Ana içeriğe geç
Sözlük

başla ile cümle

başla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
At çok uysaldır ve yeni başlayanlar için idealdir.The horse is very docile and is ideal for beginner riders.
Tom masasına oturdu ve çalışmaya başladı.Tom sat down at his desk and started working.
Burada ilk çalışmaya başladığımda Tom kadar iyimserdim.I used to be as optimistic as Tom when I first started working here.
Savaş başlar başlamaz burası güvenli olmayacak.Once the fighting starts, it won't be safe here.
Hepsi bir cümleyle başladı.It all started with a sentence.
Her şey Tom adındaki bir çocukla başladı.It all started with a boy named Tom.
Başladım bu nedenle bitireceğim.I started so I'll finish.
Ben başladım ve bu yüzden tamamlayacağım.I started and so I will finish.
Tom steroid almaya başladıktan sonra kilo aldı.Tom bulked up after he started taking steroids.
Yeni başlayanların grubunda otuz öğrenci var.There are thirty students in the beginner's group.
On üçüncü satırdan okumaya başlayın.Start reading on line thirteen.
O, fıkra anlatınca gülmeye başladık.We started laughing when he told the joke.
Kilo kaybetmek için diyete başlamak zorundayım.I have to go on a diet to lose weight.
Benim tatilim zaten başladı.I have already started my vacation.
Tom ertesi gün erken bir başlangıç ​​yapması nedeniyle erken yatmaya gitti.Tom went to bed early because he had an early start the next day.
Hadi yeni bir başlangıç yapalım.Let's make a new start.
Yeni bir hayata başladım.I've turned over a new leaf.
Tom yeni bir hayata başlamak istiyordu.Tom wanted to start a new life.
Tom yeni bir kitap yazmaya başladı.Tom has begun writing a new book.
Yeni bir yer aramaya başlamamız gerek.We need to start looking for a new place.
Tom'un hayatı kararmaya başladı.Tom's life began falling apart.
Ve sonra, harika bir yemeğin ortasında geğirmeye başladı! Nasıl da rahatsız edici!And then, in the middle of a magnificent meal, he started belching! How disgusting!
Biz şarkı söylemeye başladık.We started singing.
Onlar taş toplamaya başladılar.They started picking up stones.
Onlar işletim sistemini çalışmaya başlatamıyorlar.They cannot get the operating system to work.
Bu yıl başladılar.They began this year.
Bu sene başladılar.They began this year.
Onlar, insanlar siyaset hakkında konuşmaya başladıklarında söyleyecek bir şeyleri vardır.They always have something to say when people start talking about politics.
Bilgisayar başladı.The computer started.
Ağlamaya başladı.She started crying.
O Esperanto öğrenmeye başladı.He has started to learn Esperanto.
Yeni başlayan biri için fena değil.Not bad for a beginner.
Olaydan sonra, onların arkadaşları ve yakınları onları daha seyrek ziyaret etmeye başladı.After the incident, their friends and relatives began to visit them less frequently.
Hikaye 1920'li yıllarda Almanya'nın kuzeyindeki küçük bir kasabada başlar.The story begins in a small town in the north of Germany in the 1920s.
Benim bütün vücudum titremeye başladı.My whole body began to shake.
Bunu kim başlattı?Who has initiated this?
Bu adil değil. Bunu o başlattı.That's not fair. He started it.
Tom soruşturmaya başladı.Tom began to investigate.
Üzgünüm buna başlamamalıydık.I'm sorry. I shouldn't have started it.
Boston her şeyin başladığı yerdir.Boston is where it all began.
Ben gözyaşlarına boğuldum ve sonra gülmeye başladım.I burst into tears and then started laughing.
Aylığımın dışında, birkaç dolar biriktirmeye başladım.Out of my salary, I had begun to save a few dollars.
Yarından başlayarak Safwan Malaya Üniversitesinde bir öğrenci olacak.Starting from tomorrow, Safwan will be a student at Malaya University.
Biz sadece başladık.We've only just started.
Hepimiz bir yerden başlamak zorundayız.We've all got to start somewhere.
Sadece az önce başladık.We've only just begun.
Biz onu yapmaya başlamayacağız.We're not going to start doing that.
Biz onun üzerinde çalışmaya başlayacağız.We'll get to work on it.
En kısa sürede başlayacağız.We'll get started as soon as we can.
Biz henüz başlamadık.We haven't started yet.
Ona başlamalıyız.We should get going on that.
Muhtemelen başlamalıyız.We should probably get started.
Başlasak iyi olur.We'd better get started.
Gerçekten başlamalıyız.We should really get going.
Hemen başlayabiliriz.We can get started right away.
Tom uzaktan kumandayı aldı ve kanallara göz atmaya başladı.Tom picked up the remote and started flipping through channels.
Tom bir dergiyi aldı ve onun sayfalarına göz atmaya başladı.Tom picked up a magazine and started flipping through its pages.
Yüzünden gözyaşları düşmeye başladı.Tears began to roll down her face.
Gözlüğüm burnumdan aşağı kaymaya başladı.My glasses started to slip down my nose.
Tekrar başlayabilir miyim?Can I start again?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod