başlamış ile cümle

başlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
New York ve Tokyo arasında doğrudan uçuşlar son zamanlarda başlamıştır.Direct flights between New York and Tokyo commenced recently.
O gün soğuktu ve dahası yağmur başlamıştı.It was cold that day, and moreover it began to rain.
Stada vardığımızda maç çoktan başlamıştı.When we arrived at the stadium, the game had already started.
Modern felsefe 19. yüzyılda başlamıştır.Modern philosophy has its beginnings in the 19th century.
Oraya gittiğimde dans çoktan başlamıştı.The dance had already started when I got there.
Neredeyse yeni başlamıştık yağmur yağmaya başladığında.Hardly had we started when it began to rain.
Biz vardığımızda, ders zaten başlamıştı.When we arrived, the lecture had already begun.
Öğleden sonra 4.00'te stadyuma geldim ama maç zaten başlamıştı.I arrived at the stadium at 4:00 p.m., but the game had already started.
Salona gittiğimizde, konser çoktan başlamıştı.When we went to the hall, the concert had already begun.
Salona girdiğimizde konser çoktan başlamıştı.When we went to the hall, the concert had already begun.
Yangın personel eve gittikten sonra başlamış olmalı.The fire must have broken out after the staff had gone home.
Yol oldukça çamurluydu ve daha kötüsü, yağmur yağmaya başlamıştı.The road was quite muddy, and, what is worse, it began to rain.
Karısı zorunluluktan dolayı işe başlamıştır.His wife has started to work out of necessity.
Onlar bizden daha erken başlamış.They had started earlier than we had.
Onlar bizden daha erken başlamıştı.They had started earlier than us.
Onun kibarlığı bana yük olmaya başlamıştı.Her kindness has become a burden to me.
O, anılarımda kaybolmaya başlamıştı.She had begun to recede in my memory.
Yağmur yağmaya başlamıştı.It had started to rain.
1812 Savaşı başlamıştı.The War of 1812 had begun.
Fransız ve Hint Savaşı başlamıştı.The French and Indian War had begun.
Tom, hırsız alarmı çalmaya başlamış olsa bile gazete okumaya devam etti.Tom continued reading the newspaper even though the burglar alarm had gone off.
Tom'un sevmeye başladığı kız da onu sevmeye başlamıştı.The girl Tom was beginning to love was beginning to love him, too.
Dersler dün başlamış gibi görünüyor.It seems classes began yesterday.
Birisi kapıyı çaldığında, o tam kitabı okumaya başlamıştı.She'd just begun to read the book when someone knocked on the door.
Başlamış olduğum şeyi bitirmek zorundaydım.I had to finish what I'd started.
Şüphelenmeye başlamıştım.I was beginning to have my doubts.
Kafamda soru işaretleri oluşmaya başlamıştı.I was beginning to have my doubts.
Yine kanaman başlamış.You're bleeding again.
Tom ve Mary ağlamaya başlamış gibi görünüyordu.Tom and Mary looked as if they might start crying.
Tom garip hissetmeye başlamıştı.Tom was beginning to feel awkward.
Perde kalktı ve performans başlamıştı.The curtain was up and the performance had started.
Çin'de yemek yeme alışkanlıkları son yıllarda hızla Amerikanlaşmaya başlamıştır.Eating habits in China have been rapidly becoming Americanized in recent years.
Tom bolca terlemeye başlamıştıTom was beginning to sweat profusely.
Komünist Rönesans, 21. yüzyılın ikinci yarısında başlamıştır.The Communist Renaissance began in the latter half of the 21st century.
Biri kapıyı çaldığında o, kitabı okumaya henüz başlamıştı.She had scarcely started reading the book, when someone knocked at the door.
Mary ziyarete geldiğinde, Tom odasını temizlemeye henüz başlamıştı.Tom had just started to clean his room when Mary came over to visit.
Di Ma 966'ıncı kez denediğinde, o zaten umudunu kaybetmeye başlamıştı.When Di Ma tried for the 966th time, he had already begun to lose hope.
Onun ojesi dökülmeye başlamıştı.Her nail polish had begun to come off.
Britanya 18. yüzyılın sonlarında sanayileşmeye başlamıştır.Britain began to industrialise in the late eighteenth century.
Sanırım Tom zaten başlamıştı.I think Tom has started already.
Dönüşüm başlamıştı.The transformation had begun.
Tom hata yapmaya başlamıştı.Tom started making mistakes.
Leyla aklını kaybetmeye başlamıştı.Layla started losing her mind.
Tom çok baş döndürücü hissetmeye başlamıştı.Tom was starting to feel very dizzy.
Sami Müslümanlara karşı büyük bir nefret duymaya başlamıştı.Sami started getting a strong hatred for Muslims.
Tom oraya vardığında konser çoktan başlamıştı.By the time Tom got there, the concert had already begun.
Sami lisedeyken dini sohbetlere katılmaya başlamıştı.Sami started attending a halaqa at high school.
Tom ortada bir neden yokken bana vurmaya başlamıştı.Tom began to hit me for no reason.
Bu elma çürümeye başlamış.This apple has started to rot.
Kalbi birden daha hızlı atmaya başlamıştı.His heart suddenly began to beat faster.
Paltosunu çıkardı çünkü artan sıcaklıkta kalın gelmeye başlamıştı.He took off his coat because it was getting too hot to wear it.
Anormal akıntılar ne zaman başlamıştı?When did the unusual discharge begin?
Ağrı ne zaman başlamıştı?When did this pain start?
Bu sırada hayvanlar ilk kez göründü ve ormanlar ilk kez büyümeye başlamıştı.During this time animals first appeared, and forests started to grow.
Agrippina ve oğlu arasındaki güç mücadelesi başlamıştı.The power struggle between Agrippina and her son had begun.
Ancak Dünya meseleleri etki etmeye başlamıştır.But world affairs begin to impact.
1989 yılında profesyonel olarak Dylan Walsh ismini kullanmaya başlamıştır.In 1989, he started using the name Dylan Walsh professionally.
Artık muhtelif Türk aşiretleri birbirlerini görerek İslama girmeye başlamışlardı.The men stared at one another.
Gaston elleriyle çalışmaya 1967'de başlamıştır.Gaston began playing his hands in 1967.
Venedik Cumhuriyeti'yle olan savaşlar 1463'de başlamıştır.The wars with the Republic of Venice began in 1463.

İlgili Sayfalar