bir bahçesi vardı.Every house had a garden.
Toplantı ne kadar yakında başlayacak?How soon will the meeting begin?
Bu sorunla nasıl baş edeceğiz?How shall we deal with this problem?
Hangi butona basacağımı bilmiyorum.I don't know which button to push.
Şehir merkezine hangi tren veya otobüs gidiyor bana söyleyebilir misiniz?Could you tell me which bus or train goes to the center of the town?
Yine de başlayalım.Let's get started anyway.