başlıca ile cümle

başlıca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gençler okulu bırakmalarının başlıca nedeni olarak maddi sorunları gösterdiler.They cited financial problems as the principal reason for dropping out.
Bu sorun, ülkenin AB üyeliğine giden yolda önündeki başlıca engellerden birisi olmaya devam ediyor.The issue remains one of the main obstacles on the country's path to the EU.
SETimes: Bu projeyi başlatmanın başlıca nedenleri nelerdir?SETimes: What were the main reasons for initiating this project?
Romen halkının dörtte üçünün başlıca haber kaynağı televizyon.Television is the main news source for nearly three-quarters of Romanians.
Başbakan Vojislav Kostunica, sorunun yönetiminin başlıca öncelikleri arasında yer aldığını söyledi.Prime Minister Vojislav Kostunica says the issue is one of the administration's top priorities.
Okul altyapısı, Kosova eğitiminin başlıca sorunlarından biri olmaya devam ediyor.One of the main issues for Kosovo education remains school infrastructure.
Makedon başbakan adayı, ekonomi ve yolsuzlukla mücadeleyi başlıca öncelikler arasında saydıMacedonian PM-designate cites economy, fighting corruption as top priorities
Yolsuzluk, kamu kaynaklarının başlıca sorunlarından biri.Corruption is a major problem with public funds.
Güneş ve rüzgar, Hırvatistan'ın başlıca yenilenebilir enerji kaynakları. [Reuters]Sun and wind are Croatia's primary renewable sources. [Reuters]
Başlıca tartışma konularından birini de cumhurbaşkanlığının gelecekteki biçimi oluşturuyor.The future shape of the presidency is a major point of contention.
EUFOR'un başlıca sorumluluğu güvenli bir ortam sağlamak olacak.EUFOR's primary responsibility will be to ensure a secure environment.
Dünya Bankası Hırvatistan, Makedonya ve Bulgaristan'ı başlıca reformcular olarak sıraladıWorld Bank lists Croatia, Macedonia, Bulgaria among top reformers
Raporda, Hırvatistan'ın iş yapılacak başlıca ülkeler arasında yer aldığı belirtiliyor. [AFP]The report says Croatia is one of the top countries in which to do business. [AFP]
Bu yüzden de kamu satın alma sisteminde reform yapmak başlıca önceliğimizdir.This is why reforming the public acquisition system is by far our first priority.
SETimes: Görev süreniz boyunca başlıca hedefleriniz nelerdir?SETimes: What are your main objectives during your term?
Lekatsas, "Başlıca çabam ne şekilde olursa olsun gelirleri yüksek tutmak" dedi."My main effort to keep [revenue] high, any way I can," Lekatsas said.
Başlıca anlaşmazlık noktasını Parlamentodaki taraf oyları oluşturuyor.The key area of disagreement concerns the entity vote in Parliament.
Arnavut hükümeti kamu mallarının özelleştirilmesini 2005'in başlıca hedefleri arasına koydu.The Albanian government has set privatisation of state-owned assets as a major goal for 2005.
Hükümet, kamu mallarının özelleştirilmesinin bu yılki başlıca hedefleri olacağını açıkladı.The government has said privatisation of state-owned assets is a major goal for this year.
CEFTA'nın başlıca amacı üye ülkeler arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek. [CEFTA]The main goal of CEFTA is to develop economic relations among member countries. [CEFTA]
Başlıca ekinler buğday, mısır, arpa, soya fasulyesi ve patates.Principal crops are wheat, corn, barley, soybeans and potatoes.
Başlıca koyun olmak üzere sığır ve domuz da yetiştiriliyor.Sheep are the principal livestock, although cattle and pigs also are raised.
Ülkenin başlıca kaygısı hem yurtiçinde hem de uluslararası alanda kullanılacak ortak bir ad bulmak.The country's main concern is finding a common name for use both domestically and internationally.
Forumun başlıca amacı Facebook uygulamalarını geliştirme olanakları sunmaktı.The main goal of the forum was to present opportunities to develop Facebook applications.
Avrupa-Atlantik entegrasyonu da başlıca öncelikler arasında yer alıyor.Euro-Atlantic integration is a top priority as well.
Artışın başlıca etkeni yıllık bazda yüzde 48 artış kaydeden akaryakıt ithalatı oldu.Fuel imports -- higher by 48 per cent compared on an annual basis -- were the main factor.
Keşfedilmemiş sahiller ve güzel yemekler başlıca cezbedici özellikler arasında yer alıyor.Unexplored beaches and good food are the main attractions.
Ashdown, başlıca amacın polisin suçla mücadelesini kolaylaştırmak olduğunu söyledi.The main goal is to make it easier for police to fight crime, Ashdown said.
SETimes: Yeni kamu idaresi yasasının getirdiği başlıca değişiklikler neler?SETimes: What are the main changes brought about by the new law on public administration?
Bakan, genel toplamın yüksek çıkmasının başlıca nedeninin bu olduğunu kaydetti.That, he says, is one of the main reasons for the higher overall cost.
BM: yolsuzluk, Batı Balkanlar'ın başlıca sorunu olmaya devam ediyorUN: corruption remains major concern across Western Balkans
Nakit ödemeler, bölgedeki başlıca rüşvet biçimini oluşturuyor. [Reuters]Cash payments were the primary form of bribery in the region. [Reuters]
Artışın başlıca nedeni metal ve boru fiyatlarına yapılan zam gösterildi.The primary reason is the rising cost of metal and pipe.
Bonesmen isimli giyim markasının başlıca hissedarlarından biridir ve Bonesmen'in kurucusudur.He is one of the main shareholders of the clothing brand Bonesmen and is the founder of Bonesmen.
Başlıca ÖdüllerMajor Awards
Başlıca Çalışma AlanlarıMain Fields of Study
Şiirlerinde işledikleri başlıca temalar tabiat ve aşktır.The main themes in their poems are nature and love.
Tiran Bienali başlıca çağdaş, uluslararası sanat etkinliğidir.The Tirana Biennale is the main contemporary, international art event.
Başlıca AdaylarMajor candidates
İnsan enfeksiyonlarına katılan virüslerin başlıca türleri ve en önemli türlere genel bakış[140]Overview of the main types of viral infection and the most notable species involved[140]
Başlıca eserleriNotable works
Turizm, Vatikan ekonomisinin başlıca gelir kaynaklarından birisidir.Tourism is one of the principal sources of revenue in the economy of Vatican City.
Cato'yu takip eden yazarlar arasından başlıcaları şöyle sıralanabilir:Among the principal writers of this class who succeeded Cato, the following may be mentioned:
GLUT4' ün bulunduğu başlıca dokular:GLUT4 is primarily found in:
Bu esnada doğal ekoloji ve tarım ekolojisi ekoloji altındaki başlıca başlıklardır.In this, natural ecology and agroecology are the major headings under ecology.
Başlıca tarım ürünleriMajor agricultural products
Sigil'in özelliklerinden başlıcaları şunlardır:[6]Sigil's features include:[6]
Ermeni Apostolik Kilisesi, Hıristiyan Kutsal Mekanlarının başlıca koruyucularından biridir.Armenian Apostolic Church is one of the major guardians of the Christian Holy Places.
Alternaria türleri başlıca bitki patojenleri olarak bilinirler.Alternaria species are known as major plant pathogens.
Başlıca organı o zamandaki Slovakya'daki ana gazete olan ) Pravda idi.Its main organ (and thus the main newspaper in Slovakia at the time) was Pravda.
Nijerya'daki başlıca Çad dilleri konuşan halklar.Main Chadic-speaking peoples in Nigeria.
Başlıca OyuncularCast
Başlıca fotoğrafçılık, 1 Haziran 2017'de Ontario, Toronto'da başladı. [1]Principal photography began on June 1, 2017 in Toronto, Ontario.[4]
[1] [2] Başlıca dört akıncı aileden biri olan Malkoçoğlu ailesi .Bosnian Serb origin.[3][4] Malkoçoğlu family, one of four leading akinci families.
Başlıca tektonik türleriMain types of tectonic regime
Başlıca dallarMajor branches
Başlıca zayıflığı Holt paletlerdeydi.Its principal weakness was its Holt caterpillar tracks.
Kuzu ve tavuk yüzyıllardır Kürt mutfağında başlıca ürünü olmuştur.Lamb and chicken have been staple meats in Kurdish cuisine for centuries.
Beyaz Rusya Devlet Sınır Komitesi'nin başlıca görevleri şunlardır:Primary tasks of the State Border Committee include:[4]
IGF-1, başlıca karaciğer tarafından üretilmektedir.IGF-1 is produced primarily by the liver.
İlgili Sayfalar