Ana içeriğe geç
Sözlük

baş ile cümle

baş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Şirket ayakta kalmayı başardı.The company managed to keep afloat.
Bu şirket, başarısını ona borçludur.This company owes its success to him.
Buluşma başlayacak.The meeting will commence.
Toplantı öğleden sonra saat beşte başladı.The meeting began at five in the afternoon.
Toplantısı öğleden sonra beşte başladı.His meeting began at five in the afternoon.
Toplantı tam dokuzda başladı.The meeting began at nine o'clock sharp.
Toplantı üçte başlar.The meeting begins at three.
Toplantı tam dörtte başlayacak.The meeting will start at four o'clock sharp.
Toplantı sırasında karnım guruldamaya başladı. Bu utanç vericiydi.My stomach started growling right there in the meeting. It was embarrassing.
Konsey 9.00'da başladı ve 10.45'e kadar bitirilmeli.The council began at 9:00 and should be finished by 10:45.
Toplantının başkanı hasta oldu.The chairman of the meeting became ill.
Toplantı saat onda başladı.The meeting started at ten.
Başka insanların yaptığını yapsan iyi olur.We had better do what other people do.
Ertesi sabah erken başlamayı kararlaştırdık.We agreed to start early the next morning.
Biz çaresizlik duygusu ile baş etmek zorunda kalacağız.We will have to get over the feeling of helplessness.
Biz görevimizi başarıyla yerine getirdik.We carried out our mission successfully.
Şiddete başvurmamalıyız.We should not resort to violence.
Biz onu belediye başkanı seçtik.We elected him to be mayor.
Biz onun başarılı olmasını bekliyoruz.We expect him to succeed.
Meseleyi ona bırakmaktan başka çaremiz yoktu.We had no choice but to leave the matter to him.
Konuyu ona bırakmaktan başka seçeneğimiz yoktu.We had no choice but to leave the matter to him.
Biz öğrencilerin giriş sınavındaki başarılarından büyük ölçüde sorumluyuz.We are, in large measure, responsible for students' success in the entrance exam.
Onun başarısını doğal karşıladık.We took his success for granted.
Cenazeyi ona teslim etmekten başka yapabileceğimiz bir şey yoktu.We could not but give him up for dead.
Uzlaşmaktan başka seçeneğimiz yok.We have no choice but to compromise.
Başkalarıyla ilişkiler kurup sürdürüyoruz.We build and maintain relationships with others.
Biz erken başlamak için anlaştık.We agreed to start early.
Biz yeni bir proje üzerinde başladık.We began on a new project.
Her zaman başkalarına hizmet etmeye çalışmalıyız.We must always try to serve others.
İşimize sıfırdan başlamak zorunda kaldık.We had to start our business from zero.
Hazırlanma eksikliği nedeniyle başarısız olduk.We failed due to a lack of preparation.
Bizim çalışma saatleri konusunda başkan ile görüşme yaptık.We negotiated with the president about our working hours.
Sadece başarısız olmak için elimizden gelenin en iyisini yaptık.We did our best only to fail.
Liman yönünde gitmeye başladık.We began to sail in the direction of the port.
Senin yardımın planımızın başarısı için çok önemlidir.Your help is vital to the success of our plan.
Başkan silahlı güçlerimizi güçlendirmemiz gerektiğini söylüyor.The President says we must beef up our military forces.
Hepimiz başarı istiyoruz.We all desire success.
İleride başka bir gemi gördük.We saw another ship far ahead.
Derhal başlamalıyız.We have to start at once.
Bay Jordan'ı başkan olarak seçtik.We elected Mr Jordan chairperson.
Onun başarısını sıkı çalışmaya bağladık.We ascribe his success to hard work.
Biz başkaları ile iletişim kurmak için sözlerin yanı sıra jestler de kullanırız.We use gestures as well as words to communicate with others.
Bütün çabamız başarısızlıkla sona erdi.All our effort ended in failure.
Bizim başarımız onun bize yardım edip etmemesine bağlı.Our success depends on whether he helps us or not.
Başarımız kısmen iyi şans nedeniyleydi.Our success was due in part to good luck.
Başarımız bize yardımcı olup olmayacağınıza bağlıdır.Our success depends upon whether you will help us or not.
Başarısızlığımız için nedenler aşağıdaki gibidir.The reasons for our failure are as follows.
İşimizin başarısı havaya bağlıdır.The success of our business depends on the weather.
Firmamız kıyasıya rekabete karşı hayatta kalmakta başarısız oldu.Our company failed to survive against cutthroat competition.
Toplantımız nadiren zamanında başlar.Our meeting rarely starts on time.
Bizim sınıfta başka hiçbir çocuk Jack'ten daha çalışkan değil.No other boy in our class is more studious than Jack.
Döğüşmekten başka seçeneğimiz yoktu.We had no alternative but to fight.
Biz Almanlar, dünyada Allah'tan başka hiçbir şeyden korkmayız.We Germans fear God, but nothing else in the world.
Başarısız olursak ne olur?What if we should fail?
Yük bir sürücünün tek başına taşıyamayacağı kadar çok ağırdı.The load was too heavy for a driver to carry alone.
Çiçekler büyümeye başlıyor ve her şey yeşil oluyor.The flowers are beginning to grow and everything is becoming green.
Çiçekleri sulamama gerek yoktu. Bitirdikten hemen sonra yağmur yağmaya başladı.I needn't have watered the flowers. Just after I finished, it started raining.
Onların bir yangın başlatmak için planı polis tarafından keşfedildi.Their plot to start a fire was discovered by the police.
Yangın hamamda başladı.The fire started in the bathhouse.
Yangın başladığında annem tesadüfen oradaydı.My mother happened to be there when the fire broke out.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod