Ana içeriğe geç
Sözlük

baştan çıkarma ile cümle

baştan çıkarma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Baştan çıkarmaya karşı dayanıklıdır.He is proof against temptation.
Rima, imparatoru baştan çıkarmak istiyordu.Rima wanted to seduce the emperor.
Astarte cinsel baştan çıkarma ya da idealize görüntü olarak yorumlanabilir.Astarte may represent a sexual temptress or a vision of the ideal.
Ayrıca Jon'a birkaç baştan çıkarma girişiminde bulunsa da Jon yeminini tekrar eder.Ben then asks Jon if he will play again.
Güzellik ve baştan çıkarma doğanın hayatta kalma aracıdır, çünkü biz aşık olduğumuz şeyi koruruz.Beauty and seduction is nature's tools for survival, because we protect what we fall in love with.
Ondan kurtulmam için Viktor'u baştan çıkarmam gerekebilir.I may have to seduce Viktor to get rid of him.
Onu baştan çıkarmamı istedi.She wanted me to seduce him.
Evinde bulunduğu kadın onu baştan çıkarmak istedi, kapıları kitledi ve: "Tümüyle sana aidim," dedi.But she in whose house he resided wished to seduce him and, closing the doors, said: "Come into me.
Dedi ki: "Aslında senin karın beni baştan çıkarmak istedi."(Joseph) said: "It was she who wanted to seduce me."
Onu baştan çıkarmak istedim, ancak (iffetini) koruyup beni reddetti.I did desire his person, but he preserved himself from sin.
(Kral kadınlara:) "Yusuf'u baştan çıkarmak isterken durumunuz neydi?"The king asked the women: "What was the affair of seducing Joseph?"
Ives, United Farmers Başbakanı John Brownlee'nin skandallı baştan çıkarma davasına başkanlık etti.Ives presided over the scandalous seduction trial of United Farmers Premier John Brownlee.
Geri döndüklerinde Cornelia, Godfrey'i baştan çıkarma niyetinde olduğunu ima eder.When they return, however, Cornelia implies that she intends to seduce Godfrey.
Eckstein ayrıca Freud'un baştan çıkarma teorisiyle de ilişkilidir.Eckstein is also associated with Freud's seduction theory.
Ardından arzu ettikleri kişileri baştan çıkarmak ve elde etmek için planlar yaparlar.Then they make plans to entice and obtain the objects of their desire.
Hera, Zeus'u baştan çıkarmak için Afrodit'in kuşağı olan cestus'u ödünç alır.Hera borrows Aphrodite's girdle, the cestus, in order to seduce Zeus.
Baştan çıkarmak ikna etmektir.Si decir es seducir.
Baştan çıkarmak ikna etmektir.Им свойственна потребность подражать.
Baştan çıkarma sanatının kökenleri çok eskilere dayanır.يعتقد بأن أصل البناء طولوني.
Baştan çıkarmak ikna etmektir.Ela sabe provocar.
Burada bir baştan çıkarma olayı betimlenmiştir.Premissas de um Debate.
Ayrıca Jon'a birkaç baştan çıkarma girişiminde bulunsa da Jon yeminini tekrar eder.Bang dat hij vergeten zal worden probeert hij Jon te waarschuwen.
Baştan çıkarmak ikna etmektir.Jag försöker föra mening.
Baştan çıkarmak, kendine saygının bir biçimidir.Піклування про себе сприймає як належне.
Astarte cinsel baştan çıkarma ya da idealize görüntü olarak yorumlanabilir.Astarte ar putea reprezenta tentația sexuală sau o viziune a idealului.
Burada bir baştan çıkarma olayı betimlenmiştir.Itt pedig kérdőre vonja Üstököst.
Baştan çıkarma sanatının kökenleri çok eskilere dayanır.Το ορόσημον της τέχνης μετακινήθη αρκετά προς τα εμπρός!
Baştan çıkarmak, kendine saygının bir biçimidir.Å kjenne seg selv er en dyd.
Baştan çıkarmak, kendine saygının bir biçimidir.자신을 객관화하는 것은 자아존중감을 갖는 첫 단추이다.
Baştan çıkarmak, kendine saygının bir biçimidir.Neatsargumas – kaltės forma.
Babamın mükemmel bir numarası. Ondan kurtulmam için Viktor'u baştan çıkarmam gerekebilir.Jag måste kanske förföra Viktor för att sätta honom ur spel.
Güzellik ve baştan çıkarma doğanın hayatta kalma aracıdır, çünkü biz aşık olduğumuz şeyi koruruz.우리는 우리가 사랑하는 것을 보호하기 때문에, 아름다움과 유혹은 자연의 생존 수단입니다.
Güzellik ve baştan çıkarma doğanın hayatta kalma aracıdır, çünkü biz aşık olduğumuz şeyi koruruz.Krása a svádění pomáhá přírodě přežít, protože chráníme to, co milujeme.
Güzellik ve baştan çıkarma doğanın hayatta kalma aracıdır, çünkü biz aşık olduğumuz şeyi koruruz.Lepota in zapeljevanje sta orodji preživetja za naravo, ker ščitimo, v kar se zaljubimo.
Güzellik ve baştan çıkarma doğanın hayatta kalma aracıdır, çünkü biz aşık olduğumuz şeyi koruruz.Nieodparty urok natury pomaga jej przetrwać, bo chronimy to, co nas zachwyca.
Güzellik ve baştan çıkarma doğanın hayatta kalma aracıdır, çünkü biz aşık olduğumuz şeyi koruruz.Schoonheid en verleiding zijn de overlevingsmethoden van de natuur, want we beschermen wat we liefhebben.
Güzellik ve baştan çıkarma doğanın hayatta kalma aracıdır, çünkü biz aşık olduğumuz şeyi koruruz.Skønhed og forførelse er naturens måde at overleve på, fordi vi beskytter hvad vi forelsker os i.
Güzellik ve baştan çıkarma doğanın hayatta kalma aracıdır, çünkü biz aşık olduğumuz şeyi koruruz.Skönhet och förförelse är naturens överlevnadsknep, för vi skyddar det vi förälskar oss i.
Güzellik ve baştan çıkarma doğanın hayatta kalma aracıdır, çünkü biz aşık olduğumuz şeyi koruruz.Vẻ đẹp và sự quyến rũ chính là vũ khí sinh tồn của tự nhiên. Bởi vì chúng ta bảo vệ những gì mà mình yêu mến.
Güzellik ve baştan çıkarma doğanın hayatta kalma aracıdır, çünkü biz aşık olduğumuz şeyi koruruz.Краса та принада - ось природна зброя для виживання, адже ми захищаємо те, що любимо.
Güzellik ve baştan çıkarma doğanın hayatta kalma aracıdır, çünkü biz aşık olduğumuz şeyi koruruz.Красота и искушение — инструменты, созданные природой для выживания. Ведь мы защищаем то, во что мы влюблены.
Güzellik ve baştan çıkarma doğanın hayatta kalma aracıdır, çünkü biz aşık olduğumuz şeyi koruruz.היופי והפיתוי הם כלי ההישרדות של הטבע, כי אנו מגינים על מה שאנו מתאהבים בו.
Güzellik ve baştan çıkarma doğanın hayatta kalma aracıdır, çünkü biz aşık olduğumuz şeyi koruruz.الجمال و الإغراء هي أدوات الطبيعة للبقاء, لأننا نحمي الأشياء التي نقع في حبها.
Güzellik ve baştan çıkarma doğanın hayatta kalma aracıdır, çünkü biz aşık olduğumuz şeyi koruruz.なぜなら私たちは 愛するものを守るからです それは私たちの心を開いて
Güzellik ve baştan çıkarma, inanıyorum ki, doğanın hayatta kalma aracı, çünkü aşık olduğumuz şeyi koruyacağız.Azt hiszem, a szépség és a csábítás a természet eszköze a túléléshez, hiszen megvédjük, amibe beleszeretünk.
Güzellik ve baştan çıkarma, inanıyorum ki, doğanın hayatta kalma aracı, çünkü aşık olduğumuz şeyi koruyacağız.저는 아름다움과 매력이 생존을 위한 자연의 수단이라고 믿고 있습니다. 우리는 사랑하는 대상을 보호할 것이기 때문입니다.
Güzellik ve baştan çıkarma, inanıyorum ki, doğanın hayatta kalma aracı, çünkü aşık olduğumuz şeyi koruyacağız.Krása a pôvab sú podľa mňa nástroje prírody na prežitie, pretože vždy chránime to, čo si zamilujeme.
Güzellik ve baştan çıkarma, inanıyorum ki, doğanın hayatta kalma aracı, çünkü aşık olduğumuz şeyi koruyacağız.Myślę, że piękno i uwodzenie są narzędziami przetrwania dla natury bo chronimy wszystko, w czym się zakochamy.
Güzellik ve baştan çıkarma, inanıyorum ki, doğanın hayatta kalma aracı, çünkü aşık olduğumuz şeyi koruyacağız.Vẻ đẹp và sự quyến rũ, tôi tin là công cụ sinh tồn của tự nhiên, bởi vì ta sẽ bảo vệ những gì ta yêu mến.
Güzellik ve baştan çıkarma, inanıyorum ki, doğanın hayatta kalma aracı, çünkü aşık olduğumuz şeyi koruyacağız.Я вважаю, що краса і спокуса це створені природою засоби виживання, тому що ми захищаємо те, що любимо.
Güzellik ve baştan çıkarma, inanıyorum ki, doğanın hayatta kalma aracı, çünkü aşık olduğumuz şeyi koruyacağız.יופי ופיתוי, אני מאמין, הינם כלי ההישרדות של הטבע, כיוון שאנו נגן על מה שנתאהב בו.
Güzellik ve baştan çıkarma, inanıyorum ki, doğanın hayatta kalma aracı, çünkü aşık olduğumuz şeyi koruyacağız.والجمال والاغراء .. وانا اؤمن ان الازهار هي وسيلة الطبيعة للبقاء لاننا نحمي ما نغرم به ..
Güzellik ve baştan çıkarma, inanıyorum ki, doğanın hayatta kalma aracı, çünkü aşık olduğumuz şeyi koruyacağız.我相信美丽和诱惑 系大自然噶生存工具, 因为我地会保护果D我地所爱噶野。
Güzellik ve baştan çıkarma, inanıyorum ki, doğanın hayatta kalma aracı, çünkü aşık olduğumuz şeyi koruyacağız.生き残りをかけたツールだと思います 誰でも自分が愛するものを守ろうとするからです 花粉と媒介者の関係は
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Allettando le persone con una carota più dolce o minacciandole con un bastone più appuntito.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Atraer a las personas con una zanahoria más dulce, o amenazarlas con un palo afilado.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Cám dỗ con người với một củ cà rốt ngọt, hoặc dọa nạt họ với một cây gậy sắc bén.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.D'attirer les gens avec des carottes plus douces ou de les menacer avec un bâton plus pointu.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.De a stimula oamenii cu o recompensă mai dulce, sau de a-i ameninţa cu o pedeapsă mai aspră.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Ha nem csábítgatjuk az embereket édesebb mézesmadzaggal, vagy nem fenyegetjük őket élesebb ostorral.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod