başlıca ile cümle

başlıca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tahta bu iki şeyi gerçekten yapan benim inşaat yapabileceğim başlıca inşaat malzemesi.木頭係主要唯一一種 能夠同時做到以上兩個方法嘅建材
Tarım ve ulaşım azot kirliliğinin başlıca kaynaklarıdır.A directiva relativa aos valores-limite nacionais de emissão (TEN) é uma política chave da UE.
Tarım ve ulaşım azot kirliliğinin başlıca kaynaklarıdır.Agricultura este responsabilă pentru peste 90% din
Tarım ve ulaşım azot kirliliğinin başlıca kaynaklarıdır.A nitrogénszennyezés fő forrása a mezőgazdaság és a közlekedés.
Tarım ve ulaşım azot kirliliğinin başlıca kaynaklarıdır.La agricultura y el transporte son las principales fuentes de contaminación por nitrógeno.
Tarım ve ulaşım azot kirliliğinin başlıca kaynaklarıdır.L’agricoltura e i trasporti sono le maggiori fonti di inquinamento da azoto.
Tarım ve ulaşım azot kirliliğinin başlıca kaynaklarıdır.Maatalous ja liikenne ovat tärkeimmät typen aiheuttaman ilman pilaantumisen lähteet.
Tarım ve ulaşım azot kirliliğinin başlıca kaynaklarıdır. Sadece kükürt dioksit (SOGłównymi źródłami zanieczyszczenia azotem są rolnictwo i transport.
Tarım ve ulaşım azot kirliliğinin başlıca kaynaklarıdır. Sadece kükürt dioksit (SOLandwirtschaft und Verkehr sind die Hauptquellen der Stickstoffverschmutzung.
Tarım ve ulaşım azot kirliliğinin başlıca kaynaklarıdır. Sadece kükürt dioksit (SOStanoví „stropy“ neboli limity pro čtyři znečišťující látky: oxid siřičitý (SO
Tarım ve ulaşım azot kirliliğinin başlıca kaynaklarıdır.Η γεωργία και οι μεταφορές είναι οι κύριες πηγές της ρύπανσης από άζωτο.
Topraktaki organik maddeler, başlıca karasal karbon rezervuarı olduğundan, iklimBodemeigenschappen spelen hier een cruciale rol omdat ze de cycli van
Topraktaki organik maddeler, başlıca karasal karbon rezervuarı olduğundan, iklimDie größten ursprünglichen Waldgebiete der EU befinden
Topraktaki organik maddeler, başlıca karasal karbon rezervuarı olduğundan, iklimMateria organiczna w glebie jest głównym lądowym miejscem gromadzenia się węgla, a zatem jest ważna dla
Topraktaki organik maddeler, başlıca karasal karbon rezervuarı olduğundan, iklimOrganska snov v tleh je pomemben kopenski ponor ogljika in je torej pomembna za blažitev podnebnih sprememb.
Tüketim kalıpları, kaynak kullanımının ve atık oluşumunun altında yatan başlıca nedendirDie Behandlung und Wiederverwendung von Abwasser wird vor allem im südlichen Europa praktiziert.
Tüketim kalıpları, kaynak kullanımının ve atık oluşumunun altında yatan başlıca nedendirKulutustottumukset ovat avainasemassa luonnonvarojen käytössä ja jätteen syntymisessä
Tüketim kalıpları, kaynak kullanımının ve atık oluşumunun altında yatan başlıca nedendirLas pautas de consumo son factores clave del uso de recursos y la generación de residuos
Tüketim kalıpları, kaynak kullanımının ve atık oluşumunun altında yatan başlıca nedendirV Európe sa odpadová voda opätovne využíva predovšetkým v južnej Európe.
Tüketim kalıpları, kaynak kullanımının ve atık oluşumunun altında yatan başlıca nedendirVzorcipotrošnjesoključnagonilnasilarabenaravnihvirov in nastajanja odpadkov
Tüketim kalıpları, kaynak kullanımının ve atık oluşumunun altında yatan başlıca nedendirWzorce konsumpcji są kluczowym czynnikiem determinującym wykorzystywanie zasobów i wytwarzanie odpadów
Tüketim kalıpları, kaynak kullanımının ve atık oluşumunun altında yatan başlıca nedendirΣτην Ευρώπη, η επαναχρησιμοποίηση λυμάτων εφαρμόζεται κυρίως στη νότια Ευρώπη.
Tüketim kalıpları, kaynak kullanımının ve atık oluşumunun altında yatan başlıca nedendirотпадъчните води се използват повторно главно в южната част Европа.
Tüm tedavi taleplerinin yaklaşık % 50’sinde başlıca uyuşturucu50%-ában szerepelt fő kábítószerként.
Tüm tedavi taleplerinin yaklaşık % 50’sinde başlıca uyuşturucuDroga principal em cerca de 50% do total de pedidos de tratamento da toxicodependência
Tüm tedavi taleplerinin yaklaşık % 50’sinde başlıca uyuşturucuDrogul principal în aproximativ 50% din totalul cererilor de tratament
Tüm tedavi taleplerinin yaklaşık % 50’sinde başlıca uyuşturucuEn opiat är primärdrog för omkring 50 procent av alla personer som söker missbruksbehandling.
Tüm tedavi taleplerinin yaklaşık % 50’sinde başlıca uyuşturucuGlavna droga pri približno 50 % vseh povpraševanj po zdravljenju zaradi drog.
Tüm tedavi taleplerinin yaklaşık % 50’sinde başlıca uyuşturucuGłówny narkotyk (około 50% przypadków), będący przyczyną zgłaszania się na leczenie.
Tüm tedavi taleplerinin yaklaşık % 50’sinde başlıca uyuşturucuHlavná droga v asi 50% všetkých žiadostí o protidrogovú liečbu
Tüm tedavi taleplerinin yaklaşık % 50’sinde başlıca uyuşturucuHlavní drog a u asi 50% všech žádostí o léčbu drogové závislost
Tüm tedavi taleplerinin yaklaşık % 50’sinde başlıca uyuşturucuLa producción local de cannabis: esa gran desconocida
Tüm tedavi taleplerinin yaklaşık % 50’sinde başlıca uyuşturucuPrimært stof i ca. 50 % af alle anmodninger om behandling for stofbrug
Tüm tedavi taleplerinin yaklaşık % 50’sinde başlıca uyuşturucuPrincipale drogue consommée dans environ 50% de toutes les demandes de traitement
Tüm tedavi taleplerinin yaklaşık % 50’sinde başlıca uyuşturucuÜber 600 000 Opioidkonsumenten haben im Jahr 2006 eine Substitutionsbehandlung erhalten.
Tüm tedavi taleplerinin yaklaşık % 50’sinde başlıca uyuşturucuVoornaamste drug in bijna 50% van alle aanvragen voor behandeling
Tüm tedavi taleplerinin yaklaşık % 50’sinde başlıca uyuşturucuΕίναι το κύριο ναρκωτικό σε p i ε ρί p i ου 50% του συνόλου των αιτήσεων για θ ε ρα p i ε ία α p i εξάρτηση ó
Tüm tedavi taleplerinin yaklaşık % 50’sinde başlıca uyuşturucuОсновен проблемен наркотик в около 50% от всички случаи на потърсено лечение за наркотици
Ulusal odak noktalarının başlıca görevleri ulusal ağın geliştirilmesi ve korunması, ulusal bilgiEEA s temi organizacijami tesno sodeluje pri pripravi informacij in ocen za svoje stranke in ciljne skupine.
Ulusal odak noktalarının başlıca görevleri ulusal ağın geliştirilmesi ve korunması, ulusal bilgiProfessor Jacqueline McGlade, miljöbyråns verkställande direktör
UUIM’yi teşvik eden kişi veya müdürün başlıca önceliği kuşkusuz fon ve insan kaynaklarıdır.Là encore, nous vous conseillons une approche ouverte, moins «égocentrique».
) uyarınca 2015’te iyi duruma ulaşılmasının başlıca şartı, tüm), dokłada się do
) uyarınca 2015’te iyi duruma ulaşılmasının başlıca şartı, tümDošlo k významnému poklesu koncentrácie fosfátov v
) uyarınca 2015’te iyi duruma ulaşılmasının başlıca şartı, tümFör att uppnå god status enligt vattendirektivet senast 2015 (
) uyarınca 2015’te iyi duruma ulaşılmasının başlıca şartı, tümLes écosystèmes terrestres et d'eau douce sont toujours sous pression malgré la diminution de la pollution
) uyarınca 2015’te iyi duruma ulaşılmasının başlıca şartı, tümMaximul, în atingerea unei stări bune a apei, până în 2015, în temeiul
) uyarınca 2015’te iyi duruma ulaşılmasının başlıca şartı, tüm) será primordial lograr una reducción del nivel excesivo
Ve bence bu toplumumuzun başlıca sorunlarından birisi.Acho que este é um dos maiores problemas da nossa sociedade.
Ve bence bu toplumumuzun başlıca sorunlarından birisi.A myslím, že práve to je jeden z hlavných problémov našej spoločnosti.
Ve bence bu toplumumuzun başlıca sorunlarından birisi.A to je, myslím, jeden z hlavních problémů naší společnosti.
Ve bence bu toplumumuzun başlıca sorunlarından birisi.Azt hiszem ez az egyik fő problémája a társadalmunknak.
Ve bence bu toplumumuzun başlıca sorunlarından birisi.Dat is een van de belangrijkste problemen van onze samenleving.
Ve bence bu toplumumuzun başlıca sorunlarından birisi.E penso che questo è uno dei problemi principali della nostra società:
Ve bence bu toplumumuzun başlıca sorunlarından birisi.Je pense que c'est l'un des principaux problèmes de notre société.
Ve bence bu toplumumuzun başlıca sorunlarından birisi.저는 이것이 우리 사회의 중요한 문제중의 하나라고 생각합니다.
Ve bence bu toplumumuzun başlıca sorunlarından birisi.Och jag tror att det är ett av huvudproblemen med vårt samhälle.
Ve bence bu toplumumuzun başlıca sorunlarından birisi.Pienso que ese es uno de los problemas principales de nuestra sociedad.
Ve bence bu toplumumuzun başlıca sorunlarından birisi.Sądzę, że jest to poważny problem naszego społeczeństwa.
Ve bence bu toplumumuzun başlıca sorunlarından birisi.Şi asta cred că este una din problemele societăţii noastre.
Ve bence bu toplumumuzun başlıca sorunlarından birisi.Und ich denke, das ist eines der Hauptprobleme unserer Gesellschaft.

İlgili Sayfalar