başladılar ile cümle
başladılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.E Jesus, movido de compaixão, tocou-lhes os olhos, e imediatamente recuperaram a vista, e o seguiram.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Ému de compassion, Jésus toucha leurs yeux; et aussitôt ils recouvrèrent la vue, et le suivirent.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Entonces Jesús, conmovido dentro de sí, les tocó los ojos; y de inmediato recobraron la vista y le siguieron
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Gesù si commosse, toccò loro gli occhi e subito ricuperarono la vista e lo seguirono
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.I slitovav se nad nimi Ježíš, dotekl se očí jejich, a ihned prohlédly oči jejich. A oni šli za ním.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Jezus kreeg medelijden met hen en raakte hun ogen aan. Zij konden onmiddellijk zien en gingen met Hem mee.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Jezus pa, ganjen usmiljenja, se dotakne njunih oči. In precej izpregledata, in šla sta za njim.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Jézus pedig megszánván õket, illeté az õ szemeiket; és szemeik azonnal megnyíltak; és követék õt.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.예수께서 민망히 여기사 저희 눈을 만지시니 곧 보게 되어 저희가 예수를 좇으니라
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Og Jesus ynkedes inderligt og rørte ved deres Øjne. Og straks bleve de seende, og de fulgte ham.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.А Исус се смили и се допря до очите им; и веднага прогледаха и тръгнаха подире Му.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Вмилосердив ся ж Ісус, і доторкнувсь очей їх, і зараз прозріли очі їх, і пійшли вони слїдом за Ним.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.Иисус же, умилосердившись, прикоснулся к глазам их; итотчас прозрели глаза их, и они пошли за Ним.
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.ורחמי ישוע נכמרו ויגע בעיניהם ופתאם החלו עיניהם לראות וילכו אחריו׃
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.فتحنن يسوع ولمس اعينهما فللوقت ابصرت اعينهما فتبعاه
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.耶 穌 就 動 了 慈 心 、 把 他 們 的 眼 睛 一 摸 、 他 們 立 刻 看 見 、 就 跟 從 了 耶 穌
İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.耶穌 就 動 了 慈心 、 把 他 們的 眼睛 一 摸 、 他 們 立刻 看見 、 就 跟從 了 耶穌
İşe Yeruşalimdeki sunakları kaldırmakla başladılar. Bütün buhur sunaklarını kaldırıp Kidron Vadisine attılar.무리가 일어나 예루살렘에 있는 제단과 향단들을 모두 제하여 기드론 시내에 던지고
İşe Yeruşalimdeki sunakları kaldırmakla başladılar. Bütün buhur sunaklarını kaldırıp Kidron Vadisine attılar.ויקמו ויסירו את המזבחות אשר בירושלם ואת כל המקטרות הסירו וישליכו לנחל קדרון׃
İşe Yeruşalimdeki sunakları kaldırmakla başladılar. Bütün buhur sunaklarını kaldırıp Kidron Vadisine attılar.وقاموا وازالوا المذابح التي في اورشليم وازالوا كل مذابح التبخير وطرحوها الى وادي قدرون.
İşe Yeruşalimdeki sunakları kaldırmakla başladılar. Bütün buhur sunaklarını kaldırıp Kidron Vadisine attılar.他 們 起 來 、 把 耶 路 撒 冷 的 祭 壇 、 和 燒 香 的 壇 、 盡 都 除 去 、 拋 在 汲 淪 溪 中
İşe Yeruşalimdeki sunakları kaldırmakla başladılar. Bütün buhur sunaklarını kaldırıp Kidron Vadisine attılar.他 們起來 、 把 耶路撒冷 的 祭壇 、 和 燒香 的 壇 、 盡都 除去 、 拋 在 汲淪 溪 中
İsrailliler de Sina Çölünden göç etmeye başladılar. Bulut Paran Çölünde durdu.A synovia Izraelovi sa rušali, podľa svojho poradia, z púšte Sinai. A oblak zastál a býval na púšti Fárane.
İsrailliler de Sina Çölünden göç etmeye başladılar. Bulut Paran Çölünde durdu.De Israëlieten verlieten de Sinaï-woestijn en volgden de wolk naar de woestijn Paran.
İsrailliler de Sina Çölünden göç etmeye başladılar. Bulut Paran Çölünde durdu.I ruszyli się synowie Izraelscy z hufcami swymi z puszczy Synaj, a stanął obłok na puszczy Faran.
İsrailliler de Sina Çölünden göç etmeye başladılar. Bulut Paran Çölünde durdu.I táhli synové Izraelští po svých taženích z pouště Sinai; a zastavil se oblak na poušti Fáran.
İsrailliler de Sina Çölünden göç etmeye başladılar. Bulut Paran Çölünde durdu.이스라엘 자손이 시내 광야에서 출발하여 자기 길을 행하더니 바란 광야에 구름이 머무니라
İsrailliler de Sina Çölünden göç etmeye başladılar. Bulut Paran Çölünde durdu.og Israels barn brøt op og drog i dagsreiser fra Sinai ørken, og skyen lot sig ned i ørkenen Paran.
İsrailliler de Sina Çölünden göç etmeye başladılar. Bulut Paran Çölünde durdu.Şi copiii lui Israel au pornit din pustia Sinai după taberile lor. Norul s'a oprit în pustia Paran.
İsrailliler de Sina Çölünden göç etmeye başladılar. Bulut Paran Çölünde durdu.Und die Kinder Israel brachen auf und zogen aus der Wüste Sinai, und die Wolke blieb in der Wüste Pharan.
İsrailliler de Sina Çölünden göç etmeye başladılar. Bulut Paran Çölünde durdu.и отправились сыны Израилевы по станам своим из пустыни Синайской, и остановилось облако в пустыне Фаран.
İsrailliler de Sina Çölünden göç etmeye başladılar. Bulut Paran Çölünde durdu.ויסעו בני ישראל למסעיהם ממדבר סיני וישכן הענן במדבר פארן׃
İsrailliler de Sina Çölünden göç etmeye başladılar. Bulut Paran Çölünde durdu.فارتحل بنو اسرائيل في رحلاتهم من برية سيناء فحلت السحابة في برية فاران.
İsrailliler de Sina Çölünden göç etmeye başladılar. Bulut Paran Çölünde durdu.以 色 列 人 就 按 站 往 前 行 、 離 開 西 乃 的 曠 野 、 雲 彩 停 住 在 巴 蘭 的 曠 野
İsrailliler de Sina Çölünden göç etmeye başladılar. Bulut Paran Çölünde durdu.以色列人 就 按 站往 前行 、 離開 西 乃 的 曠野 、 雲彩 停住 在 巴蘭 的 曠野
İsrailliler güçlenince, Kenanlıları sürecek yerde, onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.A gdy się zmocnili synowie Izraelscy, uczynili Chananejczyka hołdownikiem: ale go nie wygnali do szczętu.
İsrailliler güçlenince, Kenanlıları sürecek yerde, onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.Ale stalo sa, keď zosilneli synovia Izraelovi, že dali Kananeja pod plat, no, vyhnať nevyhnali ho.
İsrailliler güçlenince, Kenanlıları sürecek yerde, onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.Cînd copiii lui Israel au fost destul de tari, au supus pe Cananiţi la un bir, dar nu i-au izgonit.
İsrailliler güçlenince, Kenanlıları sürecek yerde, onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.Da aber die Kinder Israel mächtig wurden, machten sie die Kanaaniter zinsbar und vertrieben sie nicht.
İsrailliler güçlenince, Kenanlıları sürecek yerde, onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.Da Israeliterne blev de stærkeste, gjorde de Kana'anæerne til Hoveriarbejdere, men drev dem ikke bort.
İsrailliler güçlenince, Kenanlıları sürecek yerde, onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.Da Israels barn siden blev sterkere, gjorde de kana'anittene arbeidspliktige, men de drev dem ikke bort.
İsrailliler güçlenince, Kenanlıları sürecek yerde, onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.De mihelyt megerõsödtek vala Izráel fiai, robot alá veték a Kananeust, de teljességgel nem ûzék ki õket.
İsrailliler güçlenince, Kenanlıları sürecek yerde, onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.Když se pak zsilili synové Izraelští, uvedli sobě Kananejské pod plat, a nevyhladili jich do konce.
İsrailliler güçlenince, Kenanlıları sürecek yerde, onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.이스라엘 자손이 강성한 후에야 가나안 사람에게 사역을 시켰고 다 쫓아내지 아니하였더라
İsrailliler güçlenince, Kenanlıları sürecek yerde, onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.Ko pa so se ojačili Izraelovi sinovi, so podvrgli Kanaance davku, a jih niso dočista pregnali.
İsrailliler güçlenince, Kenanlıları sürecek yerde, onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.Toen de Israëlieten later echter sterk genoeg waren geworden, dwongen zij de Kanaänieten tot slavenarbeid.
İsrailliler güçlenince, Kenanlıları sürecek yerde, onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.А когато се закрепиха израилтяните, те наложиха на ханаанците данък, без да ги изгонят съвсем.
İsrailliler güçlenince, Kenanlıları sürecek yerde, onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.Когда же сыны Израилевы пришли в силу, тогда Хананеев сделали они данниками, но изгнать не изгнали их.
İsrailliler güçlenince, Kenanlıları sürecek yerde, onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.ויהי כי חזקו בני ישראל ויתנו את הכנעני למס והורש לא הורישו׃
İsrailliler güçlenince, Kenanlıları sürecek yerde, onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.وكان لما تشدد بنو اسرائيل انهم جعلوا الكنعانيين تحت الجزية ولم يطردوهم طردا
İsrailliler güçlenince, Kenanlıları sürecek yerde, onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.及 至 以 色 列 人 強 盛 了 、 就 使 迦 南 人 作 苦 工 、 沒 有 把 他 們 全 然 趕 出
İsrailliler güçlenince, Kenanlıları sürecek yerde, onları angaryasına çalıştırmaya başladılar.及至 以色列人 強盛 了 、 就 使 迦南人 作 苦工 、 沒有 把 他 們全然 趕出
İşte kavgaya başladılar.A je to tady.
İşte kavgaya başladılar.A je to tu.
İşte kavgaya başladılar.Chúng đây 1 trong những địa tầng cuối
İşte kavgaya başladılar.Daar gaan ze.
İşte kavgaya başladılar.Ecco che cominciano.
İşte kavgaya başladılar.És itt is vannak.
İşte kavgaya başladılar.Iată că încep.
İşte kavgaya başladılar.Jetzt geht's los.