başkişi ile cümle
başkişi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
DNA çipleri yapmakla uğraşıyordum -- bu, DNA'nın cam üzerindeki baskısı.התעסקתי בבניית שבבי דנ"א - כלומר, הדפסת דנ"א על זכוכית.
DNA çipleri yapmakla uğraşıyordum -- bu, DNA'nın cam üzerindeki baskısı.كنت أتسلى بصناعة شرائح الحمض النووي هذا معناه ( طبع الحمض النووي على الزجاج)
Dünya Bankası, IMF ve tabii ki ormanları sömürüp petrol çıkarmak isteyen insanların baskısına karşı koyuyor.세계은행, IMF, 그리고, 물론 이 숲을 이용하고, 석유를 파내고 싶어하는 그런 사람들과 싸우고 있습니다.
Dünya Bankası, IMF ve tabii ki ormanları sömürüp petrol çıkarmak isteyen insanların baskısına karşı koyuyor.נלחם בלחץ של הבנק העולמי, קרן המטבע הבינלאומית, וכמובן האנשים שרוצים לנצל את היערות ולקחת את הנפט.
Dünya Bankası, IMF ve tabii ki ormanları sömürüp petrol çıkarmak isteyen insanların baskısına karşı koyuyor.يناضل ضغوط البنك الدولي، صندوق النقد الدولي، وبالطبع الناس الذين يرغبون في استغلال الغابات والحصول على النفط.
Dünya Bankası, IMF ve tabii ki ormanları sömürüp petrol çıkarmak isteyen insanların baskısına karşı koyuyor.圧力と闘っているのです そんなわけで そこから直接やってきました
Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar.Akta på mig och svara mig. I mitt bekymmer är jag utan ro och måste klaga,
Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar.Bởi tiếng kẻ thù nghịch, và bởi kẻ ác hà hiếp; Vì chúng nó thêm sự ác trên mình tôi, Bắt bớ tôi cách giận dữ.
Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar.dammi ascolto e rispondimi, mi agito nel mio lamento e sono sconvolt
Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar.Figyelmezz én reám és hallgass meg engemet; mert keseregve bolyongok és jajgatok!
Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar.Gi akt på mig og svar mig! Mine sorgfylte tanker farer hit og dit, og jeg må stønne,
Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar.jeg stønner ved Fjendernes Råb og de gudløses Skrig; thi Ulykke vælter de over mig, forfølger mig grumt;
Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar.이는 원수의 소리와 악인의 압제의 연고라 저희가 죄악으로 내게 더하며 노하여 나를 핍박하나이다
Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar.Kuuntele minua ja vastaa minulle. Minä kuljen rauhatonna murheessani ja huokaan,
Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar.por la voz del enemigo, por la presión de los impíos que me inculpan de iniquidad y me odian con furor
Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar.Posłuchaj mię z pilnością, a wysłuchaj mię; boć się uskarżam w modlitwie swej, i trwożę sobą:
Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar.Pozoruj a vyslyš mne, neboť naříkám v úpění svém, a kormoutím se,
Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar.Pozoruj na mňa a ohlás sa mi, lebo chodím sem-ta vo svojom úpení a vzdychám
Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar.zavoljo glasú sovražnikovega, zavoljo stiskanja krivičnika. Ker name zvračajo krivico in v jezi me preganjajo.
Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar.מקול אויב מפני עקת רשע כי ימיטו עלי און ובאף ישטמוני׃
Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar.من صوت العدو من قبل ظلم الشرير. لانهم يحيلون عليّ اثما وبغضب يضطهدونني.
Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar.都 因 仇 敵 的 聲 音 、 惡 人 的 欺 壓 . 因 為 他 們 將 罪 孽 加 在 我 身 上 、 發 怒 氣 逼 迫 我
Düşman sesinden, kötünün baskısından; Çünkü sıkıntıya sokuyorlar beni, Öfkeyle üstüme üstüme geliyorlar.都 因 仇敵 的 聲音 、 惡人 的 欺壓 . 因為 他 們將 罪孽 加在 我 身上 、 發怒氣 逼迫 我
Escher baskısı gibi tasarlanmış.E gândită ca un desen Escher.
Escher baskısı gibi tasarlanmış.Egy Escher-nyomat mintájára terveztük
Escher baskısı gibi tasarlanmış.Elle est dessinée comme une gravure d'Escher.
Escher baskısı gibi tasarlanmış.È progettata come una stampa di Escher.
Escher baskısı gibi tasarlanmış.Esta diseñada como una impresión de Escher.
Escher baskısı gibi tasarlanmış.Het is ontworpen als een Escherafbeelding.
Escher baskısı gibi tasarlanmış.Je navrhnutá ako Escherov obrázok.
Escher baskısı gibi tasarlanmış.Jest zaprojektowana jak grafika Eschera.
Escher baskısı gibi tasarlanmış.Je to navrženo jako Escherův tisk.
Escher baskısı gibi tasarlanmış.이건 에셔 프린트 작품처럼 디자인이 되었어요.
Escher baskısı gibi tasarlanmış.Nó được thiết kế giống như một bản in Escher.
Escher baskısı gibi tasarlanmış.Perpustakaan ini didesain seperti "Escher print".
Escher baskısı gibi tasarlanmış.Sie ist wie ein Escher-Druck gestaltet.
Escher baskısı gibi tasarlanmış.Είναι σχεδιασμένο σαν χαρακτικό του Έσερ.
Escher baskısı gibi tasarlanmış.Вона розроблена на зразок шрифта Ешера.
Escher baskısı gibi tasarlanmış.Дизайнът й е като на Ешеров отпечатък.
Escher baskısı gibi tasarlanmış.Она спроектирована наподобие картин Эшера.
Escher baskısı gibi tasarlanmış.הספרייה מעוצבת כמו הדפס של האמן הסוראליסטי אשר.
Escher baskısı gibi tasarlanmış.لقد صُممت مثل طباعة إيشر.
Escher baskısı gibi tasarlanmış.ここはライブラリーの階下で
Fakat her neyse, baskısı tükenmiş işleri Boston Halk Kütüphanesi'nden,Cho mượn sách không còn xuất bản từ Thư viện Công Cộng Boston,
Fakat her neyse, baskısı tükenmiş işleri Boston Halk Kütüphanesi'nden,어쨌듯 보스턴 공립 도서관에서 절판된 책들을 빌려주고 있습니다.
Fakat her neyse, baskısı tükenmiş işleri Boston Halk Kütüphanesi'nden,Per ora li presta la Biblioteca Pubblica di Boston
Fakat her neyse, baskısı tükenmiş işleri Boston Halk Kütüphanesi'nden,Але ми все одно позичаємо книжки з Бостонської громадської бібліотеки,
Fakat her neyse, baskısı tükenmiş işleri Boston Halk Kütüphanesi'nden,Заемане на работи излезли от печат от Обществената Библиотека на Бостън,
Fakat her neyse, baskısı tükenmiş işleri Boston Halk Kütüphanesi'nden,Но всё равно, давая взаймы работы из Бостонской Общественной Библиотеки,
Fakat her neyse, baskısı tükenmiş işleri Boston Halk Kütüphanesi'nden,אבל בכל מקרה, משאילים ספרים שאינם מודפסים עוד מהספריה הציבורית בבוסטון,
Fakat her neyse, baskısı tükenmiş işleri Boston Halk Kütüphanesi'nden,ولكن على أي حال, اعارة الاعمال الغير مخصصة للطباعة من مكتبة بوسطن العامة
Fakat her neyse, baskısı tükenmiş işleri Boston Halk Kütüphanesi'nden,ウッズホール海洋学機構やほかのいくつかの図書館の
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler.Azt mondják, "Akkor fog működni, ha a külföld nyomást gyakorol."
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler.Diranno: "Il potere del popolo funzionerà solo se sarà soggetto ad una pressione straniera".
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler."El poder popular funcionará sólo si hay una presión exterior". Dirán:
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler.Họ nói, "Sức mạnh quần chúng chỉ có khi có áp lực từ nước ngoài."
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler."민중의 힘은 외부의 압력이 있을 때만 움직일 겁니다."
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler."Le pouvoir du peuple ne peut fonctionner que s'il y a une pression étrangère"
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler."O poder popular só funciona se existir pressão do exterior."
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler."Puterea maselor funcționează doar dacă există presiune externă." Spun: