Ana içeriğe geç
Sözlük

başa ile cümle

başa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Başarılı olması kesindir.He's certain to succeed.
Son oyunu çok başarılıydı.His last play was a great success.
İngiliz kanalını yüzerek geçmeyi başardım.I was able to swim across The English Channel.
Konser başarılıydı.The concert was successful.
Yine başarısız oldu mu?Has he failed again?
Deney başarısızlıkla sonuçlandı.The experiment ended in failure.
Onun önerisinden dolayı, başarabildim.Because of his advice, I was able to succeed.
O, spor yarışmasında olağanüstü performansları koymayı başardı.He was able to put up remarkable performances at the sports competition.
Tavsiyen olmasaydı, başarısız olurdum.Without your advice, I would have failed.
Artık göğüs ağrısı ile başa çıkamıyorum.I am no longer able to handle the chest pain.
Biz başarılı olduk.We succeeded!
Görüyorsun, insanlar zaman yaratmaz; eğer başarsaydık onu asla tüketmezdik.You see, humans don't create time; if we did we'd never run out of it.
Hayatta başarılı olmak istiyorsan olumlu bir tutuma sahip olmalısın.You have to have a positive attitude if you want to get ahead in life.
Bizim planlar son dakikada başarısız oldu.Our plans fell through at the last minute.
Uluslararası uzay istasyonu inanılmaz bir mühendislik başarısıdır.The international space station is an amazing feat of engineering.
Başarılı olmayı planlıyorsan, daha çok çalış.Work harder if you plan to succeed.
Başarılı olmayı ummuştu ama olmadı.He had hoped to succeed, but he didn't.
Parti büyük bir başarıydı.The party was a great success.
İşinizde başarılar diliyorum.I wish you success in your work.
Planlarım birbiri ardına başarısız oldu.My plans failed one after the other.
Onun başarısız olduğunu duyduğumda afallamıştım.I was astonished to hear that he failed.
Eğitim, başarının anahtarıdır.Education is the key to success.
Başarılı olmanı diliyorum.I wish for your success.
Bardaklarını kaldırdılar ve onların başarısına içtiler.They raised their glasses and toasted to their success.
Benim algoritmamın yüzde 99 başarı oranı var.My algorithm has a 99% success rate.
Toplam dürüstlüğe dayalı bir ilişki başarısızlığa mahkûmdur.A relationship based on total honesty is bound to fail.
Azimsiz başarı yoktur.There's no success without perseverance.
O, büyük olasılıkla başaracak.He's the most likely to succeed.
Her başarılı yazarın ret mektuplarıyla dolu bir çekmecesi vardır.Every successful writer has a drawer full of rejection letters.
Bununla nasıl başa çıkacağımı merak ediyordum.I wondered how I would cope with this.
O bir şarkıcı olarak başarıya ulaştı ve ünlü oldu.She succeeded as a singer and became famous.
Başarı başarıyı doğurur.Success breeds success.
Başarımı arkadaşlarıma borçluyum.I owe my success to my friends.
Amacının ne olduğunu bilmezsen, onu asla başaramazsın.If you don't know what your goal is, you'll never be able to achieve it.
Başarımı onların yardımına borçluyum.I owe my success to their help.
Onun başarıları kabul edildi.His achievements were acknowledged.
İhtiyacınız olan tek şey cehalet ve güven ve başarı kesindir.All you need is ignorance and confidence and the success is sure.
Sözlük, başarının işten önce geldiği tek yerdir.The dictionary is the only place where success comes before work.
Hayatta başarılı olmak için iki şeye ihtiyacın var: bilgisizlik ve güven.To succeed in life, you need two things: ignorance and confidence.
Bu başarı tanımına ne ölçüde katılıyorsunuz veya katılmıyorsunuz?To what extent do you agree or disagree with this definition of success?
Projemiz başarısız oldu.Our project failed.
Şehri baştan başa gezdik.We drove across the city.
Mary başarılı olmasına yardım etmek için bir dost istiyor.Mary wants an ally to help her succeed.
Yazılım şirketi ekonomik durgunluk sürecinde büyük başarısızlığa uğradı.The software company collapsed during the recession.
Onun borcu ile nasıl başa çıkardınız?How would you handle her debt?
Başarılı olmak için iyi bir plan yapmak zorundasın.To be successful, you have to establish a good plan.
Bu yeni teknoloji başarısız olamaz, değil mi?This new technology cannot fail, can it?
Başarılı mı yoksa başarısız mı olacak.Will he succeed or fail?
Bazen başarılı olmadan önce başarısız olmalısın.Sometimes, you must fail before you succeed.
Tom, borsanın şirketin başarısızlığında bir faktör olduğunu raporunda belirtti.Tom noted in his report that the stock market was a factor in the company's failure.
Projeyi bitirmeyi başardık.We succeeded in finishing the project.
Mary çalışmalarında başarılı oldu.Mary succeeded in her studies.
Deney başarılı olacak mı?Will the experiment succeed?
Sıkı çalışmayla, planlarınız başarılı olacaktır.With hard work, your plans will succeed.
Başarısız olacaksın.You will fail.
O, dağa tırmanmayı başardı.He managed to climb the mountain.
Testte başarılar!Good luck on the test!
Yeni film büyük bir başarı idi.The new film was a great success.
Ne kadar çok çabalarsam çabalayayım ailemin gereksinimlerini elde etmeyi başaramıyorum.No matter how hard I strive, I fail to achieve my parents' requirements.
Onun başarısı başını döndürdü.His success went to his head.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod