Ana içeriğe geç
Sözlük

başarış ile cümle

başarış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu savaş ayrıca Rus donanmasının ilk büyük başarısıydı.كان أول انتصار مهم للأسطول الروسي في تاريخه.
Milano ve diğer beş şehir direnmiş ve Ekim 1238'de Brescia kuşatması başarısız olmuştur.صمدت ميلانو وخمس مدن أخرى ، وفي عام 1238 اضطر لرفع الحصار عن بريشا.
2012 yılında ise Orda Olmak albümünü çıkarmış ve bu albüm ile iyi bir satış başarısı yakalamıştır.اما في عام 2012 فقد أصدرت ألبوم أن يكون هناك ، وقد حققت مبيعات عالية عن طريق إصدار هذا الألبوم .
Ana Madde: Windows 3.0 Microsoft Windows asıl başarısını 1990'da yapılan Windows 3.0 ile kazanmıştır.المقالة الرئيسية: ويندوز 3.0 سجلت مايكروسوفت ويندوز نجاحاً كبيراً مع ويندوز 3.0, الذي صدر في 1990.
Albüm, ticarî başarısına rağmen eleştirmenlerden hem olumlu, hem olumsuz eleştiriler aldı.وعلى الرغم من النجاح التجاري للألبوم إلا أنه تلقى من النقاد انتقادات إيجابية وسلبية على حد سواء.
Şayet başarısız olursam, hikâyemi nakşet ki bunca çaba boşa gitti sanılmasın.لو لم تنجح، تخلص من أية أدلة على أنك حاولت.
Sadece Apollo 13ün başarısızlığı dışında altı başarılı iniş 1972 yılı ile gerçekleştirildi.تحققت بعد ذلك ستة هبوطات ناجحة كالسابقة خلال عام 1972، لكنها فشلت مرة واحدة فقط على مركبة أبولو 13.
Bu eser 1932 yılında sergilendi fakat başarısız oldu.على الرغم من هذه المحاولة الأخيرة إلا أنها باتت بالفشل في عام 1932.
1805 yılında Adam Johann von Krusenstern, boğaza kuzeyden girmeyi denedi ancak başarısız oldu.وفي عام 1805، فشل آدم يوهان فون كروسينستيرن (Adam Johann von Krusenstern) في اختراق المضيق من الشمال.
Vatan Onun başarısı Agnez uluslararası arenada bir kariyer almak için bir hedef belirlemek, teşvik.نجاحه في البلاد تشجع أغنيس تحديد هدف للحصول على مهنة في الساحة الدولية.
1927'de toplanan konferans başarısızlıkla sonuçlandı.المؤتمر الذي عقد سنة 1927 في بروكسل يبقى خالداً في هذا الصدد.
Ayrıca 2000, 2003 ve 2006 yılarında ABD kupasını kazanma başarısı gösterdi.بالإضافة إلى ذلك حقق النادي بطولة كأس أمريكا المفتوحة في الأعوام 2000 و 2003 و 2006.
Bu ikinci saldırı da yine başarısızlıkla sona erdi.ومع ذلك، في نهاية المطاف، فشل هذا الهجوم الثاني أيضًا.
Ama yine başarısız olur.مرة أخرى فإنه فشل في ذلك.
Onun en önemli başarısı, denklemler kuramını geliştirmesiydi.كان ابتكاره الأكثر أهمية هو إعداد سندات التبادل الخاصة به.
Edirne Hahambaşısı olarak başarısı ve yenilikçi görüşleri İstanbul Hahambaşılığına getirilmesini sağlamıştır.حفزه التقدير الذي حصل عليه ليبذل ده إبداعي وآماله ليخلف "جراند" بدت مواتية.
"I Love Rock 'n' Roll", Spears'ın en büyük ticari başarısızlığı haline gelmiştir.بغض النظر عن ذلك، أصبح فيلم "أرملة ميري" أكبر نجاح تجاري لستروهيم.
Bu başarısından dolayı 1929 Nobel Barış Ödülü'nü almıştır.نال جائزة نوبل للسلام سنة 1929 تقديراً لذلك.
Fakat bu, ilk şarkının başarısını yakalayamadı..لكن هذه الأغنية لم تحقق نجاحاً مثل الأغنية الأولى.
Ticari başarısının yanı sıra, Agnez Endonezya ödüllerin çoğunu sayıda bir şarkıcı.بالإضافة إلى النجاح التجاري، أغنيس هو المغني مع أكبر عدد من الجوائز في إندونيسيا.
Fakat bu sefer gayet başarısız oldu.ولكن هذه المرة، لم يكن ناجحا.
Eğer bu başarısız olursa, türbin çoğunlukla felaket boyutlarında parçalanana kadar, hızlanmaya devam eder.وإذا فشل هذا فان العنفة قد يواصل التسارع حتى ينهار، بشكل مذهل.
Crassus bu başarısızlığa rağmen Spartaküs birlikleriyle savaşacak ve 6 bin köleyi öldürerek galip gelecektir.بالرغم من هذه الخسارة الأولية، اشتبك كراسوس مع سبارتاكوس وهزمه، وقتل 6,000 من المتمردين.
Ancak kısa bir süre sonra İoannis'e karşı Anna için komploya başlamış ancak başarısız olmuştur.ولكن بعد فترة قصيرة قد بدأت بالتخطيط لصالح انا ضد يانيس ولكنها لم توفق في ذلك.
Bu plan sonunda başarısız olur.الانقلاب فشل في نهاية المطاف.
Avrupa kupalarındaki en iyi başarısı ise 2000-01 sezonunda UEFA Kupası'nda 1. tur'dur.و أفضل إنجازاتة في الكئوس الأوروبية كانت موسم 2000-2001 وكانت المركز الأول في كأس الاتحاد الأوروبى.
1496 - Leonardo da Vinci bir uçma makinesini test etti, fakat başarısız oldu.1496 - ليوناردو دا فينشي يفشل في تجربة آلة طيران كان قد صممها بنفسه.
"Yılın en iyi üçüncü beşine" seçilme başarısını gösterdi.تم اختيارالمعركة بين خمسة "أفضل معارك السنة".
Bu başarısından kısa bir süre sonra evlenmiş ve akabinde kızı Diana dünyaya gelmiştir.بعد حصولها على اللقب العالمي، تزوجت إنّا وأنجبت ابنتها ديانا.
1865 yılında Demokrat Parti'den adaylığını rakibi Abraham Lincoln'e karşı koymuş fakat başarısız olmuştur.في 1610، تم تكليفه من طرف أميرال البحرية بمهمة إلقاء القبض على القرصان بيتر إيستون، إلا أنه فشل في المهمة.
Buradaki başarısızlığı okuma güçlüğüne bağlanır.لقد ارتبط تاريخ عسر القراءة بتاريخ أبحاث عسر القراءة.
Ülkesindeyse politikaları başarısız oluyordu.في وقت يفشل فيه الساسة..
Şampiyonlar ligi ön eleme maçlarında başarısız olmuştur.لم تتح الفرصة لراوول الظهور في مباريات الدرجة الأولى بعد.
Müzakereler başarısız oldu çünkü Fletcher Fyodor'a iki unvanını atlayarak hitap etmişti.وفشلت المفاوضات بسبب مناداة فليتشر لفيودر باثنين من أسمائه الملغاة.
Ikonos-1’in 1999 yılında fırlatılması planlanmış fakat başarısızlıkla sonuçlanmıştır.وتم إطلاق نارو-1 في أغسطس 2009 والذي فشل.
Powerbook ve diğer ürünlerin başarısı cironun artışını da beraberinde getirdi.أدى نجاح الباوربوك وغيرها من المنتجات إلى زيادة الإيرادات.
Saldırının başarısız olacağının anlaşılmasından sonra gemisini karaya oturtup kaçmaya çalışır.وبعد وصولهم بفترة تتعرض سفينتهم للهجوم وينجحون في الهرب.
Yeni Bundesliga sezonunda 27. hafta asırı başarısızlık yüzünden takımdan ayrılmak zorunda kaldı.يذكر ان ثلثى الالمان يهربون في هذا الشهر القادم بسبب فقدان معظم المعدات الثقيلة.
Ama albüm başarısız oldu ve çabuk unutuldu.ولكن الألبوم مُني بالفشل, وتجاهلته وسائل الإعلام.
1883'te Leipzig Üniversitesinde öğretim görevliliği almak için girişti ve başarısız oldu.في عام 1883 حاول وفشل في الحصول على وظيفة محاضر في جامعة لايبزيغ.
Ama bu saldırganlık Çin ordusunun Çin Halk Gönüllü Ordusu sayesinde başarısızlıkla sonuçlandı.كانت نتيجتها انتصار جيش التحرير الشعبي الصينى.
Futbolu bıraktıktan sonra kısa bir antrenörlük dönemi geçirmiş, ancak başarısız olmuştur.بعد نهاية مسيرته الرياضية كلاعب اتجه إلى مهنة التدريب ولكنه لم يحقق أي نجاح يذكر .
Ele geçirme başarısız olur.كل ذي نصرة سيخذل.
Çalışmaya başladı ve başarısız oldu.عمل لم ينجح و كتب له الفشل .
Komplike vakalarda veya tedavinin başarısız olduğu durumlarda bir idrar kültürü faydalı olabilir.في الحالات المعقدة أو إذا فشل العلاج، قد تكون مزرعة البول مفيدة.
O, ölümcül 4 yönlü tekrar cümlesini çağırdı, ancak başarısız oldu.أصدرت أربعة ألبومات له بعد وفاته، ولكنها لم تحقق نجاحا..
Braun ilk başarısını yapımcı David Chase ile Amerikan televizyon drama serisi The Sopranos ile yaptı.أولى نجاحات لويد براون كانت بالتعاون مع المنتج التلفزيوني دايفد تشايز بالخروج بفكرة المسلسل الناجح السوبرانوز.
Ancak gittiği ilk iş görüşmesine başarısız olur ve kendisini işe almazlar.ولكن على كل حال، ينبغي عليك ألا تشعر بالاحباط إذا لم تحصل على الوظيفة الأولى التي تقدمت لشغلها.
Napolyon’un müttefik ordularının birleşmesine engel olma planları başarısız olur.و كانت خطة نابليون تقضي بعدم السماح باندماج قوات الحلفاء معاً.
Transformers serisinin başarısı nedeniyle, besteci Steve Jablonsky resmi soundtrack sanatçısı seçildi.بسبب نجاحه مع المتحولون، وقد تم اختيار الملحن ستيف جابلونسكاي ليسجل الموسيقى المصورة الرسمية.
Florida Championship için bir maça çıktı fakat başarısız oldu.مر في مسابقة مدينة بو للعلوم لكنه فشل.
Programın başarısı kendisinden sonra beş seriye ve on televizyon filmine olanak vermiştir.بالإضافة إلى ذلك، فقد ساهمت في كتابة خمسة أفلام وأربع حلقات تليفزيونية.
Babası, William J. Hooker'ın başarısına itafen 20 yıl Royal Botanic Gardens, Kew'in yöneticiliğini yapmıştır.وتولى إدارة الحدائق النباتية الملكية (كيو)، لمدة عشرين عامًا، خلافةً لأبيه ويليام جاكسون هوكر.
Arkadaşlık için çocuklukta duyulan arzular, başarısız sosyal karşılaşmalar sonucu körelebilir.ويمكن أن تتحول الرغبة الطفولية في الرفقة، إلى شيء فاقد الإحساس، عبر مجموعة متعاقبة من اللقائات الاجتماعية.
Ben başarının anahtarını bilmiyorum ancak başarısızlığın anahtarı herkesi hoşnut etmeye çabalamaktır.أنا لا أعرف مفتاح النجاح، لكن مفتاح الفشل هو محاولة ارضاء الجميع .
İlk büyük başarısı Ne nézz így rám idi.Seu primeiro grande sucesso foi Ne nézzigy rám .
Sovyet uzay programı, bazı ölümcül olaylar ve başarısızlıklar yaşadı.O programa espacial soviético passou por um número de acidentes fatais e falhas.
Göl yatağına bir tünel kazıldı ancak plan başarısız oldu.Foi escavado um túnel no leito do lago, mas o plano fracassou.
Ikonos-1’in 1999 yılında fırlatılması planlanmış fakat başarısızlıkla sonuçlanmıştır.O lançamento do Ikonos-1 estava previsto para 1999 mas falhou.
2002 yılında yer aldığı her üç filmi de başarısızdı.Em 2002, todos os três filmes em que ele apareceu fracassaram.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod