başladık ile cümle
başladık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
El ele verip Arapları ve Yahudileri kurtarmaya başladık.アラブ人がユダヤ人を助け ユダヤ人がアラブ人を助ける
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.De la început am vorbit cu producătorii.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.Desde el primer momento empezamos hablando con los fabricantes.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.Desde o início, começámos a falar com os fabricantes.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.Dès le départ, nous avons entrepris de parler aux fabricants.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.Fin dall'inizio abbiamo iniziato a parlare con i produttori.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.개발 초기부터 우리는 제작자와 이야기를 나눴어요.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.Ngay từ đầu chúng tôi đã cùng thảo luận với nhà sản xuất.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.Od początku myśleliśmy o producentach.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.Od úplného začátku jsme mluvili s výrobci.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.Så begyndte vi helt fra begyndelsen ved at tale med fabrikanter.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.Vanaf het prille begin spraken we met producenten.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.Wir haben von Anfang an mit den Herstellern geredet.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.Мы общались с производителями с самого начала.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.От самото начало започнахме да говорим с производителите.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.מההתחלה ישבנו ודיברנו עם יצרנים.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.لذا فإنه من البداية بدأنا بالتحدث إلى المصنّعين.
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.目標は パートナーのMTTSが 実際に製造できる
En düşük seviyeden başladık ve tepeye kadar çıktık.Chúng tôi bắt đầu từ cấp thấp nhất và tìm hiểu đến tận ngọn.
En düşük seviyeden başladık ve tepeye kadar çıktık.Empezamos por las jerarquías más bajas y nos encontramos a nosotros en la cima.
En düşük seviyeden başladık ve tepeye kadar çıktık.Nous sommes partis d'en bas, pour enfin remonter jusqu'à toi.
En düşük seviyeden başladık ve tepeye kadar çıktık.Започнахме от най-ниското ниво за да стигнем до върха.
En düşük seviyeden başladık ve tepeye kadar çıktık.Мы начали с самого низа и дошли до вас.
En iyi tarafı da, insanların çılgınca şeyler yaptığı bir sürü videolar almaya başladık.A potem, i tu będzie najlepsze, zalali nas filmikami ludzie, którzy robili z tym szalone rzeczy.
En iyi tarafı da, insanların çılgınca şeyler yaptığı bir sürü videolar almaya başladık.En het mooiste was: we kregen ladingen video's met gekke dingen.
En iyi tarafı da, insanların çılgınca şeyler yaptığı bir sürü videolar almaya başladık.제일 기뻤던 것은, 정말 많은 사람들이 이와 같은 재미있는 비디오를 만들어서 보내주기 시작했어요.
En iyi tarafı da, insanların çılgınca şeyler yaptığı bir sürü videolar almaya başladık.Le meilleur, c'est que nous avons été inondés de vidéos de gens qui en faisaient des choses insensées.
En iyi tarafı da, insanların çılgınca şeyler yaptığı bir sürü videolar almaya başladık.Ma la cosa migliore è che abbiamo cominciato a ricevere una valanga di video di gente che ci fa cose assurde.
En iyi tarafı da, insanların çılgınca şeyler yaptığı bir sürü videolar almaya başladık.Och det bästa var att det började välla in en flod av filmer från människor som gjorde galna saker med det.
En iyi tarafı da, insanların çılgınca şeyler yaptığı bir sürü videolar almaya başladık.Y la mejor parte fue cuando empezamos a recibir un flujo de videos de personas haciendo cosas locas con eso.
En iyi tarafı da, insanların çılgınca şeyler yaptığı bir sürü videolar almaya başladık.И след това, най-добрата част, бяхме заляти от клипове на хора, които правят шантави неща с него.
En iyi tarafı da, insanların çılgınca şeyler yaptığı bir sürü videolar almaya başladık.והחלק הכי טוב הוא, התחלנו לקבל שיטפון של סרטוני וידאו של אנשים שעושים דברים מטורפים עם זה.
En iyi tarafı da, insanların çılgınca şeyler yaptığı bir sürü videolar almaya başladık.و افضل ما في ذلك، بدأنا في الحصول على الكثير من الڨيديوهات لأشخاص يفعلون اشياء مجنونة بها.
En iyi tarafı da, insanların çılgınca şeyler yaptığı bir sürü videolar almaya başladık.それを使ってクレージーなことしてる人たちから たくさんビデオが届いたこと これは「アメリカ国歌」の演奏 ランチしながらで
Ergenlik çağında adet görmeye başladıklarında artık pes ediyorlar.Kiedy wchodzą w okres dojrzewania i zaczynają miesiączkować, zaczyna je to przerastać.
Ergenlik çağında adet görmeye başladıklarında artık pes ediyorlar.사춘기에 접어들어 생리를 시작하게 되면 너무 힘든 일이죠.
Ergenlik çağında adet görmeye başladıklarında artık pes ediyorlar.Wanneer ze in de puberteit komen en ze beginnen te menstrueren, wordt het allemaal teveel.
Ergenlik çağında adet görmeye başladıklarında artık pes ediyorlar.Και όταν φτάσουν στην εφηβεία και αρχίζει η εμμηνόρροια παραγίνεται το κακό.
Ergenlik çağında adet görmeye başladıklarında artık pes ediyorlar.А коли вони статево дозрівають і у них починаються менструації, це вже стає просто занадто.
Ergenlik çağında adet görmeye başladıklarında artık pes ediyorlar.וכשהן מגיעות לבגרות מינית ומקבלות את הוסת, זה כבר יותר מדי עבורן.
Ergenlik çağında adet görmeye başladıklarında artık pes ediyorlar.وعندما يصلون سن البلوغ و يبدء الحيض يصبح الامر لا يطاق.
Ergenlik çağında adet görmeye başladıklarında artık pes ediyorlar.我慢は限界に達します 良く分かります 誰が非難できるでしょう?
Erken konuşan bir çocuk. Biz de nedenleri araştırmaya başladık.Hij begon snel met praten en daarom gingen we analyseren waarom.
Eskiden Nil nehrin nereden aktığını görmeye başladık.Am început să înțelegem pe unde curgea Nilul.
Eskiden Nil nehrin nereden aktığını görmeye başladık.Chúng tôi bắt đầu thấy được những nơi dòng sông Nile đã từng chảy qua.
Eskiden Nil nehrin nereden aktığını görmeye başladık.Começamos a ver por onde o fluxo do Nilo corria.
Eskiden Nil nehrin nereden aktığını görmeye başladık.Így módunkban állt látni a Nílus régi folyásirányát.
Eskiden Nil nehrin nereden aktığını görmeye başladık.Kami mulai dapat melihat di mana Sungai Nil pernah mengalir.
Eskiden Nil nehrin nereden aktığını görmeye başladık.Kmalu se nam je pred očmi zarisala struga, po kateri je nekoč tekel Nil.
Eskiden Nil nehrin nereden aktığını görmeye başladık.이렇게 해서 우리는 나일강이 흐르던 곳을 알아낼 수 있었죠.
Eskiden Nil nehrin nereden aktığını görmeye başladık.Mohli jsme tak vidět, kudy kdysi protékal Nil.
Eskiden Nil nehrin nereden aktığını görmeye başladık.Odkryliśmy, gdzie kiedyś płynął Nil.
Eskiden Nil nehrin nereden aktığını görmeye başladık.Pudimos ver por dónde fluía el Nilo.
Eskiden Nil nehrin nereden aktığını görmeye başladık.Siamo riusciti a vedere dove scorreva il Nilo.
Eskiden Nil nehrin nereden aktığını görmeye başladık.We konden zien waar de Nijl vroeger stroomde.
Eskiden Nil nehrin nereden aktığını görmeye başladık.Zistili sme, kde Níl predtým tiekol.
Eskiden Nil nehrin nereden aktığını görmeye başladık.Ξεκινήσαμε με το να δούμε που έρεε ο Νείλος.
Eskiden Nil nehrin nereden aktığını görmeye başladık.Започнахме да виждаме къде е течал Нил.
Eskiden Nil nehrin nereden aktığını görmeye başladık.Мы увидели, как воды Нила текли раньше.
Eskiden Nil nehrin nereden aktığını görmeye başladık.Так ми побачили, де Ніл протікав раніше.