Ana içeriğe geç
Sözlük

başkan ile cümle

başkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Belediye Başkanı şimdi müsait değil.The mayor is not available now.
Bugün başkan kim olacak?Who will be the chairperson today?
Başkan bu akşam televizyonda konuşacak.The President is to speak on television this evening.
Nihai karar başkana kalır.The final decision rests with the president.
Başkan tarafından yapılan konuşma taraftarlarını mutlu etti.The speech made by the president yesterday delighted his supporters.
Dün akşam televizyonda başkanın konuşmasını dinledik.Yesterday evening we heard the President talk on television.
Belediye başkanının istifasıyla ilgili haberler hızlı bir şekilde dolaştı.The news of the mayor's resignation traveled fast.
Belediye başkanı yakında istifa kararını açıklayacak.The mayor will shortly announce his decision to resign.
Belediye başkanı geçit töreninin başında yürüdü.The mayor walked at the head of the procession.
Belediye başkanı onun şehre yaptığı hizmetleri kabul etti.The mayor acknowledged her services to the city.
Belediye başkanı kent işlerini yönetir.The mayor administers the affairs of the city.
Belediye başkanı isteğimizi kabul etti.The mayor granted our request.
Belediye başkanı, vergi gelirlerindeki azalmanın araştırılması gerektiğini düşündü.The mayor thought that he should investigate the decline in tax revenues.
Belediye başkanı genele hitap etti.The mayor addressed the general public.
Belediye başkanı halka hitap etti.The mayor addressed the general public.
Belediye başkanı büyük bir kitleye hitap etti.The Mayor addressed a large audience.
Belediye başkanı ona şehrin anahtarını sundu.The mayor presented him with the key to the city.
Belediye başkanı bir rüşvet aldığını inkar etti.The mayor denied having taken a bribe.
Başkan seçilmem büyük bir onur.It is a great honor for me to have been elected chairman.
Biz onu toplantının başkanı seçtik.We have elected him chairman of the meeting.
Biz onu başkan yaptık.We made him chairman.
Biz onu başkan seçtik.We elected him chairman.
Hayalim devlet başkanının eşi olmak.My dream is to be the First Lady.
İsmen o şirketin başkanını tanıyorum.I know the president of that company by name.
O kulübün başkanıyla tanışığım.I am acquainted with the chairman of that club.
Ben başkanın kendisiyle buluştum.I met the president himself.
Komite başkanı'nı tanıyorum.I am acquainted with the chairman of the committee.
Ben başkan olarak atandım.I was appointed chairperson.
Yirmi yıldan daha fazla bir süredir belediye başkanıyla tanışıyoruz..I have been acquainted with the mayor for more than twenty years.
Belediye başkanı için koştum.I ran for the mayor.
Başkanlığa aday olmaktan vazgeçtim.I gave up running for president.
Başkan olarak uzun yıllar geçirdim, zamanın geldiğini hissettiğim için istifa ettim.I've spent so many years as chairman that I feel it's time I stepped down.
Ona başkan ile görüşmesini hatırlattım.I reminded him of his interview with the president.
Biz Jack'i başkan seçtik.We elected Jack chairman.
Başkan ve sekreter bir fincan kahve içerken sohbet ettiler.The president and the secretary talked over a cup of coffee.
Ben başkanın varlığı ile son derece onur duyuyorum.I am highly honored by the presence of the president.
Sizi başkana bağlayacağım.I'll put you through to the president.
Başkan pratik olmadığı için fikirden vazgeçti.The president gave up the idea because it was not practical.
Başkan nerede?Where's the president?
Başkan, danışmanlarını bir konferans için bir araya getirdi.The president assembled his advisers for a conference.
Başkan şimdi dışarda.The president is out now.
Başkan yeni bir yönetici adadı.The president appointed a new manager.
Başkan penceresine sırtını dönerek sandalyede oturuyordu.The president was sitting in the chair with his back to the window.
Şirketin Başkanı Devlet Bakanına rüşvet verdi.The president of the company bribed the government minister.
Başkan gelmedi ama, yerine başkan yardımcısını gönderdi.The president did not come, but sent the vice-president in his stead.
Bire karşı on o başkan seçilecek.Ten to one he will be elected chairman.
Yürütme komitesi onu şirketin başkanlığına atadı.The executive committee appointed him the president of the company.
Belediye başkanı ve eşi misafirler arasındaydı.Among the guests were the mayor and his wife.
Yeni başkan ordu kurmak istiyor.The new president wants to build up the army.
İnsanlar, Devlet Başkanı'nın imzasını almak için sıraya girdiler.The people were in a line to get the signature of the president.
Onlar onu ABD Başkanı seçtiler.They elected him President of the USA.
Bayan Asada başkan atandı.Ms. Asada was appointed chairperson.
Hızlı bir karar için endişeli olduğundan, başkan bir oy için çağrıda bulundu.Anxious for a quick decision, the chairman called for a vote.
Başkan istifa etmek zorunda.The minister had to resign.
Taro, başkanın güveninden hoşlanıyor.Taro enjoys the confidence of the president.
Başkan zorluklarla başa çıkabilir.The President is capable of handling the difficulties.
Başkanın ciddi sorumlulukları var.The president has grave responsibilities.
Devlet Başkanının korumaları girişin önünde konuşlandırıldılar.The President's guards are stationed in front of the entrance.
Başkan'ın konuşması Amerikan halkında bir değişiklik getirdi.The President's speech brought about a change in the American people.
Başkanın görev süresi dört yıldır.The president's term of office is four years.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod