Köpekler Tom'a havlamaya başladı.The dogs started barking at Tom.
Kriz ekonomik ideolojide bir devrim başlatabilir.The crisis could start a revolution in economic ideology.
Hey, başlasak iyi olur.Hey, we'd better get started.
Aşağılamak, yüceltmenin başlangıcıdır.Humiliation is the beginning of sanctification.
Şartlı tahliye edilen mahkum mahallesinde yaşamaya başladı.The parolee started to live in his hometown.
O kötü bir başlangıç değil.That's not a bad start.
Bu iyi bir başlangıç olurdu.That would be a good start.
Başlangıçta düşündüğüm şey bu.That's what I thought at first.
Sean Connery 21 yaşında kelleşmeye başladı.Sean Connery started balding at the age of 21.
Bu iyi bir başlangıç.That's a good start.
Toplantının saat kaçta başlayacağını öğrenmeni istiyorum.I want you to find out what time the meeting is going to start.
Hemen başlamak istiyorum.I'd like to get started right away.
Sadece yağmur yağmaya başladı.It just started to rain.
Güneş ve Ay parlamaya başladılar.The sun and the moon had started to shine.
O, sandvicini yemeye başladı.He began to eat his sandwich.
Bayanlar ve baylar yakında inişimize başlamak üzereyiz.Ladies and gentlemen, we are about to begin our descent.
Filmin başlangıcını kaçırdım.I missed the beginning of the movie.
Tom burada çalışmaya başlayacak gibi görünüyor.It looks like Tom is going to start working here.
Yangını kimin başlattığını bilmiyorum.I don't know who started the fire.
Fransızca çalışmaya başlamaya karar verdim.I've decided to start studying French.
Yangını kimin başlattığını bilmiyorum ama onun Tom olmadığından eminim.I don't know who started the fire, but I'm sure it wasn't Tom.
Maalesef tekrar başlamak zorunda kalacağız.I'm afraid we'll have to start over again.
Toplantının ne zaman başladığını Tom'a bildirmek zorundayım.I have to let Tom know when the meeting starts.
Konserin başlangıcını kaçırdım.I missed the beginning of the concert.
Tom para biriktirmeye başlamak zorunda kalacak.Tom is going to have to start saving money.
Nehrin kenarında yeni bir endüstri bölgesi kurmaya başladılar.They began to develop a new industrial site near the river.
Tom gözlerini kapatıp koyun saymaya başladı.Tom closed his eyes and began to count sheep.
Mary gözlerini kapattı ve sincapları saymaya başladı.Mary closed her eyes and began to count squirrels.
Toplantıyı bir saat daha evvel başlatmamızı önerebilir miyim?Might I suggest that we start the meeting an hour earlier?
Sincap gözlerini kapattı ve fındıkları saymaya başladı.The squirrel closed its eyes and began to count hazelnuts.
Artık başlayalım.Now let's get started.
Öğrenmeye başlamak için asla çok erken değildir.It's never too early to start learning.
Artık işe başlayalım.Now let's get to work.
Başka bir gün başladı.Another day has begun.
Film henüz başlamadı.The movie hasn't started yet.
Toplantı henüz başlamadı.The meeting hasn't started yet.
Belki başlamalıyız.Maybe we should start.
Şimdi başlayalım.Let's start now.
Ne zaman burada çalışmaya başladın?When did you start working here?
Yeniden başlayamaz mıyız?Can't we start again?
Başlamamın bir sakıncası var mı?Is it OK if I start?
Yangın nasıl başladı?How did the fire start?
Tasarruf etmeye başlamak güvenli emekliliğe doğru ilk adımdır.Starting to save is the first step towards a secure retirement.
Bin millik yolculuk bir tek adımla başlar.A journey of a thousand miles starts with a single step.
Ben yakın gelecekte senin güzel dilini öğrenmeye başlamayı umuyorum.I hope to begin learning your beautiful language in the near future.
Tom hademe olarak başladı ama o şimdi şirketin başkanıdır.Tom started as a janitor, but he's now the president of the company.
Komünist Rönesans, 21. yüzyılın ikinci yarısında başlamıştır.The Communist Renaissance began in the latter half of the 21st century.
Tom ne zaman Fransızca öğrenmeye başladı?When did Tom start studying French?
İşe başlamaya hazır mısınız?Are you ready to start working?
Çalışmaya başlamak için hazır mısınız?Are you ready to start working?
Şiddetli bir tartışma başlattılar.They started a vigorous discussion.
Bir işe başlamak çok para gerektirir.It takes a lot of money to start a business.
Konuşma dostça şakayla başladı fakat morluklarla sona erdi.The conversation started with friendly banter but ended in bruises.
Doğum, yaşam macerası için başlama noktasıdır.Birth is the starting point for life's adventures.
"Y" harfiyle başlayan kaç tane ülke var?How many countries have names that start with the letter "Y"?
Sanırım "Zo" ile başlayan hiç ülke yok.I think there's no country that begins with 'Zo'.
Sen hipoksinin etkilerini yaşamaya başlayacaksın.You'll begin to experience the effects of hypoxia.
Araba hızlanmaya başladı.The car started to pick up speed.
Tom üzülmeye başladı.Tom began to get downhearted.
Tom başladığı işi asla bitirmeyecek.Tom is never going to finish the job he started.