Bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başladı.It began to rain cats and dogs.
Şiddetli bir yağmur yağmaya başladı.It began to rain cats and dogs.
Yağmur kara dönüşmeye başladı.The rain began to turn into snow.
Hava açıldığında çocuklar tekrar beyzbol oynamaya başladı.When the weather had cleared, the children began to play baseball again.
Yağmur başlamadan önce başlasak daha iyi olur.We had better start before it begins to rain.
O yağmur yağmaya başladığında çamaşırları yıkadı.She took in the washing when it started to rain.
Yağmur yağmaya başlar diye yanına bir şemsiye al.Take an umbrella with you in case it begins to rain.
Yağmur yağmaya başlıyor. Lütfen şemsiyemi paylaş.It's beginning to rain. Please share my umbrella.
Yağmur başlamadan önce geri dönelim.Let's go back before it begins to rain.
Yağmur yağmaya başladığında, o, oğlunun çamaşırı içeriye almasını söyledi.When it began to rain, she told her son to take in the washing.
Yağmur yağmaya başladı.The rain began to fall.
Yağmur yağmaya başladı ve o ıslandı.It began to rain and she got wet.
Şiddetli yağmur yağmaya başladı.A heavy rain began to fall.
Çok yağmur yağmaya başladı.It began to rain in earnest.
Yağmur çiselemeye başladı.It began to sprinkle.
Ben çok içtikten sonra oda dönmeye başladı.The room started to spin after I drank too much.
Bir dizi olay savaşın başlamasına yol açtı.A chain of events led to the outbreak of the war.
İlk seferde başaramazsan; dene, dene, tekrar dene.If at first you don't succeed, try, try, try again.
Sıkı çalış ve başaracaksın.Study hard, and you'll succeed.
Sıkı çalışırsan, başarırsın.Study hard, and you'll succeed.
Çok çalış, yoksa sınavda başarısız olacaksın.Work hard, or you will fail the examination.
Çok çalışanlar başarıya ulaşacaktır.Those who work hard will succeed.
Çok çalış ve başarılı olacaksın.Work hard, and you will succeed.
Çok çalışmazsan, başarılı olmazsın.You won't succeed unless you work hard.
Çok çalışırsa, başarır.If he tries hard, he will succeed.
Çok çalışmazsan, başarılı olamazsın.You can't get ahead if you don't work hard.
Çok çalışırsa, başarılı olur.If he tried hard, he would succeed.
Sıkı çalışma ve kendini adama sana başarıyı getirecektir.Hard work and dedication will bring you success.
Eğer çok denersen, başarırsın.If you try very hard, you will succeed.
Tek başıma yaşamaya başladım.I began living by myself.
Yalnız bırakıldığında bebek ağlamaya başladı.Left alone, the baby began to cry.
Biri öğretmen, bir başkası doktor ve diğeri bir gazetecidir.One is a teacher, another is a doctor, and the other is a journalist.
Tek başıma seyahat etmeyi severim.I like to travel by myself.
Bir metroya tek başına binmek tehlikeli mi?Is it dangerous to take a subway alone?
Piyanoyu tek başına kaldıramazsın.You cannot lift the piano alone.
Grup dağa çıkmayı başaramadı.The party did not succeed in climbing the mountain.
Parti o geldikten kısa bir süre sonra başladı.The party started soon after his arrival.
Doktor sıkı bir diyete başlamasını tavsiye etti.The doctor ordered her to go on a strict diet.
Doktor formda kalmak için biraz spor yapmaya başlamamı tavsiye etti.The doctor advised me to take up some sport to stay in shape.
Hemen başlama kararı aldık.We agree to start at once.
Komite bir başka salona geçti.The committee adjourned to another hall.
Komite onu başkan seçti.The committee elected him chairperson.
Komite kahveden sonra işe başladı.The committee got down to business after coffee.
Çizgilerinize, hazırlanın, başlayın!On your marks, get set, go!
Yerlerinize... Hazır... Başla!On your marks, get set, go!
Şimdi bereketli bir ovanın olduğu yerde çölden başka bir şey yok.Now there is nothing but desert, where there used to be a fertile plain.
Hava karardı ve daha da kötüsü yağmur yağmaya başladı.It got dark, and what was worse, it began to rain.
Kötü hava başlamamızı engelledi.Bad weather prevented us from starting.
Kötü bir soğuk algınlığım vardı, ve daha da kötüsü kar yağmaya başladı.I had a bad cold, and to make matters worse, it began snowing.
Bir defa kötü bir alışkanlığı başlayınca, ondan kurtulmak zor olabilir.Once you've got into a bad habit, it can be difficult to get out of it.
Üzgünüm, başka bir buluşmam var.I'm sorry, I have another engagement.
Sevgi ile tek başına yaşayamazsın.You cannot live by love alone.
Nihayet, Mario prensesin sevgisini kazanmayı başardı.At last, Mario managed to win the princess's love.
Yardımseverlik evde başlar.Charity begins at home.
Biz erken bir başlangıç yaptık.We got an early start.
Biz şirket başkanı ile konuşmak istedik, ama o bizimle konuşmayı reddetti.We wanted to speak to the president of the company, but he refused to speak to us.
Biz Jane'i başkan seçtik.We elected Jane chairperson.
Bizim kaçışımız bir mucizeden başka bir şey değildi.Our escape was nothing short of a miracle.
Bizim kaçışımız mucizeden başka bir şey değildi.Our escape was nothing short of a miracle.
Biz başkalarından şüphe ettikçe, onlar bizden daha çok şüphe edecektir.If we suspect others, others will suspect us just as much.