başkası ile cümle
başkası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu bir isim ve yaklaşık çevirisi, "bir başkasından daha güçlü olmak".Det är ett substantiv som fritt översatt betyder att "vara bättre än någon annan."
Bu bir isim ve yaklaşık çevirisi, "bir başkasından daha güçlü olmak".Egy főnév, amit olyasmit jelent, hogy "nagyobbnak lenni valaminél".
Bu bir isim ve yaklaşık çevirisi, "bir başkasından daha güçlü olmak".Es ist ein Substantiv, das in etwa übersetzt werden kann als "größer sein als ein anderer."
Bu bir isim ve yaklaşık çevirisi, "bir başkasından daha güçlü olmak".É um substantivo que se pode traduzir por "ser maior do que outro".
Bu bir isim ve yaklaşık çevirisi, "bir başkasından daha güçlü olmak".Je samostalnik, ki v površnem prevodu pomeni "biti večji od drugega."
Bu bir isim ve yaklaşık çevirisi, "bir başkasından daha güçlü olmak".Je to podstatné jméno, které lze volně přeložit jako "být větší než druhý."
Bu bir isim ve yaklaşık çevirisi, "bir başkasından daha güçlü olmak".Je to podstatné meno, ktoré sa voľne prekladá ako "byť lepší ako iní".
Bu bir isim ve yaklaşık çevirisi, "bir başkasından daha güçlü olmak".Kata benda yang terjemahan bebasnya adalah "menjadi lebih hebat daripada yang lain."
Bu bir isim ve yaklaşık çevirisi, "bir başkasından daha güçlü olmak"."ser más grande que el otro".
Bu bir isim ve yaklaşık çevirisi, "bir başkasından daha güçlü olmak".W wolnym tłumaczeniu oznacza: "bycie lepszym od kogoś innego".
Bu bir isim ve yaklaşık çevirisi, "bir başkasından daha güçlü olmak".Είναι ουσιαστικό και σε ελεύθερη μετάφραση σημαίνει "να είσαι σπουδαιότερος από τον άλλο".
Bu bir isim ve yaklaşık çevirisi, "bir başkasından daha güçlü olmak".Це іменник, що приблизно перекладається як бути кращим ніж інші.
Bu bir isim ve yaklaşık çevirisi, "bir başkasından daha güçlü olmak".Это слово, которое примерно переводится как "быть лучше, чем другие".
Bu favori balıklarımdan bir başkası.Acesta este altul dintre preferații mei.
Bu favori balıklarımdan bir başkası.Das ist auch einer meiner Lieblingsfische.
Bu favori balıklarımdan bir başkası.Dette er en anden af mine favorit fisk.
Bu favori balıklarımdan bir başkası.Dit is nog een favoriete vis van me.
Bu favori balıklarımdan bir başkası.Este es otro de mis peces favoritos.
Bu favori balıklarımdan bir başkası.Ini juga salah satu ikan favorit saya.
Bu favori balıklarımdan bir başkası.이것도 제가 좋아하는 물고기인데요.
Bu favori balıklarımdan bir başkası.Questo e' un altro dei miei pesci preferiti.
Bu favori balıklarımdan bir başkası.To jest kolejna z moich ulubionych ryb.
Bu favori balıklarımdan bir başkası.Toto je moja ďalšia obľúbená ryba.
Bu favori balıklarımdan bir başkası.Voici un autre de mes poissons préférés.
Bu favori balıklarımdan bir başkası.Вот еще одна из моих любимых рыб.
Bu favori balıklarımdan bir başkası.Това е друга от любимите ми риби.
Bu favori balıklarımdan bir başkası.זהו עוד דג החביב עליי.
Bu favori balıklarımdan bir başkası.هذه واحدة اخرى من اسماكي المفضلة.
Bu favori balıklarımdan bir başkası.これはホウライエソで
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.Adoro questa foto, perché questa è la stanza di qualcun'altro e questa è la sua stanza.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.Gosto desta imagem, porque aquele é o quarto de outra pessoa e este é o quarto dele.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.Ich liebe dieses Bild, denn es ist das Zimmer von jemand anderem und das ist sein Zimmer.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.Ik hou van dit beeld, want dit is de kamer van iemand anders, en dat is de zijne.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.Imádom ezt a képet, mert ez valaki más szobája, és az az ő szobája.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.Îmi place la nebunie poza asta, pentru asta că e camera altcuiva şi aceea e camera lui.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.J'adore cette photo, parce que c'est la chambre de quelqu'un d'autre et c'est sa chambre.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.Jeg elsker dette billede, fordi det er en andens værelse og dette er hans værelse.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.저는 이 사진을 정말 좋아합니다, 왜냐하면 이것은 어떤 다른 사람의 방이고 저것이 그의 방입니다.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.Kocham to zdjęcie, bo to jest czyjś pokój, a to jego.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.Mám rád túto fotku, pretože toto je izba niekoho iného a to je jeho izba.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.Me encanta esta foto porque ésta es la habitación de otra persona y esa es su habitación.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.Miluju tenhle obrázek, protože to je pokoj někoho jiného a tohle je jeho pokoj.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.Saya suka gambar ini, karena ini adalah kamar orang lain dan itu adalah kamarnya.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.Ta slika mi je všeč, ker prikazuje njegovo sobo iz neke druge.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.Λατρεύω αυτήν την εικόνα, επειδή αυτό είναι το δωμάτιο κάποιου άλλου και αυτό το δικό του.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.Мені подобається це фото, бо це кімната когось іншого, і це була його кімната.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.Мне особенно нравится эта фотография, потому что это чужая комната, его комната.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.Обичам тази снимка, защото това е нечия друга стая и това е неговата стая.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.חזרנו לחדרו של טמפט. אני אוהב תמונה זו, כי זה חדרו של מישהו אחר
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.أنا أحب هذه الصورة ، لأن هذه غرفة شخص آخر وهذه غرفته.
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.隣の部屋と比べて彼の部屋では お披露目のため沢山の人があれこれしています
Bu kadar silahı tek başına mı temin ettin? Yoksa başkası mı sipariş etti?Hankitko näin paljon aseita yksin, vai tilasiko joku muu nämä?
Bu kadar silahı tek başına mı temin ettin? Yoksa başkası mı sipariş etti?Sama załatwiłaś tyle broni czy miałaś pomoc?
Bu kadar silahı tek başına mı temin ettin? Yoksa başkası mı sipariş etti?Skaffade du alla de här vapnen själv eller beställde nån annan dem?
Bu kadar silahı tek başına mı temin ettin? Yoksa başkası mı sipariş etti?Skaffede du alle disse våben selv, eller har en anden bestilt dem?
Bu kadar silahı tek başına mı temin ettin? Yoksa başkası mı sipariş etti?Προμηθεύτηκες όλα αυτά τα όπλα μόνη σου ή ήταν διαταγή κάποιου άλλου;
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.Die regel was: je mocht de werkelijkheid van de ander niet ontkennen, je kon er alleen op bouwen.
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.Essa regra era: "Não podemos negar a realidade do próximo, "só podemos construir sobre ela".
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.Et la règle était, vous ne pouviez pas nier la réalité de l'autre, vous pouviez seulement bâtir dessus.
Bu kural, bir başkasının gerçeğini görmezden gelemezsiniz, sadece onun üzerine bişeyler kurabilirsinizdir.그 규칙이란 타인의 현실을 인정해야 하고, 그런 현실에 따라 극을 만들어야 한다는 거죠.