başladılar ile cümle

başladılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuTakže deti vymysleli experiment, tento experiment, čiže, hru.
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuΤα παιδιά ξεκίνησαν να σχεδιάζουν αυτό το πείραμα --ή μάλλον παιχνίδι--.
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuДецата проектираха този експеримент и - игра - и
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuשזה בעצם משחק. אז הילדים הלכו ותכננו את הניסוי הזה, וכך- טוב, המשחק- וכך,
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuوهي لعبة. فقام الأطفال بتصميم هذه التجربة، وهكذا -- حسنا، هي لعبة -- وهكذا،
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunu子どもたちが この実験ならぬ ゲームをデザインしました エイミー
Çoktan başladılar bile. Bu ise kendi kararlarını kendilerinin verebildiği, göreve dayalı bir yöntem.Oparta na zadaniach, sami podejmują wszystkie decyzje.
Çoktan başladılar bile. Bu ise kendi kararlarını kendilerinin verebildiği, göreve dayalı bir yöntem.Вони вже починають його, і цей метод базується на завданні, де вони можуть самостійно приймати рішення.
Çoktan başladılar bile.Eles já estão a começar.
Çoktan başladılar bile.이미 시작했네요, 이 방법은 과제 중심의 방법입니다.
Çoktan başladılar bile.Și iată a treia metodă. Deja o încep.
Çoktan başladılar bile.Už ju začali.
Çoktan başladılar bile.Ze beginnen al.
Çoktan başladılar bile.Την έχουν ήδη ξεκινήσει.
Çoktan başladılar bile.הם כבר מתחילים אותה, וזו שיטה שמבוססת על משימות,
Çoktan başladılar bile.أنهم بدأوا ذلك فعلا، وهذا أسلوب معتمد على المهام،
Çoktan başladılar bile.ダンサーが自主的に何をするか決めるものです
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.Albowiem ten syn mój umarł był, a zasię ożył; zginął był, i znaleziony jest; i poczęli się weselić.
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.căci acest fiu al meu era mort, şi a înviat; era pierdut, şi a fost găsit.` Şi au început să se veselească.
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.For denne min sønn var død og er blitt levende igjen, var tapt og er funnet. Og de begynte å være glade.
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.이 내 아들을 죽었다가 다시 살아났으며 내가 잃었다가 다시 얻었노라 하니 저희가 즐거워하더라
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.lebo tento môj syn bol mŕtvy a ožil; bol ztratený a našiel sa. A začali sa veseliť.
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.Mert ez az én fiam meghalt, és feltámadott; elveszett, és megtaláltatott. Kezdének azért vígadni.
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.Nebo tento syn můj byl umřel, a zase ožil; byl zahynul, a nalezen jest. I počali veseli býti.
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.porque este meu filho estava morto, e reviveu; tinha-se perdido, e foi achado. E começaram a regozijar-se.
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.vì con ta đây đã chết mà bây giờ lại sống, đã mất mà bây giờ lại thấy được. Ðoạn, họ khởi sự vui mừng.
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.vì con ta_đây đã chết mà bây_giờ lại sống , đã mất mà bây_giờ lại thấy được . Ðoạn , họ khởi_sự vui_mừng .
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.zakaj ta sin moj je bil mrtev, in je oživel, in izgubljen je bil, in se je našel. In začno se veseliti.
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.διοτι ουτος ο υιος μου νεκρος ητο και ανεζησε, και απολωλως ητο και ευρεθη. Και ηρχισαν να ευφραινωνται.
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.бо сей син мій мертвий був, та й ожив; згинув був, та й знайшов ся. І почали веселитись.
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.защото този мой син бе мъртъв, и оживя, изгубен бе, и се намери. И почнаха да се веселят.
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.ибо этот сын мой был мертв и ожил, пропадал и нашелся. И начали веселиться.
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.כי זה בני היה מת ויחי ואובד היה וימצא ויחלו לשמח׃
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.لان ابني هذا كان ميتا فعاش وكان ضالا فوجد. فابتدأوا يفرحون.
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.因 為 我 這 個 兒 子 、 是 死 而 復 活 、 失 而 又 得 的 。 他 們 就 快 樂 起 來
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.因為 我 這個 兒子 、 是 死 而 復活 、 失 而 又 得 的 。 他 們 就 快樂起來
Çünkü bu cihazlar insan vücuduna yerleştirilince ağ erişimine de sahip olmaya başladılar.Fordi det var dengang man begyndte at indoperere apparater med netværksadgang.
Çünkü bu cihazlar insan vücuduna yerleştirilince ağ erişimine de sahip olmaya başladılar.인간의 몸 속의 이식 장치가 네트워크를 사용할 수 있게 되었기 때문입니다.
Çünkü bu cihazlar insan vücuduna yerleştirilince ağ erişimine de sahip olmaya başladılar.lebo vtedy sa v zariadeniach implantovaných do ľudského tela začala používať bezdrôtová sieťová komunikácia.
Çünkü bu cihazlar insan vücuduna yerleştirilince ağ erişimine de sahip olmaya başladılar.Mert ekkor jelentek meg azok a beültetett eszközök, amelyek akár hálózatra is csatlakoztathatók.
Çünkü bu cihazlar insan vücuduna yerleştirilince ağ erişimine de sahip olmaya başladılar.Omdat geïmplanteerde apparatuur toen netwerkmogelijkheden kreeg.
Çünkü bu cihazlar insan vücuduna yerleştirilince ağ erişimine de sahip olmaya başladılar.Perché in quel momento gli apparecchi impiantati nelle persone hanno cominciato ad essere collegati in rete.
Çünkü bu cihazlar insan vücuduna yerleştirilince ağ erişimine de sahip olmaya başladılar.Protože tehdy se v zařízeních implantovaných do lidského těla začala používat bezdrátová síťová komunikace.
Çünkü bu cihazlar insan vücuduna yerleştirilince ağ erişimine de sahip olmaya başladılar.Επειδή τότε οι εμφυτευόμενες συσκευές μέσα στους ανθρώπους άρχισαν να έχουν δυνατότητες δικτύωσης.
Çünkü bu cihazlar insan vücuduna yerleştirilince ağ erişimine de sahip olmaya başladılar.Потому что именно тогда имплантируемые устройства получили возможность сетевого соединения.
Çünkü bu cihazlar insan vücuduna yerleştirilince ağ erişimine de sahip olmaya başladılar.כי אז האביזרים שהושתלו בבני-אדם החלו להיות בעלי יכולות של רשת.
Çünkü bu cihazlar insan vücuduna yerleştirilince ağ erişimine de sahip olmaya başladılar.هو أنه في ذلك الحين بدأت الأجهزة المزروعة بداخل الناس يكون لديها قدرات الربط الشبكي.
Çünkü bu cihazlar insan vücuduna yerleştirilince ağ erişimine de sahip olmaya başladılar.ネットワーク能力を持つようになったのです 身近に感じる例として
Daha da hasta olmaya başladılar.Egyre betegebbek.
Daha da hasta olmaya başladılar.En zieker.
Daha da hasta olmaya başladılar.Estão mais doentes.
Daha da hasta olmaya başladılar.Ils étaient plus malade.
Daha da hasta olmaya başladılar.Jsou nemocnější.
Daha da hasta olmaya başladılar.또 점점 더 약해지고 있습니다.
Daha da hasta olmaya başladılar.Mereka lebih sering sakit.
Daha da hasta olmaya başladılar.Se están enfermando.
Daha da hasta olmaya başladılar.Sie werden öfter krank.
Daha da hasta olmaya başladılar.Si stanno ammalando.
Daha da hasta olmaya başladılar.Tot mai bolnavi.
Daha da hasta olmaya başladılar.Vedno več je bolnih.

İlgili Sayfalar