Onlara başlamalarını söyle.Tell them to start.
Tom hareket etmeye başladı.Tom began to move.
İşte yine başladık.Here we are again.
Yine başladık.Here we are again.
Biz ne zaman başlarız?When do we begin?
Bizim başlamamız gerekir.We need to begin.
Tom hıçkırmaya başladı.Tom began to sob.
İşe başla, Tom.Get to work, Tom.
Biz nasıl başlarız?How do we begin?
Başlangıçta Tom'u sevmiyordum.I didn't like Tom at first.
Kızlar kavga etmeye başladı.The girls started fighting.
Üçüncü derse başlayalım.Let's start at the third lesson.
Gerçekten canlı müzik çalmaya başladığında, ben bilinçsizce dans etmeye başlarım.When really lively music starts playing, I start dancing unconsciously.
Neşeli müzik çalmaya başladığında, ben sadece dans etmeye başlarım.When upbeat music starts playing, I just start dancing.
Tek sorun nereden başlayacağımızı bilmediğimizdir.The only problem is we don't know where to start.
Tek sorun, aramaya nereden başlayacağımızdır.The only problem is where do we start looking?
Sorun üzerinde çalışmaya başlamamız gerekiyor.We need to start working on the problem.
O sorunla ilgili işe başlayalım.Let's get to work on that problem.
O, başlangıçta korkmuş görünüyordu ama sadece bir an için.She seemed frightened at first, but only for a moment.
Ziller çalmaya başladı.The bells started to ring.
Oyunun başlamasını bekle.Wait for the game to start.
Oyunun başlamasını bekleyin.Wait for the game to start.
Oyunun başlamasını bekleyiniz.Wait for the game to start.
Eğer yağmur başlarsa biz bisiklete binmekten vazgeçmek zorunda kalacağız.If it starts raining we'll have to give up on our bike ride.
Tom eğlencesine Arapça öğrenmeye başladı.Tom started learning Arabic for fun.
Öğretmen konuşmaya başladığı an uykuya daldı.She fell asleep the moment the teacher started talking.
Onun hepsi bundan dolayı başladı.It all started because of this.
Tom kamyondan bir kürek çıkardı ve kürümeye başladı.Tom got his shovel out of the truck and began to dig.
Yarınki giysi provası saat birde başlar.Tomorrow's dress rehearsal starts at one o'clock.
Tom bir fırça aldı ve Mary'nin çiti boyamasına yardım etmeye başladı.Tom picked up a paintbrush and started helping Mary paint the fence.
Film başlamadan önce üç dakikadan daha az süremiz var.We have less than three minutes before the movie starts.
Toplantının zamanında başlaması olası değil.It's unlikely that the meeting will start on time.
Başladığımızdan daha iyi durumda değiliz.We're no better off than when we started.
Tom buraya geldiğinde partiye başlayacağız.We'll begin the party when Tom gets here.
Biz olmadan toplantıya başlamayacaklar.They won't start the meeting without us.
Çocukların ikisi de ağlamaya başladı.Both of the children started crying.
Her iki çocuk da ağlamaya başladı.Both of the children started crying.
Hazır olduğunuzda başlayacağız.We'll start whenever you're ready.
Tom onsuz başlayabileceğimizi söylüyor.Tom says we can start without him.
Bensiz başlamalıydın.You should've started without me.
Onların her ikisi de gülmeye başladı.They both started laughing.
Japonca okumaya başlayalı kırk yıl oldu.It's been forty years since I began to study Japanese.
İngilizce çalışmaya başlayalı altı yıl oldu.It's been six years since I started to study English.
İngilizce çalışmaya başlayalı zaten beş yıl oldu.It's already been five years since we began to study English.
Onlar votka içmeye başladı. Ve ne zaman durduklarından emin değilim.They started drinking vodka. And I'm not sure when they stopped.
Buna daha önce başlamalıydık.We should've started this earlier.
Temizlemeye başlamadan önce bu yeri görmeliydin.You should've seen this place before I started cleaning it up.
Yağmur yağmaya başladı, bu yüzden arkadaşımın şemsiyesinin altına sığındım.It started raining, so I took shelter under my friend's umbrella.
Sınıfta uyuyakaldı ve horlamaya başladı.He fell asleep in class and started snoring.
Öğretmen derste uyuyakaldı ve yüksek sesle horlamaya başladı.The teacher fell asleep in class and started snoring loudly.
Tüm yolculuklar ilk adımla başlar.All journeys begin with a first step.
Tom ve Mary son zamanlarda çıkmaya başladılar.Tom and Mary have recently started dating.
Perde kalktı ve performans başlamıştı.The curtain was up and the performance had started.
Pinokyo yataktaydı, hızla uykuya daldı ve rüya görmeye başladı.As soon as Pinocchio was in bed, he fell fast asleep and began to dream.
O uyuşturucu kullanmaya başladıktan sonra Tom'un hayatı kontrolden çıktı.Tom's life spiraled out of control after he started using drugs.
Dünya üzerindeki yaşam, Mars'ta mı başladı?Did life on Earth start on Mars?
Yağmur yağmaya başladı bu yüzden arkadaşımın şemsiyesinin altına geçtim.It started raining, so I got under my friend's umbrella.
Tatilin başlangıcında senin evine uğrayacağım.I'll be passing by your house at the start of the vacation.
İngilizce öğrenmeye başladın mı?Have you started learning English?
Tom zaten öğle yemeği yemeye başladı.Tom has already started eating lunch.