Şimdi başladığın şeye bak.Now look what you've started.
Tom sadece başlamama yardım ediyor.Tom is just helping me get started.
Şimdi sakıncası yoksa başlamak istiyorum.Now if you don't mind, I'd like to get started.
Bana dil dökmeye başlama.Don't try to sweet talk me.
Tom ter dökmeye başladı.Tom began to perspire.
Tom kendini hazırlamaya başladı.Tom tried to prepare himself.
Alarm çalmaya başladı.The alarm started ringing.
Tom'un sol gözü seğirmeye başladı.Tom's left eye started twitching.
İnsanlar konuşmaya başlayacak.People will start talking.
Tom kartları kesti ve dağıtmaya başladı.Tom cut the cards and started dealing.
Tom dua etmeye başladı.Tom began praying.
Tom bir yangın söndürücü kaptı ve püskürtmeye başladı.Tom grabbed a fire extinguisher and started spraying.
Tom dişlerini fırçalamaya başladı.Tom began to brush his teeth.
Tom bana gülümsedi ve biz konuşmaya başladık.Tom smiled at me and we began to talk.
Tom kitabı gözden geçirmeye başladı.Tom started flipping through the book.
Evrak işlerine başlayacağım.I'll start the paperwork.
Tom bir şey söylemek başladı ama Mary onu susturdu.Tom started to say something, but Mary shushed him.
Sanırım Tom'a inanmaya başlamamızın zamanı.I think it's about time we started to believe Tom.
Tom gülmeye başladı ve odadaki herkes katıldı.Tom started to laugh and was joined by everyone in the room.
Müzik tekrar başladı.The music began again.
Tekrar ne zaman başlamak istediğini bana bildir.Let me know when you want to get underway again.
Tom, belki başlamak istersin.Tom, maybe you would like to begin.
Oyunlar başlasın.Let the games begin.
Tom kendini daha iyi hissetmeye başladı.Tom began to feel better.
Tom eldivenlerini çıkarmaya başladı.Tom began to remove his gloves.
Tom soyunmaya başladı.Tom began to undress.
Tom bir şey söylemeye başladı, ama söyleyemedi.Tom started to say something, but didn't.
O şekilde konuşmaya başlama.Don't you start talking like that.
O, başlamak için iyi bir yer olabilir.That might be a good place to start.
Bu başlamak için iyi bir yer.That's a good place to start.
Başlamak için harika bir yer.It's a great place to start.
Başlamamız için mükemmel bir yer.It's a perfect place for us to start.
Tom hızlı konuşmaya başladı.Tom began to talk fast.
Şimdi başlamam gerekiyor.I need to get started now.
Provalara yarın başlayacağız.We'll begin rehearsals tomorrow.
Tom'un davası bugün başladı.Tom's trial started today.
Org çalınmaya başladı.The organ started to play.
Tom hindiyi kesmeye başladı.Tom began to carve the turkey.
Tom, Mary'yle dalga geçmeye başladı.Tom started making fun of Mary.
Başlamamın sakıncası var mı?Do you mind if I get started?
Oyuna başlayabilir miyiz?Can we get started with the game?
Kolay sorularla başlayalım, olur mu?Let's start with the easy questions, shall we?
Neden başlangıçta başlamıyoruz?Why don't we start at the beginning?
Bu iyi bir başlangıç, sen de öyle düşünmüyor musun?It's a good start, don't you think?
Ne zaman Tom gibi konuşmaya başladın?When did you start talking like Tom?
Tom'la ne zaman sorun yaşamaya başladın?When did you start having trouble with Tom?
Nerede başlayalım?Where shall we begin?
Biz bile nerede başlarız?Where do we even begin?
Neden biz başlamadık?Why haven't we begun?
Hangi noktada endişe etmeye başlarız?At what point do we start to worry?
Performans 8.00'de başladı.The performance began at 8:00.
Performans saat 8.00'de başlayacak.The performance will begin at 8:00.
Tom ağlamaya başladığında ben de ağladım.When Tom began to cry, so did I.
Yeni bir iş aramaya başlamak için karar verdim.I've decided to start looking for a new job.
Bu bir panik başlatabilirdi.This could start a panic.
Onun nasıl başladığını ben bile hatırlamıyorum.I don't even remember how it started.
Bensiz başlama.Don't start without me.
Onlar hareket etmeye başladı.They began to move.
Başlangıçta bir şey anlayamadım.At first, I couldn't understand anything.
Başlangıçta bir şey göremedim.At first, I couldn't see anything.