başkanın ile cümle
başkanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Başkanın DNA'sını ya da bir kralın ya da kraliçenin almak istesek ne olurdu?Какво ще се случи, ако вземем
Başkanın DNA'sını ya da bir kralın ya da kraliçenin almak istesek ne olurdu?Что, если бы нам пришлось взять
Başkanın DNA'sını ya da bir kralın ya da kraliçenin almak istesek ne olurdu?Що трапиться, якщо взяти
Başkanın DNA'sını ya da bir kralın ya da kraliçenin almak istesek ne olurdu?מה יקרה אם היינו לוקחים את ה-DNA של הנשיא, או מלך או מלכה,
Başkanın DNA'sını ya da bir kralın ya da kraliçenin almak istesek ne olurdu?ماذا سيحدث لو أمكننا أن نأخذ الحمض النووي للرئيس، أو الملك أو الملكة،
Başkanın kendisi bizim en popüler Twitter kullanıcımız, son zamanlarda tweetlerinin sayısı düşmüş olsa da,Il Presidente stesso è il nostro utente più famoso, benché ultimamente non scriva molto.
Başkanın kendisi bizim en popüler Twitter kullanıcımız, son zamanlarda tweetlerinin sayısı düşmüş olsa da,대통령 자신도 우리의 가장 인기있는 트위터 사용자입니다. 비록 그의 트윗이 근래에 감소하였지만
Başkanın kendisi bizim en popüler Twitter kullanıcımız, son zamanlarda tweetlerinin sayısı düşmüş olsa da,הנשיא עצמו הוא משתמש טוויטר הפופולרי ביותר, למרות שקצב העדכונים שלו צנח לאחרונה...
Başkanın kendisi bizim en popüler Twitter kullanıcımız, son zamanlarda tweetlerinin sayısı düşmüş olsa da,الرئيس نفسه واحد من أكثر المستخدمين شعبية، رغم أن تحديثاته تراجعت مأخرا،
Başkanın kendisi bizim en popüler Twitter kullanıcımız, son zamanlarda tweetlerinin sayısı düşmüş olsa da,最近、彼の更新頻度が落ちてしまった反面、 一方で、マケイン議員の更新頻度は高くなっているようです。
Başkanın o kadar boş vakti var mı ki?A Miniszterelnöknek ennyire nincs munkája?
Başkanın o kadar boş vakti var mı ki?Le président a autant de temps libre ?
Başkanın o kadar boş vakti var mı ki? Neden benim sınav kağıdıma baksın?Ο Πρόεδρος έχει τόσο ελεύθερο χρόνο; Γιατί πρέπει να δει το τεστ μου;
Başkanın o kadar boş vakti var mı ki?هل الرئيس لديه وقت فراغ؟
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Abbiamo sospeso il presidente e tutti i membri della corte suprema.
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Felfüggesztjük az elnököt és a legfelső bíróság összes tagját.
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Kami membubarkan presiden dan semua anggota mahkamah agung
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.O Presidente e os membros do Supremo Tribunal de Justiça são demitidos.
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Vi avsätter från sina olegitimt tagna befattningar
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.We suspend the president and all the members of the supreme court.
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Wir suspendieren den Präsidenten und alle Mitglieder des Obersten Gerichtes.
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Καθαιρούνται από τα αξιώματα που παράνομα κατέχουν... ο Πρόεδρος και όλα τα μέλη του Ανωτάτου Δικαστηρίου.
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Мы прерываем полномочия председателя и всех членов Верховного суда (приветствия)
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.Преустановяваме дейността на президента и на всички членове на Върховния съд.
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.אנחנו משעים את הנשיא .וכל חברי בית המשפט העליון
Başkanın ve tüm yargıtay üyelerinin yetkilerini askıya alıyoruz.また検事総長もです
Belediye başkanına öneri getirdim:Então propus ao presidente da câmara:
Belediye başkanına öneri getirdim: Geçici konferans salonu inşa etmek istiyordum.Así que le propuse al alcalde, que me gustaría reconstruir el Auditorio temporal.
Belediye başkanına öneri getirdim: Geçici konferans salonu inşa etmek istiyordum.Così ho proposto al sindaco di ricostruire un auditorium temporaneo.
Belediye başkanına öneri getirdim: Geçici konferans salonu inşa etmek istiyordum.Felajánlottam a polgármesternek, hogy szeretném újjáépíteni az ideiglenes előadótermet.
Belediye başkanına öneri getirdim: Geçici konferans salonu inşa etmek istiyordum.I-am propus primarului să reconstruiesc o clădire temporară.
Belediye başkanına öneri getirdim: Geçici konferans salonu inşa etmek istiyordum.Ich schlug dem Bürgermeister vor, einen temporären Konzertsaal zu bauen.
Belediye başkanına öneri getirdim: Geçici konferans salonu inşa etmek istiyordum.Ik stelde de burgemeester voor om een tijdelijk auditorium te bouwen.
Belediye başkanına öneri getirdim: Geçici konferans salonu inşa etmek istiyordum.Jadi saya mengusulkan kepada walikota, saya ingin membangun kembali auditorium sementara.
Belediye başkanına öneri getirdim: Geçici konferans salonu inşa etmek istiyordum.Jag nämnde för borgmästaren att jag ville bygga ett tillfälligt auditorium.
Belediye başkanına öneri getirdim: Geçici konferans salonu inşa etmek istiyordum.J'ai donc fait part au maire de mon souhait de reconstruire un auditorium provisoire.
Belediye başkanına öneri getirdim: Geçici konferans salonu inşa etmek istiyordum.Navrhol som starostovi, že postavím provizórne auditórium.
Belediye başkanına öneri getirdim: Geçici konferans salonu inşa etmek istiyordum.Nên tôi đã đề xuất với ngài thị trưởng, tôi muốn tái dựng một hội trường tạm.
Belediye başkanına öneri getirdim: Geçici konferans salonu inşa etmek istiyordum.Powiedziałem burmistrzowi, że chcę zbudować tymczasową salę koncertową.
Belediye başkanına öneri getirdim: Geçici konferans salonu inşa etmek istiyordum.Предложих на кмета да построя временна аудитория.
Belediye başkanına öneri getirdim: Geçici konferans salonu inşa etmek istiyordum.Тому я запропонував меру, що перебудую тимчасовий концертний зал.
Belediye başkanına öneri getirdim: Geçici konferans salonu inşa etmek istiyordum.Я предложил мэру построить временный зал.
Belediye başkanına öneri getirdim:그래서 저는 시장에게
Belediye başkanına öneri getirdim:Έτσι, πρότεινα στον δήμαρχο:
Belediye başkanına öneri getirdim:אז אמרתי לראש העיר
Belediye başkanına öneri getirdim:لذا اقترحت على رئيس البلدية،
Belediye başkanına öneri getirdim:仮設の音楽堂の建設を 提案しました
Belediye Başkanının yemeğinden hemen önce그런데 점심 식사 직전에
Belediye Başkanının yemeğinden hemen önce Liman müdürünü ziyaret ettikAntes de irmos almoçar com o presidente da câmara, fomos ao chefe da capitania.
Belediye Başkanının yemeğinden hemen önce Liman müdürünü ziyaret ettikE appena prima di andare a pranzo con il sindaco, andammo dal commissario portuale.
Belediye Başkanının yemeğinden hemen önce Liman müdürünü ziyaret ettikEt, juste avant de partir déjeuner avec le maire, nous sommes allés voir le commissaire du port.
Belediye Başkanının yemeğinden hemen önce Liman müdürünü ziyaret ettikI tuż przed pójściem na lunch, poszliśmy do zarządcy portu.
Belediye Başkanının yemeğinden hemen önce Liman müdürünü ziyaret ettikKurz vor dem Mittagessen mit dem Bürgermeister sind wir zum Hafenvorsteher gegangen.
Belediye Başkanının yemeğinden hemen önce Liman müdürünü ziyaret ettikPersis sebelum kami makan siang dengan walikota, kami bertandang ke komisioner pelabuhan.
Belediye Başkanının yemeğinden hemen önce Liman müdürünü ziyaret ettikŞi chiar înainte de a merge la prânz cu primarul, am mers la comisionarul vamal.
Belediye Başkanının yemeğinden hemen önce Liman müdürünü ziyaret ettikVà ngay trước khi ăn trưa với ngài thị trưởng, chúng tôi tới gặp ban lãnh đạo cảng.
Belediye Başkanının yemeğinden hemen önce Liman müdürünü ziyaret ettikVlak voor de lunch met de burgemeester gingen we naar een commissaris van het havenbedrijf.
Belediye Başkanının yemeğinden hemen önce Liman müdürünü ziyaret ettikY casi antes de ir a almorzar con el alcalde, fuimos al comisionado del puerto.
Belediye Başkanının yemeğinden hemen önce Liman müdürünü ziyaret ettikА точно преди да отидем на обяд с кмета, отидохме при пристанищния пълномощник.
Belediye Başkanının yemeğinden hemen önce Liman müdürünü ziyaret ettikПрямо перед обедом с мэром мы пошли к комиссару порта.