başlamamız ile cümle
başlamamız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Muhtemelen buradaki zorluk - dusunmeye baslamamiz gereken sey - gelecegin우리가 생각해야할 문제는 미래에 미국이나 서구 국가들이
Muhtemelen buradaki zorluk - dusunmeye baslamamiz gereken sey - geleceginהאתגר הוא, האפשרות -- ואנחנו נצטרך לחשוב על כך -- שהעתיד
Muhtemelen buradaki zorluk - dusunmeye baslamamiz gereken sey - geleceginان التحدي .. اقصد الامكانية .. التي يمكن الوصول اليها في المستقبل
Muhtemelen buradaki zorluk - dusunmeye baslamamiz gereken sey - gelecegin未来に向けて目指すべきは 北米や西欧型の社会ではなく
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.A los judíos les interesa mucho el perdón y cómo empezar otra vez de nuevo.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.A zsidókat nagyon érdekli a megbocsátás és az, hogy újonnan és frissen kell kezdenünk.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Evreii sunt foarte preocupați de iertare şi de cum putem reîncepe de la zero.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Gli ebrei sono molto interessati al perdono e come dovremmo ricominciare da capo e ripartire da zero.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Joden zijn erg geïnteresseerd in vergeving en hoe we opnieuw kunnen beginnen.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Jøder er meget interesserede i tilgivelse, og hvordan vi skal starte på ny og starte forfra.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Judar är väldigt intresserade av förlåtelse och hur de ska kunna börja om från början.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Juden interessieren sich sehr für Vergebung und wie wir ganz neu und frisch von vorn anfangen sollen.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Jude zelo zanima odpuščanje in kako začeti znova in od začetka.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.유대인은 용서해주는 것과 어떻게 새롭게 출발하는가를 중요시합니다.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Les Juifs ont un fort intérêt pour le pardon et sur comment nous devrions recommencer et repartir à zéro.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Người Do Thái rất có hứng thú với sự tha thứ và làm thế nào chúng ta bắt đầu lại và bắt đầu làm lại.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Os judeus são muito interessados no perdão e como podemos recomeçar de novo e do princípio.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Pro Židy je důležité odpuštění a idea nového a čerstvého začátku.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Yahudi sangat tertarik dengan permaafan dan bagaimana kita sebaiknya memulai sesuatu yang baru dan segar.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Židia sa veľmi zaujímajú o odpúšťanie, o to, ako znovu začať od začiatku.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Żydów bardzo interesuje przebaczenie i to, jak powinniśmy zacząć swą odnowę.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Οι Εβραίοι ενδιαφέρονται πολύ για τη συγχώρεση για τις καινούργιες αρχές και τα νέα ξεκινήματα.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Евреите много се интересуват от прошката и как да започнат наново и да положат ново начало.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Євреї багато уваги приділяють прощенню і тому, як усе почати заново і по-новому.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.Иудеев очень интересует концепция прощения и обновления.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.היהודים מאוד מעוניינים בנושא הסליחה וכיצד אנו צריכים להתחיל בצורה חדשה ונקייה.
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.اليهود مهتمون جدا بالتسامح وكيف يمكننا البدء من جديد و بنقاء
Museviler'in inancında bağışlayıcılık önemli yer tutar, nasıl yeniden, sıfırdan başlamamız gerektiği.ユダヤ教徒はとても重視しています それについて説教したり
Orda öylece duran kocaman kömür reservleri var, ve biz onları biyolojik enerji gibi düşünmeye başlamamızDas selbe in China. Da draußen gibt es Unmengen Kohlevorräte und wir müssen anfangen, sie als biologische
Orda öylece duran kocaman kömür reservleri var, ve biz onları biyolojik enerji gibi düşünmeye başlamamızEr zijn enorme steenkoolreserves en we moeten hen zien als biologische energie.
Orda öylece duran kocaman kömür reservleri var, ve biz onları biyolojik enerji gibi düşünmeye başlamamız하지만 석탄비축분은 줄어들지 않았습니다. 중국도 마찬가지죠. 엄청난 양의 석탄비축분이 있기에 석탄을 생물학적 에너지로 여겨야 합니다.
Orda öylece duran kocaman kömür reservleri var, ve biz onları biyolojik enerji gibi düşünmeye başlamamızברזרבות הפחם, וגם בסין. יש כמות ענקית של רזרבות פחם שמחכות, ואנחנו חייבים להתחיל לחשוב עליהם כאנרגיה
Orda öylece duran kocaman kömür reservleri var, ve biz onları biyolojik enerji gibi düşünmeye başlamamız石炭の埋蔵量は莫大であり これをバイオエネルギーとして見直すべきです 化学エネルギーや工業エネルギーとして
O seviyeye gelmek için, bu toplumların tabanında, gerçek talebi oluşturmaya başlamamız gerekiyor.A abychom se tam dostali, skutečně potřebujeme začít budovat poptávku mezi těmi lidmi.
O seviyeye gelmek için, bu toplumların tabanında, gerçek talebi oluşturmaya başlamamız gerekiyor.Aby dotrzeć do tego punktu, musimy szczerze zacząć stawiać żądania u podstaw w tych społeczeństwach.
O seviyeye gelmek için, bu toplumların tabanında, gerçek talebi oluşturmaya başlamamız gerekiyor.Để tiến tới đó, chúng ta thực sự cần gây dựng nhu cầu trong những xã hội đó từ dân chúng.
O seviyeye gelmek için, bu toplumların tabanında, gerçek talebi oluşturmaya başlamamız gerekiyor.For at opnå det stadie, har vi virkelig brug for at opbygge efterspørgslen i de samfund på landjorden.
O seviyeye gelmek için, bu toplumların tabanında, gerçek talebi oluşturmaya başlamamız gerekiyor.För att komma dit, måste vi helt klart börja bygga efterfrågan, i dessa samhällen, nerifrån.
O seviyeye gelmek için, bu toplumların tabanında, gerçek talebi oluşturmaya başlamamız gerekiyor.그 단계에 도달하기 위해서는 우리가 진정으로 그러한 사회의 현장에서 요구를 구축하기를 시작할 필요가 있다는 것입니다
O seviyeye gelmek için, bu toplumların tabanında, gerçek talebi oluşturmaya başlamamız gerekiyor.Para llegar a ese punto tenemos que empezar a preparar la demanda de la sociedad desde la base.
O seviyeye gelmek için, bu toplumların tabanında, gerçek talebi oluşturmaya başlamamız gerekiyor.Pentru a ajunge în acest stadiu, trebuie cu adevărat să începem să creăm cererea în aceste societăţi la bază-
O seviyeye gelmek için, bu toplumların tabanında, gerçek talebi oluşturmaya başlamamız gerekiyor.Per giungere a questo punto, abbiamo proprio bisogno di costruire un'esigenza in quelle società sul campo.
O seviyeye gelmek için, bu toplumların tabanında, gerçek talebi oluşturmaya başlamamız gerekiyor.Чтобы дойти до этого уровня, нам действительно необходимо начать создавать спрос в этих обществах на месте.
O seviyeye gelmek için, bu toplumların tabanında, gerçek talebi oluşturmaya başlamamız gerekiyor.כדי להגיע לשלב הזה, עלינו להתחיל באמת לבנות ביקוש בחברות האלה בשטח.
O seviyeye gelmek için, bu toplumların tabanında, gerçek talebi oluşturmaya başlamamız gerekiyor.للوصول إلى هذه المرحلة ، نحتاج أن نبدأ في بناء طلب فعلي حقيقي في هذه المجتمعات على أرض الواقع .
O seviyeye gelmek için, bu toplumların tabanında, gerçek talebi oluşturmaya başlamamız gerekiyor.社会の現場において 人々の要求を高めることが必要です 最後に こうした動きは どのように起こりうるでしょうか?
Öte yandan, anladığımız ancak yapmadığımız, ama yapmaya başlamamız gereken birçok şey de var.Il y a beaucoup de chose que nous ne comprenons pas et que nous avons besoin de comprendre.
Öte yandan, anladığımız ancak yapmadığımız, ama yapmaya başlamamız gereken birçok şey de var.우리는 이것들을 알아야 합니다. 그리고 우리가 이미 알고 있지만 하지 않는 것들도 많은데,
Öte yandan, anladığımız ancak yapmadığımız, ama yapmaya başlamamız gereken birçok şey de var. Teşekkür ederim.Wiele rozumiemy, ale nadal nie robimy tego, co należy.
Öte yandan, anladığımız ancak yapmadığımız, ama yapmaya başlamamız gereken birçok şey de var.Và có nhiều thứ chúng ta đã hiểu, nhưng không làm gì cả, và chúng ta phải hành đồng. Xin cảm ơn.
Öte yandan, anladığımız ancak yapmadığımız, ama yapmaya başlamamız gereken birçok şey de var.И есть многое, что мы уже понимаем, но ничего с этим не делаем. Но делать необходимо.
Öte yandan, anladığımız ancak yapmadığımız, ama yapmaya başlamamız gereken birçok şey de var.І є багато, що ми вже розуміємо, але не робимо нічого з того приводу, хоча й мусимо.
Öte yandan, anladığımız ancak yapmadığımız, ama yapmaya başlamamız gereken birçok şey de var.ויש המון דברים שאנו כבר מבינים, אך איננו עושים לגביהם דבר,
Öte yandan, anladığımız ancak yapmadığımız, ama yapmaya başlamamız gereken birçok şey de var.و التي نحتاج لفهمها. و هناك العديد من تلك الامور نفهمه بالفعل, ولكننا لا نتخذ حيالها أي فعل
Öte yandan, anladığımız ancak yapmadığımız, ama yapmaya başlamamız gereken birçok şey de var.やっていないことも沢山あります それを我々はやるべきです: ありがとう
Planlamaya başlamamız.... ve ciddi olmamız lazım.Bắt đầu lên kế hoạch Và nó đã được nghiêm trọng
Planlamaya başlamamız.... ve ciddi olmamız lazım.Beginnen te plannen En het is ernst!
Planlamaya başlamamız.... ve ciddi olmamız lazım.Begynde at planlægge Og det må være alvorlige
Planlamaya başlamamız.... ve ciddi olmamız lazım.Börja med att planera Och det måste vara allvarligt
Planlamaya başlamamız.... ve ciddi olmamız lazım.Começar a planejar E precisa ser uma coisa séria