Rima, imparatoru baştan çıkarmak istiyordu.Rima wanted to seduce the emperor.
Evinde bulunduğu kadın onu baştan çıkarmak istedi, kapıları kitledi ve: "Tümüyle sana aidim," dedi.But she in whose house he resided wished to seduce him and, closing the doors, said: "Come into me.
Dedi ki: "Aslında senin karın beni baştan çıkarmak istedi."(Joseph) said: "It was she who wanted to seduce me."
Onu baştan çıkarmak istedim, ancak (iffetini) koruyup beni reddetti.I did desire his person, but he preserved himself from sin.
(Kral kadınlara:) "Yusuf'u baştan çıkarmak isterken durumunuz neydi?"The king asked the women: "What was the affair of seducing Joseph?"
Ardından arzu ettikleri kişileri baştan çıkarmak ve elde etmek için planlar yaparlar.Then they make plans to entice and obtain the objects of their desire.
Hera, Zeus'u baştan çıkarmak için Afrodit'in kuşağı olan cestus'u ödünç alır.Hera borrows Aphrodite's girdle, the cestus, in order to seduce Zeus.
Baştan çıkarmak ikna etmektir.Si decir es seducir.
Baştan çıkarmak ikna etmektir.Им свойственна потребность подражать.
Baştan çıkarmak ikna etmektir.Ela sabe provocar.
Baştan çıkarmak ikna etmektir.Jag försöker föra mening.
Baştan çıkarmak, kendine saygının bir biçimidir.Піклування про себе сприймає як належне.
Baştan çıkarmak, kendine saygının bir biçimidir.Å kjenne seg selv er en dyd.
Baştan çıkarmak, kendine saygının bir biçimidir.자신을 객관화하는 것은 자아존중감을 갖는 첫 단추이다.
Baştan çıkarmak, kendine saygının bir biçimidir.Neatsargumas – kaltės forma.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Allettando le persone con una carota più dolce o minacciandole con un bastone più appuntito.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Atraer a las personas con una zanahoria más dulce, o amenazarlas con un palo afilado.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Cám dỗ con người với một củ cà rốt ngọt, hoặc dọa nạt họ với một cây gậy sắc bén.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.D'attirer les gens avec des carottes plus douces ou de les menacer avec un bâton plus pointu.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.De a stimula oamenii cu o recompensă mai dulce, sau de a-i ameninţa cu o pedeapsă mai aspră.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Ha nem csábítgatjuk az embereket édesebb mézesmadzaggal, vagy nem fenyegetjük őket élesebb ostorral.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.혹은 더 가혹한 처벌로 위협하는 등의 잘못된 결정을 하지 않아야 합니다.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Memikat orang dengan permen yang lebih manis. atau mengancam dengan cambuk yang lebih besar.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Om mensen te lokken met een grotere beloning, of te bedreigen met een hardere straf.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Seduzir pessoas com uma cenoura mais doce, ou ameaçá-las com um chicote mais rijo.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Vábit lidi na ještě sladší cukr, nebo vyhrožovat jim ještě tvrdším bičem.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Vábiť ľudí na ešte sladší cukor, alebo vyhrážať sa im ešte hrubším bičom.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Να δελεάζουμε τους εργαζόμενους με πιο μυρωδάτα καρότα, ή να τους απειλούμε με πιο μυτερά ραβδιά.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.А саме, заохочувати людей солодшим пряником або погрожувати більшим батогом.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Да примамваме хората с по-сладък морков, или да ги заплашваме с по-дебела тояга.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Привлекать пряником послаще - не решение, угрожать кнутом подлиннее - не решение.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.הפתרון אינו לעשות עוד מהדברים השגויים. לתת לאנשים תמריצים עם גזר מתוק יותר, או לאיים עליהם עם מקל חד יותר.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.كإغراء الناس بجزرة أكثر حلاوة، أو تهديدهم بعصى أغلظ.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.より鋭いムチで脅すのはやめることです まったく新しいアプローチが必要なのです