Başbaşa kalacağımız bir yere gidelim.Let's go somewhere private.
Seninle başbaşa konuşmak istiyorum.I want to talk to you in private.
İkili LeChuck'ın iskelet ordusuna tutsak düşmeden önce sadece bir an başbaşa kalır.The two share a moment before LeChuck's skeletal army seizes them.
Sizi bu düşünceyle başbaşa bırakmak isterim ve dikkatiniz için teşekkür ederim.I'd like to leave you with that thought, and thank you for your attention.
Sizleri fırıncı duası ile başbaşa bırakıyorum.I'll leave you with what I call the baker's blessing.
Hala tsunami yaratan ve Auschwitz'e izin veren bir Tanrı ile başbaşa bırakılıyoruz.We are still left with a God who can do the tsunami and allow Auschwitz.
Başbaşayken izleyicisi bendim.When we were alone, I was her audience.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.And so I'll leave you with this thought.
Sizi Marcel Proust'tan bir alıntıyla başbaşa bırakıyorum.I'll leave you with a quote from Marcel Proust.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.And at first I was shocked to find myself inside of a silent mind.
Seninle uzun zamandır başbaşa kalamıyordum.It's been awhile since I was able to spend time with you like this.
İşte buradayız, başbaşayız. ne önemi var, uzaklara savrulmuşuz?Here we are, alone together what matter whether, we wandered far?
Başbaşa yemek yemekten oldukça hoşnut kalacağınızdan eminimYou should be pretty pleased with just the meal alone.
Seninle başbaşa vakit geçirebileceğimiz bir zamanım olmadı.I didn't have time to be with you, only us two.
En sonunda sadece ikimiz başbaşayız..Finally, its only us two.
Başbaşa kalmak istediğini sanıyordum?I thought you wanted it to be just the two of us?
Tamamdır, Sizi başbaşa bırakıyorum Ajan Larson size ihtiyacını verecektir.Alrigth, I'll leave you to it. Agent Larson will get you everything you need.
Sizleri şu düşüncelerle başbaşa bırakmak istiyorum.So I'd like to leave you with these thoughts.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle başbaşa kalmak istiyorsunuz.Sometimes you just want to stand there silently, alone with your thoughts.
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru: Hayatınızdan atmak istediğiniz yük hangisi?The question I leave you with now is which is the ballast you would like to throw overboard?
Bu nedenle sizi bizim ailemizin en öenmli anılarından sonuncusu ile başbaşa bırakıyorum.So I want to leave you with one last memorable moment from our family.
Böylece sizleri bu kliplerle başbaşa bırakıyorum.So, I'll leave you with these clips to have a look. (Music)
Peki, seni yeni erkeğinle başbaşa bırakayım.I'll leave you to carry on with your bloke
Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı, sen onları iftiraları ile başbaşa bırak;Pay no attention to them and to what they fabricate.
Onları bir süreye kadar sapıklıklarıyla başbaşa bırak.So leave them to their ignorance for a time.
Bırak onları, düzdükleri iftiralarla başbaşa kalsınlar;Pay no attention to them and to what they fabricate.
Artık onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak.Pay no attention to them and to what they fabricate.
Öyle ise onları uydurdukları ile başbaşa bırak!Leave them to their falsehoods.
Şimdi sen onları bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak!So leave them to their ignorance for a time.
Başbaşa kaldıkları zaman da kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar.When they meet you they say: "We believe;" but when they are alone they bite their fingers in rage.
Artık onları iftiraları ile başbaşa bırak.Pay no attention to them and to what they fabricate.
Sen şimdi onları bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak!So leave them to their ignorance for a time.
Bu hadisi (sözü) yalanlayanla Beni başbaşa bırak.So leave those who deny this Discourse to Me.
Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. Bırak onları, düzdükleri iftiralarla başbaşa kalsınlar;So leave them to their forging,
Rabbin dileseydi onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak.So leave them to their forging,
Allah dileseydi bunu yapamazlardı. Öyle ise onları uydurdukları ile başbaşa bırak!Had God willed, they would not have done so; so leave them to their forging.
Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. Artık onları iftiraları ile başbaşa bırak.So leave them to their forging,
Nakit Oluşturucu ve Başbaşa turlarıCash Builder and Head-to-Head rounds
Seninle başbaşa konuşmayı tercih ederim.Je préfèrerais te parler en privé.
Tek, kimsesiz kadın sorunlarla başbaşa kalır.Лишь одна женщина избегает страшной участи.
İkili LeChuck'ın iskelet ordusuna tutsak düşmeden önce sadece bir an başbaşa kalır.Os dois compartilham um momento antes de exército de esqueletos de LeChuck raptá-los.
Tek, kimsesiz kadın sorunlarla başbaşa kalır.Mas é outro sem jeito com as mulheres.
İkili LeChuck'ın iskelet ordusuna tutsak düşmeden önce sadece bir an başbaşa kalır.Οι δύο μοιράζονται μια στιγμή μαζί πριν ο στρατός σκελετών του LeChuck τους πιάσει.
Tek, kimsesiz kadın sorunlarla başbaşa kalır.Og kun én bekymret mand forsøger at gøre noget ved problemet.
Buffy, Dawn’la başbaşa güzel vakit geçirir.Indy akan pergi bersama Cantik.
Tek, kimsesiz kadın sorunlarla başbaşa kalır.女好きであり、女性絡みのトラブルが絶えない。
Tek, kimsesiz kadın sorunlarla başbaşa kalır.Само женският труд не свършва.
Açıkçası benim hoşuma gitti. Seninle uzun zamandır başbaşa kalamıyordum.انا احب ذلك من فتره لم اكن قادرا على قضاء الوقت معكِ هكذا
Açıkçası benim hoşuma gitti. Seninle uzun zamandır başbaşa kalamıyordum.この子は約束もないのか? 出かけないなんてね
Ama eğer onları oyuncakla başbaşa bırakırsanız oyuncakla neler yapabildiklerini birbirlerine gösterirler.Ak ale necháte počítač tak, a ak všetci dospeli odídu, tak až potom predvedú medzi sebou čoho sú schopné.
Ama eğer onları oyuncakla başbaşa bırakırsanız oyuncakla neler yapabildiklerini birbirlerine gösterirler.Dacă l-ai lăsa pe jos, și toți adulții ar pleca, și-ar demonstra unii altora ce pot face.
Ama eğer onları oyuncakla başbaşa bırakırsanız oyuncakla neler yapabildiklerini birbirlerine gösterirler.Ha hagyod a járdán heverni, és minden felnőtt elmegy, akkor felvágnak egymás előtt, hogy mit tudnak csinálni.
Ama eğer onları oyuncakla başbaşa bırakırsanız oyuncakla neler yapabildiklerini birbirlerine gösterirler.만약 이걸 길 위에 놔두고 어른들이 다 가버리면, 아이들은 이걸로 자기가 할 수 있는 일을
Ama eğer onları oyuncakla başbaşa bırakırsanız oyuncakla neler yapabildiklerini birbirlerine gösterirler.Se lo lasciate per terra e se tutti gli adulti se ne vanno, mostreranno l'un l'altro cosa sono capaci di fare.
Ama eğer onları oyuncakla başbaşa bırakırsanız oyuncakla neler yapabildiklerini birbirlerine gösterirler.Ако я оставите на улицата и всички възрастни си тръгнат те ще се хавалят един на друг какво могат да направят.
Ama eğer onları oyuncakla başbaşa bırakırsanız oyuncakla neler yapabildiklerini birbirlerine gösterirler.אם תשאירו אותו על מדרכה, ולא יהיו בסביבה מבוגרים, הם יתפארו אחד מול השני
Ama eğer onları oyuncakla başbaşa bırakırsanız oyuncakla neler yapabildiklerini birbirlerine gösterirler.إذا قمت بتركه على الرصيف، وإنصرف جميع البالغين، فإنّهم سوف يستعرضون مع بعضهم البعض
Ama eğer onları oyuncakla başbaşa bırakırsanız oyuncakla neler yapabildiklerini birbirlerine gösterirler.大人がどこかに行ってしまえば 子どもたちはお互いに できることを自慢するのです
Başbaşa kalmak istediğini sanıyordum?Am crezut ca vrei sa fim doar noi doi.
Başbaşa kalmak istediğini sanıyordum?Ik dacht dat je alleen met mij wilde zijn?