başkanın ile cümle

başkanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Darwin'in doğum gününden 200 yıl sonra, Amerikanın ilk orta derecede pigmentli başkanına sahibiz.Duzentos anos depois do aniversário de Darwin, temos o primeiro Presidente dos EUA moderadamente pigmentado.
Darwin'in doğum gününden 200 yıl sonra, Amerikanın ilk orta derecede pigmentli başkanına sahibiz.La 200 de ani de la ziua de naștere a lui Darwin, avem primul președinte SUA cu o piele moderat pigmentată.
Darwin'in doğum gününden 200 yıl sonra, Amerikanın ilk orta derecede pigmentli başkanına sahibiz.Через 200 лет после рождения Дарвина в США был выбран первый смуглокожий президент.
Dünyanın en güçlü ülkesinin başkanının yarı Kenyalı, kısmen Endonezya'da büyümüş,지구에서 가장 힘이 센 나라의 대통령이 반은 케냐인이고, 한 때 인도네시아에서 자라기도 했으며,
Dünyanın en güçlü ülkesinin başkanının yarı Kenyalı, kısmen Endonezya'da büyümüş,אין זו מקריות גרידא שנשיא האומה הכי חזקה בעולם הוא קנייתי למחצה,
Dünyanın en güçlü ülkesinin başkanının yarı Kenyalı, kısmen Endonezya'da büyümüş,ليس من قبيل المصادفة أن رئيس أقوى أمة على الأرض هو من والد كيني الاصل،
Dünyanın en güçlü ülkesinin başkanının yarı Kenyalı, kısmen Endonezya'da büyümüş,地球で最も力のある国家の大統領が ケニアの血筋を半分受け継ぎ 一時 インドネシアで育てられ
Eğer başkanın enerji politikası işe yarıyorsa, enerji masraflarının azalması gerekir.Wenn die President\'92s-Energiepolitik arbeiten, You\'92re gehen, um die Kosten zu sehen
Enrique Penalosa isminde son derecede etkili bir belediye başkanına kavuştu.엔리케 페날로사라는 극히 영향력있는 시장이 있었고,
Enrique Penalosa isminde son derecede etkili bir belediye başkanına kavuştu.בראש עיר רב השפעה בשם אנריקה פנלוסה.
Enrique Penalosa isminde son derecede etkili bir belediye başkanına kavuştu.بعمدة له نفوذ كبير اسمه إنريك بينالوسا
Enrique Penalosa isminde son derecede etkili bir belediye başkanına kavuştu.彼は市の人口統計に注目しました
Evet, komite baskanin verdigi tibbi tavsiyeDa, acela este sfatul medical pe care ni l-a dat seful comisiei,
Evet, komite baskanin verdigi tibbi tavsiyeDat is de voorzitter van het medisch adviescomité, hij zegt:
Evet, komite baskanin verdigi tibbi tavsiyeIgen, a bizottság vezetője adta az orvosi utasítást,
Evet, komite baskanin verdigi tibbi tavsiyeJa, das der medizinische Rat des Vorstandsvorsitzenden,
Evet, komite baskanin verdigi tibbi tavsiye네, 저 의료 장비를 보고 위원회 의장이 말했습니다.
Evet, komite baskanin verdigi tibbi tavsiyeLời khuyên của 1 chủ tịch hội đồng quản trị với chúng tôi là
Evet, komite baskanin verdigi tibbi tavsiyeSì, ecco che parere medico abbiamo ricevuto dal presidente del comitato:
Evet, komite baskanin verdigi tibbi tavsiyeSí, ese es el consejo médico que el presidente del comité dio,
Evet, komite baskanin verdigi tibbi tavsiyeTo jest rada, którą dał nam przewodniczący komisji medycznej:
Evet, komite baskanin verdigi tibbi tavsiyeА вот что сказал нам председатель комитета:
Evet, komite baskanin verdigi tibbi tavsiyeДа, това е медицинският съвет - председателят на комисията казва:
Evet, komite baskanin verdigi tibbi tavsiyeכן, זה הוא הייעוץ הרפואי שראש הועדה נתן,
Evet, komite baskanin verdigi tibbi tavsiyeنعم ، ذلك هو رئيس لجنة المعدات الطبية يقول،
Evet, komite baskanin verdigi tibbi tavsiye「できないと言ったでしょうが
Heinz Şirketinin araştırma başkanını bana ödünç verdi.És ami még fontosabb, kölcsönadta a Heinz vállalat vezető fejlesztőjét.
Heinz Şirketinin araştırma başkanını bana ödünç verdi.Het belangrijkste is dat hij het hoofd van de onderzoeksafdeling van Heinz uitleende.
Heinz Şirketinin araştırma başkanını bana ödünç verdi.Il m'a prêté le directeur de la recherche pour la compagnie Heinz.
Heinz Şirketinin araştırma başkanını bana ödünç verdi.하인즈사 연구부문 책임자 분을 빌려 주셨다는 겁니다.
Heinz Şirketinin araştırma başkanını bana ödünç verdi.Y lo más importante, me prestó al director de investigación de la compañia Heinz.
Heinz Şirketinin araştırma başkanını bana ödünç verdi.הוא השאיל לי את מנהל המחקר של חברת היינץ.
Heinz Şirketinin araştırma başkanını bana ödünç verdi.انه اعارني رئيس الابحاث في شركة هاينز.
Heinz Şirketinin araştırma başkanını bana ödünç verdi.そして料理界のハーバード大学と名高い カリナリー・インスティテュート・オブ・アメリカから
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.Dans un cas, il y avait le visage d'un président américain sur le papier, pas sur l'autre.
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.Egyik esetben egy amerikai elnök volt rajta, a másik esetben nem.
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.En un caso, un presidente norteamericano estaba en el papel; en el otro caso no era así.
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.I det ene tilfælde, var der en amerikansk præsident på det; i det andet var der ikke.
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.Im einen Fall hatt es einen US-Präsidenten drauf, im anderen nicht.
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.In het ene geval stond de president erop, in het andere geval niet.
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.Într-un caz, avea un președinte al SUA pe ea; în celălalt nu avea.
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.In un caso, aveva un presidente degli Stati Uniti sopra; nell'altro no.
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.하나에는 미국 대통령이 있고, 하나에는 없네요.
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.Trong 1 tình huống, nó có hình tổng thống Mỹ trên đó, tình huống còn lại thì không.
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.V jednom prípade na ňom bol prezident USA; v druhom nie.
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.V jednom případě na tom byl prezident spojených států, v druhém ne.
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.Στη μία περίπτωση είχε εναν πρόεδρο των Η.Π. πάνω του. Στην άλλη περίπτωση δεν είχε.
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.В единия случай с лика на американски президент, в другия не.
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.В одном случае, на нем был изображен президент США, в другом -- нет.
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.במקרה אחד, הייתה עליו תמונתו של נשיא ארה"ב, במקרה השני לא הייתה.
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.في أحدى الحالات، عليها صورة الرئيس الأمريكي عليها. خلافاً للحالة الأخرى.
İlk durumda, üzerinden A.B.D. başkanının resmi vardı, diğerinde yoktu.いったいどんな違いがあるのでしょう?
İzlanda’da, öz değerlendirme grubu ve bu grubun başkanını ilgili yükseköğretim kurumunun rektörü atar.Zapewnianiejakoci w kształceniui doskonaleniu zawodowym nauczycieli w Europie
Jaime Roldos kazandı ve temel amacı, bir başkanın olması gerektiği gibiJaime Roldós stillede op til pladsen i embedet.
Jaime Roldos kazandı ve temel amacı, bir başkanın olması gerektiği gibiOmar Torrijos, prezydent Panamy był jednym z moich ulubieńców.
Jaime Roldos kazandı ve temel amacı, bir başkanın olması gerektiği gibiنفسه للرئاسة_BAR_Jaime Roldos=رشـَّح_BAR_ خايم رالدوس و كان هدفُه الرئيسيُ كرئيس هو
"Kraliyet Akademisi'nin başkanına "dinazorların, bir asteroid yüzünden öldüğü inancı -- (Kahkahalar) --"Der Präsident der Royal Society hat eine starke innere Überzeugung gewähren lassen," -- (Gelächter) --
"Kraliyet Akademisi'nin başkanına "dinazorların, bir asteroid yüzünden öldüğü inancı -- (Kahkahalar) --"Præsidenten for The Royal Society er blevet forundt en stærk indre overbevisning," - (Latter) -
"Kraliyet Akademisi'nin başkanına "dinazorların, bir asteroid yüzünden öldüğü inancı -- (Kahkahalar) --והמאמר הבא הוא: "נשיא החברה המלכותית
"Kraliyet Akademisi'nin başkanına"Prezidentovi kráľovskej spoločnosti

İlgili Sayfalar