başarır ile cümle
başarır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Prens son bir hamle ile zaman hançerini vezirden almayı başarır.Kralja zadnji trenutek reši en od vitezov.
Sonunda Siegfried canavarı öldürmeyi başarır.Drew pa dokončno ubije Ghostface.
Ancak aynı şarkı Fransa’da 1 milyon kopya satmayı başarır.Šis singlas tapo sėkmingas Prancūzijoje, kur buvo parduota milijonas jo kopijų.
Evli olan Başar Başarır bir kız çocuğu babasıdır.Pavyzdžiui, apsisprendęs žmogus yra priežastis, tėvas yra vaiko priežastis.
Üç Rus gemisi Vladivostok’a ulaşmayı başarır.Prasiveržti į Vladivostoką Rusijos laivams nepavyko.
Sonuçta çalışkan kişi başarır.Galiausiai darbščiam žmogui pavyksta.
Ancak Bill onu ikna etmeyi başarır.Pavel veenab aga Hankat jääma.
1983 Reinhold Messner dördüncü denemesinde zirveye ulaşmayı başarır.1983 õnnestus Reinhold Messneri neljas katse Cho Oyu vallutada.
Diğerlerinin de yardımıyla Rick, hastanenin bahçesine girmeyi başarır.Samal ajal jõuab sündmuskohale Larry koos doktori teise abilisega.
Fakat alıcılardan biri kaçmayı başarır.Ründajatel õnnestus põgeneda.
Güvenliğin en yüksek seviyeye çıkarıldığı hapishaneden bile kaçmayı başarırlar.Linnas on ka tänapäeval kõige kõrgema turvatasemega vangla.
Romanın sonunda karşılıklı birbirlerinin dilini öğrenmeyi başarırlar.Romaani tipphetkel saavad nad üksteise plaanidest aru.
Fakat İngiliz Gizli Servisi, aracın izini Japon denizine kadar sürmeyi başarır.Satelliitöölase levila ulatub Briti saartest Jaapanini.
Wagstaffe ise kaçmayı başarır.Ollen ja major Selgvee said põgenema.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Aber wenn wir es schaffen, davor keine Angst zu haben, ist es auch anregend.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Ale když se jí přestaneme bát, je i motivující.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Dar dacă reuşim să nu ne lăsăm înspăimântaţi, ne şi stimulează.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.De ha nem találjuk ijesztőnek, akkor mindez nagyon stimuláló is lehet.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Jednak jeśli zdołamy się jej nie przerażać, potrafi być ożywiająca.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.만약에 그걸로 인해 움찔하지 않을 수 있다면 그건 또한 촉진제가 될 수 있을것입니다.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Maar als we ons er niet door laten afschrikken is hij ook stimulerend.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Mais si nous parvenons à ne pas en avoir peur, c'est aussi stimulant.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Ma se riusciamo a non aver paura, è anche stimolante.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Mas se nós conseguirmos evitar sermos assustados por ele, ele é igualmente estimulante.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Men om vi klarar av att inte skrämmas av det, så är det också sporrande.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Nhưng nếu chúng tôi cố gắng không hoảng sợ, thì nó lại kích thích.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Pero si logramos no tenerle miedo, es hasta estimulante.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Tapi, jika kita bisa menaklukan ketakutan itu, yang kita rasakan adalah semangat yang membangkitkan
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Αν καταφέρουμε, όμως, να μην φοβηθούμε, αυτό το χάσμα είναι επίσης διεγερτικό.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Але якщо нам вдасться побороти цей страх, то у нас з'явиться чудовий дороговказ.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Но, ако успеем да не се уплашим от нея, това също е и стимулиращо.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Но если мы научимся не пугаться его, то он так же может стимулировать нас.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.אך אם אנו אוזרים אומץ שלא לפחד ממנו, יש בו גם משהו מדרבן.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.ولكن إذا تمكنا أن نتلافى الخوف منها, سنجدها أيضا محفزة.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.ボストンで感じたことですが いらだちが刺激になりました
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.Ak uspeje, môžeme odísť do Vietnamu.
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.Als ze slaagt gaan we naar Vietnam.
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.Bestand sie jedoch, könnten wir nach Vietnam gehen.
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.Dacǎ trecea, puteam pleca în Vietnam
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.Ha átmegy, akkor átmehetünk Vietnámba.
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.Jeśli zda, możemy wyjechać do Wietnamu.
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.Jika ibu saya lulus, kami dapat pergi ke Vietnam.
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.그녀가 성공했다면 우리는 모두 베트남으로 갈 수 있었습니다.
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.Nếu bà qua được, chúng tôi có thể tới Việt Nam.
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.Se passa, possiamo partire per il Vietnam.
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.Si ella pasaba, podríamos cruzar a Vietnam.
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.Si elle réussissait, nous pouvions partir pour le Vietnam.
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik. Ve tabi ki o başarabildiği için ben buradayım.Hvis hun bestod, kunne vi tage til Vietnam. og faktisk - selvfølgelig, jeg står her i dag - bestod hun.
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.Ако вземе изпита, можем да заминем за Виетнам.
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.Если она сдаёт, мы можем уехать во Вьетнам.
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.Якщо здає, ми можемо поїхати у В'єтнам.
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.אם היא עוברת, אנחנו יכולים לעזוב לויטנאם.
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.واذا نجحت، يمكننا المغادرة الى فيتنام.
Başarırsa, Vietnam'a gidebilirdik.もちろん私がここにいるのも 母がパスしたからで
Birini tutman iyidir, Öbüründen de elini çekme. Çünkü Tanrıya saygı duyan ikisini de başarır.Älä ole kovin jumalaton, äläkä ole tyhmä: miksi kuolisit ennen aikaasi?
Birini tutman iyidir, Öbüründen de elini çekme. Çünkü Tanrıya saygı duyan ikisini de başarır.Dobra jest, abyś się owego trzymał, a tego się nie puszczał; kto się boi Boga, uchodzi tego wszystkiego.
Birini tutman iyidir, Öbüründen de elini çekme. Çünkü Tanrıya saygı duyan ikisini de başarır.Dobréť jest, abys se onoho přídržel, a tohoto se nespouštěl; nebo kdo se bojí Boha, ujde všeho toho.
Birini tutman iyidir, Öbüründen de elini çekme. Çünkü Tanrıya saygı duyan ikisini de başarır.Hindarilah kedua-duanya tadi. Jika kita takut kepada Allah, pastilah kita berhasil baik
Birini tutman iyidir, Öbüründen de elini çekme. Çünkü Tanrıya saygı duyan ikisini de başarır.너는 이것을 잡으며 저것을 놓지 마는 것이 좋으니 하나님을 경외하는 자는 이 모든 일에서 벗어날 것임이니라
Birini tutman iyidir, Öbüründen de elini çekme. Çünkü Tanrıya saygı duyan ikisini de başarır.Var icke alltför orättfärdig, och var icke en dåre; icke vill du dö i förtid?