başarılı ile cümle

başarılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tom, Mary kadar başarılı görünmüyor.Tom doesn't seem to be as successful as Mary.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar başarılı görünmüyor.Tom doesn't seem to be as successful as Mary seems to be.
Tom başarılı değildi ama Mary başarılı idi.Tom wasn't successful, but Mary was.
Tom bugüne kadar başarılı bir şekilde güvenebileceğim tek kişidir.Tom is the only person that I've ever been able to trust completely.
Tom'un başarılı olacağını sanmıyorum.I don't think Tom will be successful.
Tom gitar çalabilir ve şarkı söylemede de başarılıdır.Tom can play the guitar and he's good at singing, too.
Sami çok başarılı bir girişimciydi.Sami was a very successful entrepreneur.
Sami yakışıklı, başarılı ve çekiciydi.Sami was handsome, successful, and charming.
Sami bir geliştirici olarak son derece başarılı oldu.Sami became enormously successful as a developer.
Sami çok başarılı bir hayat yaşıyordu.Sami was living a very successful life.
Sami başarılı işadamının mükemmel modeli gibi görünüyordu.Sami seemed the perfect model of the successful businessman.
Sami gerçekten başarılı oldu.Sami made really good grades.
Kralın uzun ve başarılı bir saltanatı vardı.The king had a long and prosperous reign.
Kraliçe Elizabeth'in uzun ve başarılı bir hükümdarlığı vardı.Queen Elizabeth had a long and prosperous reign.
Sami akıllı başarılı bir iş kadını ile evlendi.Sami married a smart successful businesswoman.
Sami başarılı olmak istiyordu.Sami wanted to be successful.
Sami ve Leyla'nın ilişkisi uzun, mutlu ve başarılıydı.Sami and Layla's relationship was long, happy, and successful.
Aşk başarılı bir evlilik garantisi vermez.Love doesn't guarantee a successful marriage.
Tom ve Mary çok başarılılar.Tom and Mary are very successful.
Sami başarılı bir kariyere sahipti.Sami had a successful career.
Bunda çok başarılısın.You're very good at that.
Önceden o başarılı bir adamdı.Previously, he was a successful man.
Orijinal bir konuda başarısız olmak taklit bir konuda başarılı olmaktan daha iyidir.It is better to fail in originality than to succeed in imitation.
Kabiliye'de başarılı oldum.I became successful in Kabylie.
Ekmek yapma makinemle ilk buğday ekmeği yapma denemem başarılı sonuç verdi.My first attempt at making wheat bread with my bread machine was a success.
Umarım sınavda başarılı olur.I expect that he will pass the exam.
Joseph, yetenekleri resim ve çizim içeren başarılı bir sanatçıdır.Joseph is an accomplished artist, whose skills include painting and drawing.
Yanni başarılı bir ürolog.Yanni is a successful urologist.
Yanni başarılı bir üroloji uzmanı.Yanni is a successful urologist.
Hayatta başarılı olmak herkesin arzu ettiği bir şeydir.It's everyone's wish to succeed in life.
Tom başarılı bir kişi değil.Tom isn't a successful person.
Robert'ın başarılı olma kararlılığı onu büyük şeyler başarmaya yöneltti.Robert's determination to succeed has led him to accomplish great things.
William'ın hedefi başarılı bir girişimci olmaktır.William's goal is to become a successful entrepreneur.
William, kendi teknoloji şirketini kuran başarılı bir girişimcidir.William is a successful entrepreneur who started his own tech company.
Stefan’ın planı başarılıydı.Stefan’s plan was successful.
"Hande Yener hit çıkarma konusunda çok başarılı ama...""Hande Yener hit çıkarma konusunda çok başarılı ama..."
Bu motorlardan birisi 2009 yılında başarılı bir şekilde uçurulmuştur.One of these engines flew successfully in 2009.
Kaçmak kadınlar için daha zor olsa da, bazı kadınlar başarılıydı.Although escaping was harder for women, some women were successful.
Slogan başarılı ve uzun süredir devam eden bir reklam kampanyasının bir parçası olmuştur.The slogan has been part of a successful, long-running advertising campaign.
Yine de hareket başarılı oldu ve bugün Rastafari inancı tüm dünyaya yayıldı.This movement prospered, and today the Rastafari faith exists worldwide.
Her iki model de 1998 yılında Nokia 8810 tarafından başarılı olmuştur.Both models were succeeded by Nokia 8810 in 1998.
Bu filmlerin en başarılısı En de defensa Propia (1921) oldu.The most successful of these films was En defensa Propia (1921).
Bu uçuşlardan en başarılısı 11 Nisan'da oldu.The most successful of his flights was on April 11.
Lord Curzon'un savaş sonrası reformları başarılı bir şekilde uygulandı.Lord Curzon's post-War reforms were successfully instituted.
Kendi aile yaşantısında ise Claudius o kadar başarılı değildi.In his own family life, Claudius was less successful.
Beidou-1C'nin başarılı başlatması da Beidou-1 navigasyon sisteminin kurulması anlamına geliyordu.The successful launch of BeiDou-1C also meant the establishment of the BeiDou-1 navigation system.
XIV. Eric, yabancı dillerde ve matematikte çok başarılıydı.Eric was very successful in foreign languages and mathematics.
Allison 3 yaşında dans etmeye başladı ve iki kardeş de başarılı balerinlerdir.Allison started dancing at age three, and both sisters are accomplished ballet dancers.
Sör William Crookes 1909 yılında çalışmasının başarılı olduğunu iddia etmiştir.Sir William Crookes claimed success in 1909.
Çin'in otomotiv endüstrisi o kadar başarılı oldu ki 1999'da otomobil parçaları ihraç etmeye başladı.China's automotive industry has been so successful that it began exporting car parts in 1999.
Rusya, E-TEN ürünleri için en başarılı pazar olmuştur.Russia was the most successful market for E-TEN products.
Bunda çok başarılı olamadı ve 1355 yılında yapılan bir savaşta büyük bir yenilgi aldı.In this he was less successful, and suffered a major defeat in battle in 1355.
Başarılı bir öğrenciydi ve okulun Birinci Vatandaş (Primer Ciudadano) unvanını aldı.He was a good student, and earned the title of First Citizen (Primer Ciudadano) of the school.
MIPS R2000 (1984) ve R3000 (1989) çok başarılı 32-bit RISC mikroişlemcilerdi.The MIPS R2000 (1984) and R3000 (1989) were highly successful 32-bit RISC microprocessors.
2:50pm EST zamanında Falcon 9 roketi başarılı bir şekilde yörüngeye ulaştı.At 2:50pm EST the Falcon 9 rocket successfully reached orbit.
VitaminWater, dört üründen en başarılısı olarak kabul edilir.VitaminWater is considered its most successful of the four products.
John Lykoudis kendi gastroenteritini antibiyotiklerle başarılı bir şekilde tedavi etti.John Lykoudis successfully treats his own gastroenteritis with antibiotics.
Cody başarılı ve etkin teknoloji şirketine koşar ve onun tek varisidir.Cody runs a successful and influential technology company and is its sole heir.
Robert Hooke’dan da eğitiminde başarılı olup kiliseye katılması bekleniyordu.Robert Hooke was expected to succeed in his education and join the Church.
En başarılı ve orgabize edilmiş olanı ise 2013 senesinde Belfast, Kuzey İrlanda’da idi. .The most successful and best organised was in Belfast, Northern Ireland in 2013.

İlgili Sayfalar