başladılar ile cümle

başladılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ama siz mesajı aldınız. Bu şekilde, insanlar gerçekten kurumlara olan itimatlarını kaybetmeye başladılar.Pero vean lo esencial, la gente realmente ha empezado a perder la fe en las instituciones.
Ama siz mesajı aldınız. Bu şekilde, insanlar gerçekten kurumlara olan itimatlarını kaybetmeye başladılar.Αλλά πιάνετε το νόημα, ο κόσμος έχει αρχίσει πραγματικά να χάνει την εμπιστοσύνη του στα ιδρύματα.
Ama siz mesajı aldınız. Bu şekilde, insanlar gerçekten kurumlara olan itimatlarını kaybetmeye başladılar.Але ви вловили суть - люди справді почали втрачати віру в установи.
Ama siz mesajı aldınız. Bu şekilde, insanlar gerçekten kurumlara olan itimatlarını kaybetmeye başladılar.Но суть ясна — люди действительно стали терять доверие к институтам.
Ama sonra Caltech'in ikinci yılında not vermeye başladılar.하지만, 2학년 때부터 칼텍은 평점을 매기기 시작했습니다.
Ama sonra Caltech'in ikinci yılında not vermeye başladılar.Aber im zweiten Jahr im Caltech fingen sie an, uns zu benoten.
Ama sonra Caltech'in ikinci yılında not vermeye başladılar.Ale na drugim roku zaczęli oceniać.
Ama sonra Caltech'in ikinci yılında not vermeye başladılar.Dar apoi, în al doilea an la Caltech, au început să pună note.
Ama sonra Caltech'in ikinci yılında not vermeye başladılar.De a második évben elkezdtek osztályozni.
Ama sonra Caltech'in ikinci yılında not vermeye başladılar.Maar tijdens het tweede jaar werd er gestart met het geven van cijfers.
Ama sonra Caltech'in ikinci yılında not vermeye başladılar.Ma dal secondo anno in poi, cominciarono le valutazioni.
Ama sonra Caltech'in ikinci yılında not vermeye başladılar.Mais à partir de la seconde année à Caltech, ils ont commencé à nous donner des notes.
Ama sonra Caltech'in ikinci yılında not vermeye başladılar.Nhưng sau đó, vào năm học thứ 2, họ bắt đầu chấm điểm
Ama sonra Caltech'in ikinci yılında not vermeye başladılar.Pero después, en el segundo año de Caltech, empezaron a asignar calificaciones.
Ama sonra Caltech'in ikinci yılında not vermeye başladılar.А после, през втората година в Калтех, започна оценяването.
Ama sonra Caltech'in ikinci yılında not vermeye başladılar.Но потом, на втором году учебы в Калтехе, они начали ставить оценки.
Ama sonra Caltech'in ikinci yılında not vermeye başladılar.אך בשנה השניה ב"קאל-טק" התחילו לתת ציונים.
Ama sonra Caltech'in ikinci yılında not vermeye başladılar.ولكن، في العام الثاني بدؤوا برصد الدرجات
Ama sonra Caltech'in ikinci yılında not vermeye başladılar.一年目は合格か不合格だけでしたが 2年目からは段階がつきました
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar. Kendi oyunlarını yapmaya başladılar.Mais évidemment, ces scientifiques n'ont pas résisté et ils ont commencé à créer leurs propres jeux vidéo.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar. Kendi oyunlarını yapmaya başladılar.Persze a kutatók sem tudták megállni, elkezdtek saját játékokat gyártani rá.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar. Kendi oyunlarını yapmaya başladılar.Samozřejmě, že vědci si nemohli pomoct, a začali dělat svoje vlastní video hry.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar. Kendi oyunlarını yapmaya başladılar.Але, звісно, вчені не втрималися й почали робити власні ігри.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.Atnmoniterne svarede Uzzija Skat, og hans Ry nåede til Ægypten, thi han blev overmåde mægtig.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.De Ammonieten betaalden hem jaarlijks belasting en zijn roem bereikte zelfs Egypte; zo machtig was hij.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.Dwadzieścia i pięć lat miał, gdy począł królować, a szesnaście lat królował w Jeruzalemie.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.I dávali Ammonitští dary Uziášovi, a rozneslo se jméno jeho až do Egypta; nebo zsilil se na nejvyšší.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.암몬 사람이 웃시야에게 조공을 바치매 웃시야가 심히 강성하여 이름이 애굽 변방까지 퍼졌더라
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.Og ammonittene kom med gaver til Ussias, og hans navn nådde like til Egypten; for han blev overmåte mektig.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.Orang Amon membayar upeti kepada Uzia. Ia makin berkuasa sehingga namanya tersohor sampai ke Mesir
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.И амонците даваха подаръци на Озия; и името му се прочу дори до входа на Египет, защото стана премного силен.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.и давали Аммонитяне дань Озии, и дошло имя его до пределов Египта, потому что он был весьма силен.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.ויתנו העמונים מנחה לעזיהו וילך שמו עד לבוא מצרים כי החזיק עד למעלה׃
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.واعطى العمونيون عزّيا هدايا وامتد اسمه الى مدخل مصر لانه تشدد جدا.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.亞 捫 人 給 烏 西 雅 進 貢 . 他 的 名 聲 傳 到 埃 及 、 因 他 甚 是 強 盛
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.亞捫 人 給烏 西雅 進貢 . 他 的 名聲傳 到 埃及 、 因 他 甚 是 強盛
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.Aber als sie zu einer gewissen Zellanzahl herangewachsen waren, begannen sie alle gleichzeitig zu leuchten.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.Ale když dosáhly určitého buněčného počtu, všechny bakterie se rozzářily ve stejný okamžik.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.Ale keď narastú do určitého počtu buniek, všetky baktérie začnú vydávať svetlo naraz.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.Ale kiedy rozrosły się do pewnej liczby komórek wszystkie włączały światło jednocześnie.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.Dar când se înmulțeau și ajungeau la un anumit număr toate bacteriile deveneau luminoase simultan.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.De amint egy bizonyos sejtszámot elértek, minden baktérium egyszerre kapcsolta fel a fényt.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.하지만 세포 수가 일정한 수준에 이르면 모든 박테리아가 동시에 발광을 합니다.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.Ko pa se namnožijo do določenega števila celic, začnejo vse bakterije hkrati oddajati svetlobo.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.Maar wanneer ze een bepaald aantal bereikten begonnen ze allemaal tegelijk licht te geven.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.Mas quando se multiplicavam até um certo número de células todas as bactérias se iluminavam simultaneamente.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.Men när de förökade sig till ett visst antal så slog alla bakterierna på ljuset samtidigt.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.Pero cuando crecían hasta un cierto número de células todas las bacterias encendían su luz al mismo tiempo.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.Αλλά όταν έφταναν σε έναν συγκεκριμένο αριθμό κυττάρων όλα τα βακτήρια άναβαν το φως ταυτόχρονα.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.Але, коли вони розростались до певного числа клітин - усі бактерії починали світитись одночасно.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.Но когато броят им нарасне, всички бактерии светват едновременно.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.Но когда они размножатся до определенного количества клеток, все бактерии одновременно включают свечение.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.אבל, כאשר מספר התאים מגיע לרמה מסויימת, כל החיידקים מדליקים את האור בו זמנית.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.ولكن عندما تزداد بالعدد و تتجمع الى حد معين كل البكتيريا تضيء في وقت واحد
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.全ての細菌が同時にいっせいに光るのです 問題は、細菌という原始的な生物が、どうやって
Ancak sonra kuraklık baş gösterdi... Yiyecek bulmak için ağaçlardan indiler ve yürümeye başladılar.Mais ensuite la sécheresse frappa... [ 3,7 mA ]
Ancak sonra kuraklık baş gösterdi... Yiyecek bulmak için ağaçlardan indiler ve yürümeye başladılar.彼らは木から降り、歩いて食糧を探し始めた。 [ 370万年前 ]
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Apoi criminalii au început să jefuiască trenuri.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Aztán a bűnözők nekiálltak vonatokat rabolni.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Daarna gingen criminelen treinen beroven.

İlgili Sayfalar