Toplantı üçte başlar.The meeting begins at three.
Toplantı tam dörtte başlayacak.The meeting will start at four o'clock sharp.
Toplantı sırasında karnım guruldamaya başladı. Bu utanç vericiydi.My stomach started growling right there in the meeting. It was embarrassing.
Konsey 9.00'da başladı ve 10.45'e kadar bitirilmeli.The council began at 9:00 and should be finished by 10:45.
Toplantı saat onda başladı.The meeting started at ten.
Ertesi sabah erken başlamayı kararlaştırdık.We agreed to start early the next morning.
Biz erken başlamak için anlaştık.We agreed to start early.
Biz yeni bir proje üzerinde başladık.We began on a new project.
İşimize sıfırdan başlamak zorunda kaldık.We had to start our business from zero.
Liman yönünde gitmeye başladık.We began to sail in the direction of the port.
Derhal başlamalıyız.We have to start at once.
Toplantımız nadiren zamanında başlar.Our meeting rarely starts on time.
Çiçekleri sulamama gerek yoktu. Bitirdikten hemen sonra yağmur yağmaya başladı.I needn't have watered the flowers. Just after I finished, it started raining.
Onların bir yangın başlatmak için planı polis tarafından keşfedildi.Their plot to start a fire was discovered by the police.
Yangın hamamda başladı.The fire started in the bathhouse.
Yangın başladığında annem tesadüfen oradaydı.My mother happened to be there when the fire broke out.
Yangın mutfakta başladı.The fire started in the kitchen.
Bilimciler bu soruların yanıtlarını bulmaya başladılar.Scientists began to find answers to these questions.
Evden ayrılır ayrılmaz çok yağmur yağmaya başladı.I had no sooner left the house than it began to rain hard.
Evden çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.I had hardly left home when it began raining.
Evden ayrılır ayrılmaz şiddetli şekilde yağmur yağmaya başladı.I had hardly left home when it began to rain heavily.
O eve gelir gelmez bir bilgisayar oyunu oynamaya başladı.As soon as he got home, he began to play a computer game.
Biz eve varır varmaz yağmur yağmaya başladı.As soon as I got home, it began to rain.
Yaz tatili gelecek Pazartesi başlar.Summer vacation begins next Monday.
Yaz tatili temmuzda başlar.The summer vacation begins in July.
Yatılı ne zaman başlar?What time does boarding begin?
O saat kaçta başlar?What time does it start?
Oyun saat kaçta başlayacak?What time will the game start?
Bagaj kontrolüne ne zaman başlarsınız?What time do you start check-in?
Ne yaparsan yap,doğru adımla başlamak kaçınılmazdır.Whatever you're doing, starting off on the right foot is essential.
Neyle başlayayım?What shall I begin with?
Konser bir solo piyano ile başladı.The concert began with a piano solo.
Konser başlamak üzeredir.The concert is about to start.
İngilizce çalışmaya başladın mı?Have you begun studying English?
Film ne zaman başlar?When does the movie start?
Film henüz başladı mı?Has the movie started yet?
Film saat onda başlar.The movie starts at ten o'clock.
Film saat onda başlayacak.The movie starts at ten o'clock.
Şoförler kaza için kimin suçlanacağını tartışmaya başladı.The drivers began arguing about who was to blame for the accident.
Yağmur mevsimi başladı.The rainy season has set in.
Yağışlı sezon haziran ayında başlar.The rainy season begins in June.
Ne zaman yağmur başladı?When did it begin to rain?
Yağmura rağmen başladı.He started in spite of the rain.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başladı.It began to rain cats and dogs.
Şiddetli bir yağmur yağmaya başladı.It began to rain cats and dogs.
Yağmur kara dönüşmeye başladı.The rain began to turn into snow.
Hava açıldığında çocuklar tekrar beyzbol oynamaya başladı.When the weather had cleared, the children began to play baseball again.
Yağmur başlamadan önce başlasak daha iyi olur.We had better start before it begins to rain.
O yağmur yağmaya başladığında çamaşırları yıkadı.She took in the washing when it started to rain.
Yağmur yağmaya başlar diye yanına bir şemsiye al.Take an umbrella with you in case it begins to rain.
Yağmur başlamadan önce geri dönelim.Let's go back before it begins to rain.
Yağmur yağmaya başladığında, o, oğlunun çamaşırı içeriye almasını söyledi.When it began to rain, she told her son to take in the washing.
Yağmur yağmaya başladı.The rain began to fall.
Yağmur yağmaya başladı ve o ıslandı.It began to rain and she got wet.
Şiddetli yağmur yağmaya başladı.A heavy rain began to fall.
Çok yağmur yağmaya başladı.It began to rain in earnest.
Yağmur çiselemeye başladı.It began to sprinkle.
Ben çok içtikten sonra oda dönmeye başladı.The room started to spin after I drank too much.
Bir dizi olay savaşın başlamasına yol açtı.A chain of events led to the outbreak of the war.
Tek başıma yaşamaya başladım.I began living by myself.