başkomutan ile cümle
başkomutan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Başkomutanlığı da üstlendi, yüksek makamlara yakınlarını getirdi, siyasi karşıtlarının çoğunu öldürttü.הוא מגיע למפקדתם ורוצח את רובם בזעם ובדם קר.
Sovyet kuvvetlerinin başkomutanıyla birlikte derhal savaşmayı bırakmanızı emrediyorum.Заедно с главния командир на съветските сили, ви нареждам да прекратите огъня.
1941 yılında Güney-Doğu Başkomutanı olarak görev yapmıştır.През 1941 г. е главнокомандващ на югоизточния сектор.
Darlan, Fransız silahlı kuvvetlerinin başkomutanı da dahil olmak üzere daha az sayıda görevde bulundu.Дарлан запазва поста си на главнокомандващ на въоръжените сили на Франция.
Cumhurbaşkanı, aynı zamanda Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerin de başkomutanıdır.Predsjednik ujedno obavlja i funkciju vrhovnog zapovjednika oružanih snaga Azerbajdžana.
Savaşta Başkomutanlık görevini Cumhurbaşkanı adına yerine getirir.U vrijeme rata, šef glavnog stožera vrši funkciju vrhovnog zapovjednika u ime predsjednika.
Başkomutanlık Meydan Savaşı.Elementarna snaga boje.
Savaştan sonra Korgeneral rütbesine terfi etti ve yeniden Başkomutan olarak atandı.Kao iskusan borac, napreduje u činovima i stječe čin bojnika.
1917'den itibaren Hava Kuvvetleri Başkomutanı'nın personelinde görev yaptı.Od roku 1971 slúžil vo velení vzdušných síl.
Kara kuvvetlerinin bir yönetici başkomutanı vardır.Pozemné sily majú nového veliteľa .
Ordunun Başkomutanı Büyük Dük'tür.Drugi najvišji poveljujoči častnik je bil veliki vojvoda.
Zeno hükümdarlığında magister militum per Thracias (Trakya İmparatorluk orduları başkomutanı) olmuştur.Vojaško je bila cela regija pod poveljstvom magista militum Trakije (magister militum per Thracias).
Buna göre her askerin genelkurmaya ve başkomutan Fairfax'a bağlılık yemini etmesi isteniyordu.Tačiau kiekvienas valdytojas turėdavo būti patvirtinamas mansa, ir jam ištikimas.
ABD'de, devlet başkanı, tüm silahlı kuvvetlerin başkomutanıdır.JAV prezidentas yra vyriausias JAV ginkluotųjų pajėgų vadas.
1951'de NATO'nun ilk başkomutanı olmuştur.Detsembris 1950 sai temast NATO esimene ülemjuhataja.
Ordunun Başkomutanı Büyük Dük'tür.Naissoost vaste on suurhertsoginna.
Baban Başkomutan King Bradley'i seviyor musun?Gillar du din far, överbefälhavare King Bradley?
Baban Başkomutan King Bradley'i seviyor musun?Gostas do teu pai, o Comandante Supremo Rei Bradley?
Baban Başkomutan King Bradley'i seviyor musun?Kan du lide din far, øverstbefalende King Bradley?
Baban Başkomutan King Bradley'i seviyor musun?Kochasz swojego ojca, Najwyższego Dowódcę Kinga Bradleya?
Baban Başkomutan King Bradley'i seviyor musun?Pidätkö isästäsi, ylipäällikkö King Bradleystä?
Baban Başkomutan King Bradley'i seviyor musun?¿Te gusta tu padre, el General King Bradley?
Baban Başkomutan King Bradley'i seviyor musun?Ti piace tuo padre, il comandante Supremo King Bradley?
Baban Başkomutan King Bradley'i seviyor musun?Συμπαθείς τον πατέρα σου, τον Ανώτατο Διοικητή Μπράντλεϊ;
Baban Başkomutan King Bradley'i seviyor musun?Ты любишь своего отца, главнокомандующего Брэдли?
Başkomutana hemen söylemek zorundayım...Debo informar al General enseguida...
Başkomutana hemen söylemek zorundayım...Devo riferirlo al Comandante Supremo, e in fretta.
Başkomutana hemen söylemek zorundayım...Jag måste berätta för överbefälhavaren.
Başkomutana hemen söylemek zorundayım...Jeg underretter øverstkommanderende.
Başkomutana hemen söylemek zorundayım...Minun täytyy kertoa heti ylikomentajalle...
Başkomutana hemen söylemek zorundayım...Muszę szybko powiedzieć Najwyższemu Dowódcy.
Başkomutana hemen söylemek zorundayım...Tenho de dizer ao Comandante Supremo depressa...
Başkomutana hemen söylemek zorundayım...Πρέπει να ενημερώσω τον Ανώτατο Διοικητή γρήγορα...
Başkomutana hemen söylemek zorundayım...Я должен сообщить Верховному Главнокомандующему...
Başkomutan her gün meşgul gibi.Den øverstbefalende har meget at lave hver dag.
Başkomutan her gün meşgul gibi.El General parece estar ocupado todos los días.
Başkomutan her gün meşgul gibi.Il Comandante Supremo sembra molto impegnato ogni giorno.
Başkomutan her gün meşgul gibi.Najwyższy Dowódca rzeczywiście jest ciągle bardzo zajęty.
Başkomutan her gün meşgul gibi.O Comandante Supremo parece estar sempre ocupado.
Başkomutan her gün meşgul gibi.Överbefälhavaren har mycket att göra varje dag.
Başkomutan her gün meşgul gibi.Ylipäällikkö on kiireinen joka päivä.
Başkomutan her gün meşgul gibi.Ο Ανώτατος Διοικητής είναι πάντα πολύ απασχολημένος.
Başkomutan her gün meşgul gibi.Похоже, Главнокомандующий целыми днями занят.
Başkomutan'ın oğlu mu?Den øverstbefalendes søn?
Başkomutan'ın oğlu mu?¿El hijo del General?
Başkomutan'ın oğlu mu? Evet, benim.-Oletko ylipäällikön poika?
Başkomutan'ın oğlu mu?Il figlio del Comandante Supremo?
Başkomutan'ın oğlu mu?O filho do Comandante Supremo?
Başkomutan'ın oğlu mu?Överbefälhavarens son?
Başkomutan'ın oğlu mu?Syn Najwyższego Dowódcy?
Başkomutan'ın oğlu mu?Ο γιος του Ανώτατου Διοικητή;
Başkomutan'ın oğlu mu?Сын Верховного Главнокомандующего?
Başkomutan Kral Bradley!Comandante Supremo King Bradley!
Başkomutan Kral Bradley!Comandante Supremo King Bradley!
Başkomutan Kral Bradley!¡General King Bradley!
Başkomutan Kral Bradley!Najwyższy Dowódca King Bradley!
Başkomutan Kral Bradley!Överbefälhavare King Bradley!
Başkomutan Kral Bradley!Øverstbefalende King Bradley!
Başkomutan Kral Bradley!Ylikomentaja King Bradley!
Başkomutan Kral Bradley!Ανώτατε Διοικητά Κινγκ Μπράντλεϊ!